Merhaba Kalemsörler – Merhaba Site Takipçileri

16
79

Merhaba…

Bu sitede çikan tüm yazilari ve siirleri gün içinde kontrol ediyorum ve okuyorum. Yeni yeni kendine yer bulan resim çalismalarini da merakla bekledigimi söylemezlik yapmayayim. Sanirim yazari da okundugunu bilmek ister diye altlarina küçük notlar düsüyorum. Hiç birimiz elestirmen degiliz. Içimizde cosan nehre bir yol açiyoruz onlar yazi oluyor renkli dergide yayinlaniyor.

Kimi zaman yazilarin altinda kirici ifadeler gördügümde üzülüyorum. Nefret, kin, aymazlik, kiskançlik… Bu kavramlarin her biri bana göre karanliktan beslenir ve çok oburdur… Yedikçe yer ve hizla büyür.

Sayfa ilk açildigi zamanlarda fotografçilikla ilgili yazilar yayimlanmisti… Inanin ben fotograf çekemem, elim titrer. Bir pozu yakalayabilmissem o ani dondurabilmissem ne kadar sevindigimi tahmin edemezsiniz. Ben böyle basarisiz bir fotografçiyken fotografçilik üzerine çikan yazilari keyifle ve sabirla okumustum ve bu sabrima ben bile sasirmistim. Simdi sayin Serkan Aygören’in de fotograf üzerine çalismalari oldugunu biliyorum ve çalismalarindan örnekleri ve bu macerasini bizimle paylasmasini dört gözle bekliyorum.

Siir benim için hayatin kendisi,merkezi hayatin yani gerçegin anlami..Bu sayfada siir gördügümde  mutlu oluyorum..

Yazilari kontrol edin isterseniz. Sevgi üzerine ne çok yazi kaleme aliniyor. Bu kadar sevgiden söz ederken kirici ifadeleri çocukça buluyorum.

Diyebilirsiniz bu kadar seyden nasil mutlu oluyorsunuz.Dedigim gibi nefret hizla büyüyen zehirli bir çiçek,sevgi ise beleye beleye büyüyen nazli bir çiçek..

Çok eskilerde bir tiyatro oyunu vardi adi: ‘Küçük sevinçler bulmaliyim’ bu oyunun adi beni her zaman etkilemistir.

Neyse konuyu dagitmak istemiyorum. Bu yaziyi yazmama neden olan yazi altlarina yapilan yorumlarin zaman zaman zaman kirici bir üslupla kaleme alinmasidir. Ben saniyorum ki roman okumadan roman yazabilecegimize, siir okumadan siir yazabilecegimize inanan çocuk ruhlu bir toplumun üyeleriymisiz gibiyiz biraz. Hepimiz yaziyoruz; ama bence okumak yazmanin besini. Önyargisiz… Ben okumayi keyifli bir yemek gibi, begendigim bir filmi seyretmek gibi, tepedeki zeytin agacinin altindan denizi seyretmek gibi keyifli bir eylem hatta bir eglence olarak görüyorum. Elbette sevmediginiz yemegi yemez, begenmediginiz filmi izlemez, keyif almiyorsaniz denizi seyretmezsiniz.

Burada bir kez daha ‘ama’ demek istiyorum hiç tadina bakmadiginiz bir yemegin kötü olduguna karar vermek de önyargili bir davranistir ve belki de yeni bir tadin kapilarini açacak ilk denemeyi kaçirmis oldugunuza üzülebilirsiniz.

Bu sayfadaki her yazar ve okur benim için gün içerisinde açik pencereden seslenecegim dostlarim oldular. Bakmadan selam vermeden geçemiyorum.

Bir de sitemim var. Bir arkadasimizin kitap kampanyasi vardi. Öylece ilgisiz bir yolcu gibi sayfada akip gitti. Gerçekten hiç ilgilenmediniz mi, o okuldaki çocuklara kitap göndermek cidden ilginizi çekmedi mi?

Ben burada olmaktan çok hosnutum…

16 YORUMLAR

  1. Yazi için kullandiginiz fotografin adi da Sitemmis meger.Fotografin ait oldugu siteye yorum birakmayi deniyorum ama bir türlü bunda basarili olamiyorum.Sayfaya yorum birakabilmek için bir yol gösterirseniz sevinirim.

