Melek…

7
310

Üniversiteyi kazandiktan sonra zaman hizla geçmis son seneme gelmistim. Çok ama çok hoslandigim bir kiz vardi: Ayse. Üç haftadir pesimdeydim ama ne yapsam beni fark etmiyordu. Uzun süredir de benim pesimde olan bir kiz vardi o ikinci ögretimdi ben birinci ögretim dersleri gece olmasina ragmen sik sik beni görmek için gündüzleri de üniversiteye geliyordu. Arkadaslarimin “su kiz devamli sana bakiyor” demesiyle onu fark ettim.

Her gün geliyor gözlerini benden ayilmiyordu ben ise Ayse’den baskasini görmüyordum. Bir gün Ayse’yi kantinde bir erkekle samimi bir sekilde konusurken gördüm, birkaç gün böyle devam etti ben arkadasidir diye umursamadim ta ki onlari el ele görünceye kadar… Artik hayattan zevk almiyordum, arkadaslarimin zoruyla disari çikiyor, nerdeyse hiç gülmüyordum. (Simdi ise ona dualar ediyorum iyi ki elini tuttugu erkek ben degilmisim diyorum.) Arkadaslarim eski nesemi geri getirmek için gözlerini benden ayilmayan kizin ismini ögrenmislerdi: Melek… Üniversitede pek iyi taninmiyormus ama arkadaslarim bunun önemli olmadigini birkaç gün onunla çikarsam her seyi unutacagimi söylüyorlardi. Ben ilk basta soguk baktim aslinda çok güzeldi ama geçmisi beni korkutmustu. Onun üzüntülerime üzüntü katacagina inaniyordum. Bir gün çok sikildim artik yalnizlik canima tak etti. En yakin arkadasim Özgür’ü alarak kantine gittim Melek’in dersten çikmasini bekledim. Bir süre sonra çikti, kantinde bir süre arkadaslariyla oturdu. Sonra tek basina üniversitenin çikisina yöneldi, çok heyecanlanmistim. Montumu unutarak hizla arkasindan çiktim, hava çok soguktu ama ben sogugu fark etmiyordum bile. Çekinerek yanina yaklasip

“Pardon benim adim Kemal… Uzun zamandir güzelliginizle dikkatimi çekiyorsunuz, sizinle tanismamiz mümkün mü acaba?” dedim.

“Tabi” dedi gülümseyerek… Oh rahatladim be, sonrasinda on dakika beraber yürüdük, konustuk. Beni arastirmisti; sinifimi, subemi, memleketimi… Ögrenmisti. Bunlar kolayca ögrenilebilirdi ama bunlari ilk günden söylemesi ilgisini belirtmesi beni sasirtmisti. Ertesi gün yine görüstük. O gün bana geçmisini anlatti, bundan önceki sevgilisiyle bir buçuk sene ayni evi paylasmis. Ne yazik ki ondan öncesi de varmis. Her seyi en küçük ayrintisina kadar mertçe anlatti. Ertesi gün tatildi ve bulusmaya karar verdik. Sabahtan aksama kadar gezecektik. Sabah erkenden bulusacagimiz çay bahçesine gittim bekledim, bekledim… 2 saat geçti ama gelmedi. Onlarca kez telefon ettim, telefonu kapaliydi merak ve üzüntü içinde eve döndüm. Aksamüstü mesaj çekti:

