Meleklerin Dügünü…

25
196

Karanlik, kapkaranlik bir geceydi. Belki karanlik bir dag basi, belki de sokak lambalari yanmayan bir yol. Birden bir aydinlik çöktü. Yildiz yagiyor sandim.

Çocuklugumun karanlik köy yollarinda gözüm hep gökyüzünde olurdu. Karanlik korkumdan böyle kurtuluyordum belki. Bir mezarligin yanindan geçerken korkum ikiye, üçe, dörde katlanir annemin elini siki, daha siki kavrardim. Ama gözlerim hep yildizlarda olurdu. Acimasizdir çocukluk. Eger bir diger çocugun korkusu, korktugu ögrenilirse daha çok daha çok üstüne gidilir nasil bir eglenceyse eglenilirdi ortaya çikan durumdan. Gündüz beslenmis korkular karanlikta serbest kalir bir o yana bir bu yana uçusur tepende.

Koca bir tarlanin kiyisina yapilmis bir evde yasarken bahçe duvarinin sinirlari içinde o yerlerin eski sahiplerinden birisinin mezari da varsa tarlanin bir kösesinde, gündüz yanindan geçerken mezarin virane haline üzülürsün. Ölüm hayatin bir parçasi bunu hiç unutmazsin.

Sanirim o evde otururken hiç korkmadim o mezardan. Ta ki bir gece evin balkonundan asagiya düstügümde gecenin karanliginda bahçedeki her agaç beyazlar içinde giyinmis siluetler olarak bana dogru gelene kadar bilmiyordum korktugumu. Ben düstükten sonra arkamdan atlamasina engel olduklari babam kosarak yanima gelip beni kucagina aldiginda karanlik yeniden eski haline döndü gene yildiz yagdi basimdan. Düsmenin bana bedeli yerinden oynamis bir topuk ve birkaç günlük okul tatili.

Insan neden korkar karanliktan? Genlerimize yazilmis eski çaglardan bize mirastir belki karanlik korkusu. Ates böceklerini görmek istersen karanlikta dolasmalisin. Yildiz yagsin istersen basindan sokak lambalarini söndürmelisin… Gecenin sesini dinlemek istersen, hele de dalganin kiyidan çekilirken kumlarda biraktigi sesse aradigin karanlik olmali.

Karanlik kapkaranlik bir geceydi. Belki bir dag basindaydim belki sokak lambalari yanmayan bir yoldaydim. Basimi gökyüzüne çevirdim. Isiktan hayaller uçusuyordu gökyüzünde. Irili ufakli, neseyle dans eden isiktan hayaller. Güldügümü hatirliyorum. Hem de mutlulukla gülümsedigimi. Sonra dilimden iki kelime döküldü. ‘Meleklerin dügünü’. Uyandim. Sabah olmustu. Gün boyu dilimde bu iki kelimeyle dolastim. Sonra merak ettim var midir böyle bir tamlama diye. Biraz arastirinca beni de sasirtan bir hikâye çikti karsima. Bu bir Dersim masaliymis. Yaslilarin çocuklara anlattigi masallardan. ‘Veyvê milaketu’ diye Zazaca bir tamlama. Meleklerin dügünü demekmis. Ve bir yol kivriminin ya da bir tepenin ardinda birden ortaya çikarmis bu dügün. Beyaz giysili, isiktan olusmus siluetler dans edip türkü söylerlermis. Gören kisi çok yaklasir ya da onlarla konusursa onlarin dünyasina karisip kaybolacagina inanilirmis. Üstelik bu isimde bir sarki bile buldum.

Simdi yildizlar mi, isikli yollar mi” derseniz bana, derim ki: Karanlikta siki daha siki tutarim annemin elini ve gökyüzüne çeviririm yüzümü. Hâlâ gözüm gökyüzündedir. Çocuklugumda gördügüm kayan yildizlari, uçsuz bucaksiz samanyolunu bir kez daha görebilmek için bir dilek tutardim ve dilegim yildizlar yagsin basimizdan olurdu. Ben karanliga da karanliktan korkup basimi gökyüzüne çevirmeye de raziyim

Belki meleklerin dügününü bile görürüz. Kim bilir?

25 YORUMLAR

  1. Iki paragraf için düzeltme göndermistim; ama yetismemis sanirim buraya da yazayim dedim.Sevgiler.

    Gönderdigim yazidaki bir cümleyi degistirmek istiyorum dogrusunu gönderiyorum.

    Bu paragrafi böyle yapar misiniz?

    Koca bir tarlanin kiyisina yapilmis bir evde yasarken bahçe duvarinin sinirlari içinde o yerlerin eski sahiplerinden birisinin mezari da varsa tarlanin bir kösesinde, gündüz yanindan geçerken mezarin virane haline üzülürsün. Ölüm hayatin bir parçasi bunu hiç unutmazsin.

    Bir de bu paragrafi böyle düzeltirseniz sevinirim.