  2. Biz neleri yayimladik sevgili Nilanya 🙂

    http://www.deviantart.com/ adresinden giris yaptiktan sonra sayfanin en üstünde Not a member? Become a Deviant!
    baglantisi var. Oradan giris yapip üye olmaniz gerekiyor ki ilgili çalismaya yorum yapabilesiniz.

    Dikkat: Aramalariniz sonucunda cinsellik içerikli sonuçlarla karsilasabilirsiniz!

  3. Tesekkür ederim.Gazeteleri,dergileri,kitaplari okurken elime degsin isterim. Ama renkli derginin bir ayricaligi sayfada gezinirken birilerinin de o anda orada oldugunu bilmek çok güzel.Haftalik bir edebiyat dergisinde yazan arkadasimin yazilari hakkinda konusuruz bazen.Ve çok mutlu olur.Nedenini de söyle anlatir:Biz dergi yazarlari okurlarla pek bag kuramiyoruz,onun için yazdiklarimiz begeniliyor mu tam bilemiyoruz. der.Renkli Dergide sicak bir iletisim var ve bu dergiye hayat veriyor.Basili olsa ayni olur mu bundan tam emin olamiyorum. Sanirim sanal alemde dolasan bir dergi olmasini seviyorum ben.Evrende dolanan bir gezegen gibi…

  4. burda sizlerle olmaktan çok memnumum..

    ve nilanya ya tamamen katiliyorum.. birseyleri okumadan nasil birseyler yazabiliriz ki..

    sanirim basli bir dergi olsaydi ayni sicak iletisimi bulamayabilirdik diye düsünüyorum, çünkü burdaki o iletisimin kaynagi sanal olmasi ve her an burada birlerinin bulunmasi..ister yazilarimizin altinda yorum olsun ister olmasin ama burda birilerinin oldugunu bilmek sanirim o sicak iletisimin kaynagi..

    ister yazilarimin altinda bir yorum olsun ister olmasin ..

    yine de bir sekilde birilerine ulsatigini bilmek güzel..

  5. Ne mutlu bu tarz yorumlari siz üyelerimizden duymak 🙂
    Elle tutulur hale gelmekten kastimiz ayn ianda basili yayin olarak da hayata devam edebilme manasinda idi.
    Yani hem sanal hem de gerçek olarak varolabilmek bizim hayalimiz.
    Insallah…

  6. "Duy tabîatte biraz sen de ilâh oldugunu,

    Rûh erer varliginin zevkine duymakla bunu.



    Insan, âlemde hayâl ettigi müddetçe yasar."

    Hayaller olmasa nasil gerçeklesir ki istekler.Umarim basili bir dergimiz olur.

    Ben bu halini de çok seviyorum..

  7. Serkan dilerim hersey gönlümüze ve gönlüne göre olur.

    Gerçekleri görmekte

    Aci verir insana bazen

    Hüzünlerle, gülücükler kardestir

    Ama

    Hüzün gerçeklerden

    Gülücükler ise

    Düslerden gelir

    D.T

    Yasamin tüm sevdiklerinle düslerinin esliginde gülücükler içinde geçsin. Basarilarin daim olsun.

  8. Gördünüz mü ne güzel herkes burada.Bir evin kapisindan içeriye adiminizi attiginizda orada sizi yasanmislik karsiliyorsa,kösedeki minderden az önce bir anne kalktiysa,pencerenin önündeki bos kahve fincanini az önce dedeniz birakmissa,ayaginiza takilan oyuncak bir çocugunsa hemencecik isiniverirsiniz oraya.Sicacik bir duygu sarmalar sizi ve kendinizi oradan hissedersiniz.Kurulan sofraya oturdugunuzda hiç bir sey yabanci degildir artik size.Baktim hepiniz buradasiniz inanin bana hiç kurgulanmadan,kurulmadan kelimeler döküldüyse dilimden renkli derginin bu yasayan havasini sevmemdendir.Hepinize kucak dolusu sevgiler.