“Yapamiyorum, eski sevgilime döndüm” diyordu. Ne olmustu her sey o kadar o kadar güzeldi ki… Telefon ettim açmadi, bir süre sonra aradi. Mesaji bir buçuk sene beraber kaldigi sonradan adinin Yilmaz oldugunu ögrendigim eski sevgilisi çekmis. Ben arayinca da telefonu o açtirmamis. Simdi de bakkala çikmis, kavga etmisler ve onu dövmüs… “Hemen geliyorum…” dedim. “Gelme!” dedi ben onu dinlemeden hizla evden çiktim. Yolda Özgür’ü gördüm, onunla beraber Melek’in evine gittik. Zili çaldim pencereden önce o sonra Yilmaz çikti, Yilmaz’a görüsmek istedigimi söyledim, “Geliyorum” dedi. Az sonra Melek pencereden tekrar çikti “görüsmenizi istemiyorum, lütfen git” dedi. Onu dinlemedim, bekledim… Yilmaz inmedi, en sonunda Melek’in israrlarina boyun egerek oradan ayrildim. Ertesi gün Yilmaz aradi “Melek ile gelip seninle konusmak istiyoruz müsait misin?” dedi. Onlari evimin önündeki çocuk parkina çagirdim, bes dakika sonra geldiler. Melek bir kenara çekildi, Yilmaz ile konustuk bana geçmislerini anlatti Melek’i çok sevmis, çok sey yasamislar onu çok seviyormus, Melek bir süre onun çocugunu bile tasimis ama dogurmak istemedigimden çocugu aldirmislar. En sonunda aglayarak onu seviyorsam çekilecegini söyledi… Bense bizim iliskimizin yeni oldugunu çekilmesi gerekenin ben oldugumu söyledim. Melek’e kararimizi benim söylememi istedi. Melek’in yanina giderek konustuklarimizi anlattim. Yagmur yagiyordu yagmura Melek’in gözyaslari karisti bana bir anda sarildi o an bende gözyaslarimi tutamadim. Ancak daha sonra kendimi toplayarak kollarindan ayrildim onu Yilmaz’a teslim ettim.  O gece hiç uyuyamadim onu gerçekten sevdigimi anladim sabahin ilk isiklariyla evine gittim iki üç kez zili çaldim en sonunda kapi açildi. Yilmaz’a Melek ile konusmak istedigimi söyledim tabi dedi. Melek’e bu sartlarda onunla beraber olamayacagimi ancak Yilmaz’dan ayrilirsa yalniz kalmayacagini benim her konuda ona yardim edecegimi söyledim sarildi onlarca kez beni öptü bende onu öptüm ayrildik o aksam beni aradi Yilmaz evi terk etmis, kesin olarak ayrilmislar. O gece bulustuk ve ilk defa birbirimizi sevgimizi söyledik. Artik ne annem ne arkadaslarim ne de okuluma önem veriyordum bir ay hizla geçti bu sürede bir dakikamiz ayri geçmedi artik onun evinde kaliyordum. Bir ay sonunda annemle tanistirdim ondanda evet çikti. Ayni gece evlenme teklif ettim. Ertesi gün ailesinin yanina Izmir’e gidecekti, ailemde olumlu bakarsa olur dedi; dünyalar benim oldu hayatimin en güzel günüydü. Izmir’den üç gün sonra geri döndü. Yüzü asikti  “Ne oldu yoksa ailen mi?” dedim. Hayir, Yilmaz verem olmus bakima ihtiyaci var onu yalniz birakamam tekrar ayni evde kalacagiz dedi. Dünya basima yikildi vicdani sevgisini yenmisti, ayrildik. O günden sonra hiç konusmadik ama ben her gece onu görmek için kantine gittim. Onu her gördügümde nefes alamadim yüzüm rengini kaybetti. Her gece Melek rüyama girdi ve ben her sabah aglayarak uyandim…

Kalemsörün Notu: Yazida adi geçen sahislarin gerçek adlari kullanilmamistir. Bu yazi hayat denilen oyunun sadece bir parçasidir ve sizlerle paylasilmistir. Bunun haricinde hiç bir gayesi yoktur…

7 YORUMLAR

  1. Yorumcunun notu: yorumcuya ait degerlendirme "edebi ve objektif" bir gozun sayfaya yansimasidir.

    akici bir anlatiminiz vardi. okuyucuyu yormayan. bende bu anlatiminiz sayesinde bir solukta okumus oldum yazinizi. kutluyorum.

    fakat bazi ortulmus yerler var hikayede bunlari ozellikle mi aciga kavusturmadi yazar diyede dusunmeden edemiyorum.