    “Simdi yildizlar mi, isikli yollar mi” derseniz bana, derim ki: Karanlikta siki daha siki tutarim annemin elini ve gökyüzüne çeviririm yüzümü. Hâlâ gözüm gökyüzündedir. Çocuklugumda gördügüm kayan yildizlari, uçsuz bucaksiz samanyolunu bir kez daha görebilmek için bir dilek tutardim ve dilegim yildizlar yagsin basimizdan olurdu. Ben karanliga da karanliktan korkup basimi gökyüzüne çevirmeye de raziyim.

    Belki meleklerin dügününü bile görürüz. Kim bilir?

  2. Bilmem ki ne yapsak sayfayi hareketlendirmek için? Yeniden tisört hediye mi etsek. Bakarsin bu kez ben de kazanirim.Üyeler hergün yeniden ziyaret etse sayfamizi Istanbul tisörtleri olsa hediye.Çekilis yapilsa haftada bir.

    Hiçbir sey imkansiz degildir.Hatta Serkan çektigi fotograflardan hediye etse çekilise katilanlara.Ilerde ünlü bir fotografçi olunca övünsek bir eseri de bende var desek mesela.

    Sarki sözü olsa yazilan siirler.Teoman söylese mesela o sarkilari. Gündüz rüyasi mi? Ütopya mi? Olsun. Önce hayal olur düsünceler sonra bakarsin gerçeklesmis bile ve yeni hayallere çoktan yelken açmisiz.Ne dersiniz? Hepinize sevgiler.

  3. Eve hirsiz girdi bilgisayarim, emanet 2 adet fotograf makinesi arkadasimin bilgisayari çalindi. Ancak kendime gelebildim. Gecikmelerden dolayi üzgünüm. Kaldigimiz yerden devam etmeye çalisioruz…

  4. Ben de diyorum bir terslik var.Çok merak etmistim.Çok geçmis olsun …Benim evime de hirsiz girmisti polisten bir sonuç çikmadi öylesine yapilan bir kesif ve sonuç yok.Zoruma giden bizler uyurken yabanci birileri evimde dolasmis ve sanki kendileri kazanmis gibi vicdansizca ne var ne yok alip gitmislerdi.

    Keske çalinan fotograf makinenin aynisindan bende olsaydi hemen sana gönderirdim.Onu ne kadar sevdigini biliyorum.

  5. =) sonuçlarin farkindayim. Bazen öyle oluyor ki yaziyi ekledikten 1 saat sonra google sonuçlarinda çikiyor =)

    Dileklerin için tesekkürler. Kendi makinem yanimdaydi ama enmaet aldigim makine çalindi, onu yerine koymam lazim esas…

  6. Arkadasinin makinesinin çalinmis olmasina üzüldüm.Senin makinenin hâlâ sende olmasina sevindim.

    Ama yazida düzeltilmesini istedigim iki paragraf henüz degismemis.Belki yazinin hemen altinda gönderdigim düzeltmeyi ekleyebilirsin.Mümkün mü acaba?

  7. Ah ya .Sözüm sana degil ki.Senin ne kadar emek harcadigini biliyorum. Yazarlarimiz nerelerde ben onlari merak ediyorum…Evet hem yaz, hem temmuz ortasi hem de pazar…Benimkisi sayfa alti muhabbeti olsun.Üstelik msn ile aram iyi degildir.Postalarima bakarim ve kapatirim.Genelde çevrimdisiyimdir ama burasi hosuma gidiyor.Sitemim ondandir.Ben gene de fotograf yarismasi konusunda israrliyim.Bakarsin renklidergi adi altinda istanbulda bir sokak sergisi bile açilir.

  8. Denizin üstüne gümüs tozlari serpilmis gibiydi.Turkuazdan baslayan ve gittikçe laciverte dönen bir deniz.Kiyi civil civil. Damlatas plajinin keyfi yerindeydi. Alanyada en sevdigim plajdir. Kimse kimseyi rahatsiz etmez. Alanya kalesinin bati tarafindaki ormani seyrederek denizin üstüne sirtüstü yatmak, günesi iliklerine kadar hissetmek. Hele de sikir sikir akdeniz günesi…Iste böyle ..Tanri Alanyayi kendisi için yaratmis, bizi çok sevmis bize birakmis…

  9. Serdar Keskin sizin orasi neresi? Tanri insanlari da çesitliligi de çok sevmis. Bir çiçegin iki yapragi bir birine benzemezken sizin yasadiginiz yer bizimkine neden benzesin. Insan dünyanin heryerine dokunabilmeli.

  10. yesiler bezenen köyünü de, içinden selaleler geçen bucagini da, çorak olan dagini da, yüzünde hüznün acisini tasiyani da, sevincinden kahkaha atani da esit oranda sevebilmektir memleket sevdasi….tüm olumlu olumsuz hissedebilmektir… paylasabilmektir.. hatta hatta bunu taa içinde yasayabilmektir..

    havasina suyuna tasina topragina en önemlisi de insanina selam olsun memleketim…

  11. ohh miss:) okundukça yazasim geliyor.. çalakalem.. insanlarin en saf en içten duygulari öyle degil mi? nasilda lezzetlidir.. bende severim düzeltim olmadan eksik gedik demeden duygularin ilk kagida dökülmüs haliii…

    Tesekkürler Nilanya… Hepimize tesekkürler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here