Medusa Gözlerin-Bölüm1

13
42

Ben Onu dikkatle süzdügümde birdenbire donup kalmistim. Kaslari bir kalem kadar incelikte bir kus tüyünün arkasina saklanmis bir panter gibi, yesil bir bakis birdenbire üzerime atladi. Bu beklenmedik bakis iç âlemimde bir korku ama damagimda essiz bir lezzet birakmisti. Çelik gibi sert ve parlak olan bu bakis bir biçak gibi islemisti içime. Kimildamam, ondan kurtulmam mümkün degildi, hipnotizmaya tutulmusçasina bir sonda gibi insanin içini desen ve aci veren bu bakisin, varligimin en derin katlarina kadar sokulmasina katlanmak zorundaydim. Onun karsisinda siginabilecegim hiç bir yer yok: Insanin kendini gizlemek için kusandigi her türlü zirhi delip geçiyor, bir elmas gibi bedenimdeki bütün camlari kesiyor. Ben Cennetin bu delici bakislari karsisinda asla yalan söyleyemem.

 Ama bu gözlerin arastirici sertligi ancak bir an sürer, gözlerin buzlari hemen çözülür, yesil bir isik parlar, belli belirsiz bir gülümseme oradan oraya atlar ya da tatli ve iyilikle dolu parilti isimaya baslar. Bulutlarin sular üzerindeki gölgesi gibi, duyulardaki her türlü degisiklik, bu sihirli gözbebekleri üzerinde, durup dinlenmeksizin oynar durur. Öfke, buz gibi bir simsek halinde fiskirir bu gözlerden; hosnutsuzluk, soguk ve parlak bir kristal gibi dondurur beni; iyilik günes gibi parildatir ve tutku alevlendirir. Kap kati kesilmis agizda hiç bir kipirti olmaksizin, yalnizca içten gelen samimi bir isikla gülümseyebilir bu esrarli çözemedigim yildizlar. Ve ben Onu üzdügüm veya duygulandirdigim zaman, tipki esrarengizce aglayan bir köylünün gözleri gibi sakir sakir aglayabilirler. Manevi bir zevkle parlayabilirler ve birdenbire hüzün gölgesi altinda kararabilirler, daha sonra büzülürler ve anlasilmaz bir hâle gelirler. Soguk ve acimasiz sekilde gözlemde bulunabilirler, bir nester gibi kesebilirler ve bir röntgen isini gibi derinlere kadar gözgirebilirler hemen ardinda da neseli bir merakin göz alici pariltisiyla dolup tasabilirler; bir insanda gördügüm gelmis geçmis gözler içerisinde en iyi, en güzel konusmasini bilen bu gözler, duygunun bütün dillerini konusabilirler. Bu gözlerin içinde Cennetin yüz tane gözü daha vardir.

Yalnizca bu gözler sayesindedir ki, Cennetin yüzü, gözü, sanatsal varligini ve hayat dilini açiga vurur. Bu mükemmel kadinin aydinlik gücü, bu gözlerin binlerce küçük degisikligi yansitan gözlerinde toplanmistir. Cennetin kalem gibi kaslari ve mükemmel burnundan olusan yüzünün bölümü, bu parlak, sihirli ve manyetik taslarin degerli maddesini gizlemek için koruyucu bir alandan, bir örtüden baska bir sey degildir; bu parlak taslar dünyayi kendi içine çekiyor ve sonra isinlar halinde disariya yansitiyor. Düsüncenin doruk noktalarinda bir mesale gibi parildayabilirler ve ruhun karanliklari içerisinde rahatça hareket edebilirler. Insanin basini döndüren bu yesil bakislarda ates ve saflik vardir bu kivilcimli kristallerde ve ayni zamanda hiçlige ya da yokluga bu Medusa (Yunan Mitolojisine göre, Gorgonlar adi verilen üç kiz kardesten en etkili olaninin adi. Medusa saçlari yilandan olusmus, korkunç bakislariyla her seyi tasa çevirebilen bir ifrittir.) basina bakabilecek ve sizi tas gibi donduracak yüzünü dikkatle inceleyecek cesarette vardir. Bu gözler her türlü yanilgiyi delip geçiyor, her türlü yalanin maskesini düsürüyor. Eger bir gün benim üzerime çevirdigi gibi o çelik yesil hançeri kendine dogru kaldiracak olursa korkunç bir sey olurdu bu, çünkü kalbinin en ince ve hassas noktalarina kadar girip öldürücü bir yara açardi orada. Böyle bir göze sahip olan Cennet, Kova burcunun verdigi müthis bir izlenimcilik sayesinde bütün bilgiler Onun olur. Ama insan bu çesit gözlerle her daim dogruyu görerek, her zaman uyanik olarak mutlu olamaz.

13 YORUMLAR

  1. selam ltf

    yaziyi tekrr okudum evet betimleme  grçekten güzel olmus .gözler üzerine bu kadar çok sey söyleyen baska bir yazi okumamistim .)

  2. Sarkisiz ve sensiz kaldigim nice aksamlar
    Gözlerin geçer aklimdan özlemler içinde
    Gözlerin bir çigan müzigi güzelliginde
    Kirpiklerinde keman, bebeklerinde gitar…

    Iç ürperten sesin her gece odama dolar
    Bir bugu yükselircesine göge kadehten
    Nasil basim döner nasil mest olurum bilsen
    Aglarim, saçlarinda gün doguncaya kadar…

    Mutluluk bir atestir uzaklarda yaktigin
    Ki binlerce yay çekilircesine derinden
    En hazin sarkilari dinlerim gözlerinden

    Büyür gitgide hüznü içimde yanlizligin
    Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganlari
    Ve bir musiki halinde geçen zamanlari…

     ÜMIT YASAR OGUZCAN

  3. Nedense bu yaziyi okuyunca bir siir geldi aklima payasmadan edemedim.

    Bir Gün Baksam Ki Gelmissin

    Bir gün baksam ki gelmissin..

    Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.

    Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik

    Saçlarinda ilkbahar..

    Bir gün baksam ki gelmissin..

    Gülüsünde taze serin bir rüzgar

    Ellerin yine eskisi kadar güzel

    Çiçek açmis dokundugun bütün kapilar..

    Bir gün baksam ki gelmissin..

    Hasretin içimde sonsuzluk kadar.

    Sasirmis kalmisim birdenbire çaresiz.

    Dökülmüs yüregime gökyüzünden yildizlar.

    Bir gün baksam ki gelmissin..

    Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.

    Tozlu pabuçlarini gözlerime sürmüsüm

    Benim olmus dünyalar. . .

    Yavuz Bülent Bakiler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here