Mem Ü Zin

0
14

Mem Ü Zin

Mem û Zîn, Ahmed Haninin (Kürtçe:Ehmedê Xanî) 17. yüzyilda yazdigi
dünyaca ünlü manzum eseridir. Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle yazilmistir
.

Birbirine asik olan ancak kavusamayan iki gencin trajik öyküsünü anlatir.
Bu hikâye milattan çok önceden bu yana halk arasinda söylenen ve mitolojik
nitelik kazanan bir destandir. Ozan, bu destandan ilham alarak hikâyeyi kendi
yasadigi çaginin yasantisina göre somut bir kaliba dökmüs, çagdas bir üslupla
yazmistir. Bu suretle hem destani kaybolmaktan kurtarmis, hem de insanliga
ölümsüz bir eser birakmistir.

Bu eserde Mem ve Zînin aski etrafinda çagin yasantisini, o zamanin sosyal,
kültürel ve idari durumunu da güçlü bir maharetle tasvir etmistir.

Iyiligi, dogrulugu, suçsuzlugu, zayifligi ve çaresizligi Mem ve Zînin sahsinda
toplayarak; kötülügü, dalkavuklugu, fitneciligi ve ikiyüzlülügü de Bekir
karekterinde somutlastirarak gözler önüne sermisti.

Kisa Özeti:

Botan Beyi’nin Zin ve Siti adli iki kizi; vezirinin Tacdin, Divan katibinin
de Mem adli bir oglu vardir. Bir nevruz töreni esnasinda Tacdin, Siti’ye, Mem
de Zin’e asik olur.Tacdin ile Siti evlenir. Mem ile Zin’in evlenmesine Beyin
kapicisi Bekir türlü hilelerle engel olur. Mem ve Zin, birbirlerinden ayri ve
çesitli acilarla dolu günler geçirmektedirler. Fakat iki âsik, Tacdin’in de
yardimiyla zaman zaman bulusurlar. Bekir, Beyi Mem’e düsman edip Mem ile Zin’in
evlenmesine engel olmak üzere, Bey’i Mem’e karsi kiskirtir. Mem ile Zin’in
askini Mem’e itiraf ettirmek üzere bir satranç oyunu düzenlenir ve Mem, Zin’i
sevdigini Bey’e itiraf eder. Bey Mem’i hapse attirir. Zin bayilir. Dadi ve
Siti, Mem’e affedildigini söylerler. Fakat Mem zindanda ilâhî aski tatmistir ve
Bekir(Beko) tarafindan zehirlenerek ölmüstür. Tacdin, kardesinin Bekir yüzünden
öldügünü düsünür ve o kizginlikla Bekir’i öldürür. Zin ise Mem’in ölümüne
dayanamayip kendini uçurumdan Dicle nehrine atar. Mem ile Zin ayni mezara konur
ve Bekir’in cesedi ayak uçlarina gömülür. Bir vakit sonra, Mem ve
Zin’in mezarlarinin basindan servi ve çam agaci yeserir ve tam birleseceklerken,
Bekir’in mezarindan çikan ardiç agaci aralarina girer. Kavusmalarini engeller.

Eserden Kisa Bir Alinti: 

“Ey gül;Gerçi sen de nazeninsin,

Sen nerde,Zin’in yüzünün rengi nerde?

Ey gül!Gerçi senin güzel kokun var,

Reyhan senin için kara yüzlü olmus.

Fakat siz yarimin zülfüne benzemezsiniz.

Ikiniz de arsiz ve hazversiniz.

Ey bülbül!Gerçi sen de ask adamisin,

Kirmizi gül mumunun pervanesisin.

Benim Zin’im senin kirmiz gülanden daha sendir.

Benim bahtim da senin talihinden daha karadir.

Ey sonucu iyi olan büybül!Asil bülbül benim.

Bosuna kendini niçin kötü adli yapiyorsun.

Ilkbaharda gül bahçeleri

Bir degil,yüzbinlerce gül verirler.

Benzerleri çok olan yerler

Huri ve melek bile olsalar

Sebep olmaz onlar hiçbir yerde

Çünkü bulunurlar her yerde

Bir tane olsa,essiz ve emsalsiz olsa

O da Zin gibi ve Ankara gibi perde arkasinda olsa


Asik o zaman neyle teselli bulur?

Saygilarimla…. 



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here