    mesela ayse…
    ozellikle parantez icindeki cumlede; (Simdi ise ona dualar ediyorum iyi ki elini tuttugu erkek ben degilmisim diyorum.)
    takili kaldim ?!
    kemal ayseyi hic tanima sansi yakalamamasina ragmen, ayse icin boyle bir cumle sarfederken, evlenmek uzere kendisini yari yolda birakan melek icin;
    "Dünya basima yikildi vicdani sevgisini yenmisti,ayrildik." diye gayet "insani" bir dusuncenin temeline dayanan bir finalle bitiriyor yazisini. bu final olarak insani bir "son" belki ama, ayni zamanda okuyucuyu karmasa icinde birakan bir "son"

    eger kemal gercekten yilmazin verem olmus, bakima ihtiyaci var gercegi ile melege olan askindan vazgeciyor ve melek te yanliz ve yanlizca bu sebepten dolayi yilmaza; "omrunun geri kalan kismini feda(!)" ediyorsa, bu durumda okuyana; melege sapka cikarmaktan baska bir is dusmuyor.

    amma velakin;
    a) bu durumda kemalin tek basina ortada kalan kullanilmis duygulari ve sevgisine ne olucak?

    b) kemalin ayseyi tanimamasi acaba kemal icin bir sans degil de sanssizlik olabilir mi?

    c) kemal ayseye neden o cumleyi reva gordu? ayse ile tanismis olsaydi mutlu olma yuzdesi daha mi fazlaydi?
    her ne kadar melek ile tanismak ona sans gibi gozuksede…

    saygilar.

  2. öncelikle yürekten misralar begendigine çok sevindim yorumun için çok çok tesekkürler.

    A-B-C) Kemal sonunda üzülsede aslinda yasadiklarindan çok mutlu gerçek aski bulmus çünkü… Ama Ayse ile bir iliskiye baslasa tüm bunlari yasayamayacakti ve gerçek sevgiyi taniyamayacakti.

  3. Kemal sansliymis en azindan rüyalarinda görüyor,ya o rüyalara bile hasret kalsaydi..

    çok zevkle okudum @içimdekises gönlüne saglik..

  4. "A-B-C) Kemal sonunda üzülsede aslinda yasadiklarindan çok mutlu gerçek aski bulmus çünkü… Ama Ayse ile bir iliskiye baslasa tüm bunlari yasayamayacakti ve gerçek sevgiyi taniyamayacakti. "

    siz benim sorduklarimi malesef kavrayamamissiniz sevgili @icimdekises

    kemal sonunda uzulmus, yasadiklarindan mutlu olmus, yasadiklarina saygi da duymus olabilir ama "gercek ask"i nasil bulmus olabilir ben bu kismini malesef anlayamadim. gercek ask nedir? her sabah kemalin aglayarak uyanmasi midir gercek ask?

    ve demissinizki "ama ayse ile bir iliskiye baslasa tum bunlari yasayamayacakti ve gercek sevgiyi tadamayacakti" zaten ben onu sordum. ayse ile hic bir sey yasamayan kemal onunla melekten daha iyi bir -son- yakalayamayacaginin garantisini nasil verebiliyor efem?

    ya da "kemalin sansi" dediginiz sey melegi ruyalarda gorebilmekmidir?
    ruya bir insani ask ile, sizin dediginiz uzre "gercek ask" ile doyurmaya yetebilen bir yeti midir efendim?
    "Kemal sonunda üzülsede aslinda yasadiklarindan çok mutlu" diyorsunuz. her sabah aglayarak uyanan bir insanin mutluluk derecesi nedir ki? aglamak ne zamandan beri mutluluk sayiliyor yahu.. hayret.

    onemli not:
    yorumcuya ait degerlendirme "edebi ve objektif" bir gozun sayfaya yansimasidir.

  5. Yürekten Misralar; ask herkeze göre degisen soyut bir kavram belli bir tanimi bilimsel bir açiklamasi yokki gerçek ask bazen aglayarak uyanmaktir bazen yüzdeki bir gülücüktür herkez degisik sekilde yasar askini.. Yasadigi en büyük aski Melekle yasamis ve sonrada Aysenin de öncekilerden bir farki olmadigini saniyor bilinemez tabi o konuda sana hak veriyorum. Degerlendirmen için tesekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here