Masal…

12
270

Bir varmis bir yokmus..

Evvel zaman içinde degil, tam da bugündeymis…

Kirlarinda kuzularin hoplaya ziplaya gezdigi günesli bir ülkede yasarmis.

Yap-boz oyun gibiymis hayat. Gözünü kapatir bir dilek tutar, gözünü açtiginda tuttugu dilek gerçek olurmus.

Bir irmak hayal edermis,üstünde gümüs tozlarinin oynastigi,kiyisinda piril piril çakil taslari, rengarenk çiçeklerle bezenmis uçsuz bucaksiz kirlar…

Hemen çökermis oraciga, suyla oynasir hayal kurarmis…

Kikirdayarak oynasan kizlar irmagin sularinda yüzer, o da peslerinden birakirmis kendini hayal irmaginin hayal sularina…

Severmis bu masal diyarinin masal insanlariyla yasamayi.

Ama bazen derinden bir ah çekermis, onu görenler yanardaglarin lavlarinin basindan asagi yagdigini anlarmis. Ne zaman gerçek dünyayi geçirse aklindan sirtinda lavlar dökülmüs gibi derin bir ah çeker, birakirmis kendini irmagin serin sularina.

Sonra usulca kiyiya çikar öylece uzaklara bakarmis. Sanki o baktigi uzaklardan gelecek birini bekler gibi dalar gidermis bakislari..

Böyle günler geçer, aylar geçer, yillar geçer; ama zaman hiç geçmezmis.

Günlerden bir gün, aylardan bir ay, yillardan bir yil, hiçbirinin adi yokmus orada.

Bazen irmagin kiyisinda otururken birden deli bir rüzgâr eser, yapraklar uçusur, kuslar ötmeye baslar, ceylanlar hoplaya ziplaya ne oldugunu anlamaya çalisirmis; ama sadece uzaklardan bir koku gelirmis. Kafasini hiç kaldirmadan gözlerini kapatip hayale dalar ve yine sirtinda asagi lavlar dökülmüs, alev alev bedenini yakmis gibi derin bir “Ah!” çekermis. Herkes susar ve anlarmis gerçek ülkeden sevdigi kaçip gelmek istermis yanina; ama gelemezmis..

Böylesi hiç görülmemis, masal diyarindan gerçek diyara uzanan bir aski kimse bilmezmis.

Hem bir arada, hem degil; hem gerçek, hem degil. Her sey bir tüy kadar hafif, bir tüy kadar gerçek, pamuk seker kadar incecikmis.

Elini uzatsa yakacak kadar gerçek, yanagindan öpse titretecek kadar hayalmis.

Günlerden bir gün, aylardan bir ay, yillardan bir yil…

Çakil taslarinin üstünde günesin oynastigi sularin isiltisina dalmis beklerken hafif bir meltem esmis, bir el usulca dokunmus omzuna hiç basini çevirmeden yakalamis omzundaki eli  ve yerinden dogrulmus. El ele tutusup portakal agaçlarinin arasindan geçmisler. Kirlarinda kuzularin oynastigi uçsuz bucaksiz çayirlarda dolasmislar, meyveden yerlere kadar egilmis dallariyla onlari seyreden nar agaçlarini selamlamislar, beyaz güvercinleri seyretmisler sonra zamansiz ülkenin yasemin kokulu çardaklarindan birinin minderlerine  oturmuslar. Masal ülkesini, gerçek ülkeyi anlatmislar birbirlerine. Masal ülkesi zamansizmis; ama gerçek ülkede zaman hep kostururmus.

Bir söz kadar yakin,bir söz kadar uzakmis hayat. 

Sonra..

Sonrasi sonra..

Zaten bu da bir masalmis. Her masal gibi bir sonraki geceye kadar biter, kendine bir anlatici buldugunda zamansiz ülkenin pencereleri aralanir her sey kaldigi yerden devam edermis.

12 YORUMLAR

  1. "Time is nothing in neverland" ve "Heaven". Resimlerin isimlerini görünce çok sasirdim.Tam da aklimdan geçen adlardi ve dogrusu irkildim biraz.Ve çok mutlu oldum.Sagol seçtigin resimler için.

  2. Rica ederim sevgili nilanya. Bir de fotograf ve resimlere girerek yorumlarda bulunur begendiginizi sahiplerine bizzat iletirseniz, eser sahipleri de çok mutlu olurlar eminim.

  3. Alismak çok zormus yalnizliga,sonbahar rüzgarlari esiyor simdi aramizda.

    Gel, ne olur gel yeniden baslayalim hayata ,ayirmayalim yollarimizi bir inat ugruna.

    Seni severken senden ayri kalmak inan çok aci veriyor bana …

    Gündüz gözüyle kurulmayacak hayaller kurmusum meger , ikimiz adina vermemem gereken sözler vermisim meger, askimi hiç silinmeyecegini düsünerek gökyüzüne yazmisim meger ..içimde sakladigim masallarimi kimselere anlatmaya cesaret edememisim meger, tek becerebildigim karsiliksiz sevebilmekmis meger ..:(

    Sevgili NILANYA uzun zamandir yollarinizi gözlüyordum hele sükür artik degerli yazilarinizla burdasiniz .sizi . zevkle okudugum ve her okuyusumda da kendimden birseyler buldugum yazilarinizi özlemle bekliyordum . öncelikle hosgeldiniz ..:)masallari bile kiskanadiracak asklar yasanilmasi dilegimle. sevgiyle kalin …

  4. Günaydin.

    Hint Prensi Salim halktan biri olan Anarkaliye asik olur.Imparator Akbar bu aska karsi çikar ve genç kizi çarsinin içindeki duvara diri diri gömdürür.Genç kizin gömüldügü yerde narçiçekleri açar.Zaten Anarkali Hint dilinde Narçiçegi demektir.Sonra bu hikaye Fevzi Halicinin kaleminden siir olur,Çinuçen Tanrikorurun da besteledigi sarki olur.Ve bence Melihat Gülsesin sesinden de dinlemesi harika bir yorum olur.

    Masal da olsa ask masallarda da güzel olur.

    Ve ben artik Batordan rica ediyorum belki siz söylerseniz Elifsudede https://www.renklidergi.com da kalemsör olur.

    GÜNAYDINIM

    Savkimasi, sana dogru yollarin

    Sana dogru, denizlerin çagrisi

    Çiril çiril ötelerde bir güzel

    Günaydinim, nar çiçegim, sevdigim.

    Çikmaz sokaklarda bu minyatür kim?

    Bu gögüs kim, ya bu gözler, bu saçlar?

    Uzak bir özlemde ayak seslerin

    Günaydinim, nar çiçegim, sevdigim.

    ….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here