  9. evet SEVGI emek isteyen nazli bir çiçektir gerçekten…en çok emek sarfedilmesi gereken ve paylastikça büyüyen nadide bir çiçek .peki bu öfke bu nefret bu kin niye? kime?el ele verip sevgiyi yesertmek varken niye bu kirici sözler.kalplerde bulusmak her kalp de nadide bir çiçek yetistirmek ümidiyle sevgiyle kalin …:)))sevgili NILGÜN abla yüregine saglik.kampanyam adina gösterdigin bu degerli çabalarindan dolayi sana çok tesekkür ediyorum yüreginde yetistirdigin o nadide çiçeginin solmamasi dilegimle sevgiyle kal .dilegim sevgili RENKLIDERGI okuyucularinin da kampanyamiza sizin kadar duyarli olmasidir.

  10. Çok sagol elifsude. Sen sevgine emek harciyorsun.Okulundaki ögrencilerin için gösterdigin çaba içindeki sevginin ne kadar büyük oldugunu gösteriyor zaten.Ilk posta kitaplari aliyorum.Devamini da alinca hepsini okuluna gönderecegim.Kitapligimda ayni kitaptan iki adet olan var onlari da eklemeyi düsünüyorum.Umarim küçük bir kitap rafini doldururlar.Sevgiler.

  11. "Siir benim için hayatin kendisi,merkezi hayatin yani gerçegin anlami..Bu sayfada siir gördügümde mutlu oluyorum.."

    ne guzel…

    sitede siir sevenleri teker teker kesfediyorum. teknoloji, bilim, spor…
    hemen hemen ana basliklarda toplanmasi gereken her konu mevcut derginin sag ust kosesinde..

    ayrica dikkat ettigim konu; edebiyat ile ilgili olan yazilar (ve siirler) daha cok yorum almakta. bilim-teknik yazanlar yazilari asiyolarlar ama birbirlerine yorum birakmiyorlar, bu da ilgimi ceken bir nokta bu dergide…

    yorum guzel bir olaydir. yazdiklarinizin okunmasi ve degerlendirilmesi sizi daha guzel yazmaya tesvik eder ve dergiyi izlemede devamlilik saglar. malum yasam… ozel veya ozel olmayan, elimizde olmayan sebeplerden dolayi ara da verebiliriz yazmaya. fakat insan bir yere isiniyorsa, ne kadar zaman gecerse gecsin ustunden, sonunda yine bir zamanlar sicaklik buldugu o ortami arar ve oraya geri doner diye dusunuyorum.

    hic birimiz dediginiz gibi elestirmen degiliz. ancak su da var ki bir yerde bir yalnis soz konusu ise, bu yalnisi dile getirmeliyiz, elbette ki kirici olmadan, uygun bir uslup ile.

    mesela ben gecenlerde sevgili @nebulanin bir yazisina "kaleminiz biraz ikinmis, akici olmamis anlatim, final daha anlasilir olabilirdi" diye yorum biraktim. o da bana gayet olgun bir dil ile cevap verdi. boyle yazmamin sebebi, onun daha dikkat ve ozen gostermesi icindi. ve arkadasimizin bir dahaki astigi yazida fark hemen goruldu… cunku mukemmel bir anlatim ile bezenmisti cumleler.

    herseyi yazabiliriz renklidergiye evet… ama yaptigimiz isi ozenli yapmaliyiz, her sey yazabiliriz ozgurlugu icinde, gelisiguzel cumleler kurmamaliyiz makalelerimizde.
    bu hem derginin, hemde o dergiye yazanlarin imajini sarsabilir bunlari dusunmeliyiz bence…
    ben olumlu veya olumsuz her turlu elestriye-yoruma acigim, fakat yazdigim uzre (ve sizinde ima etmek istediginiz bu idi sanirim yukaridaki cumlelerinizde) uygun bir uslup ve saygi cercevesi icinde yapmaliyiz bunu.

    evett…
    madem siir dedik.. ve madem siir tutkunuyuz ikimizde, bu yorumunuda bir siir ile bitiriyorum izninizle…

    “Çesmenin yaninda ölüyorum susuzluktan
    Alev kadar harli, dislerim takirdamakta açliktan
    Sürgünüm kendi ülkemde gurbete çikmisim gibi
    Titreyip duran bir kor parçasiyim gizliden yanan.”

    François Villon

    Esen Kaliniz.
    Daim Siir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here