Muhammed Ali…

0
69
  Chicago’da üretilen Schwinn bisikletleri, her çocugun rüyasini süslerdi. 1895 yilinda, bir Alman göçmen Ignaz Schwinn tarafindan üretilen bisikletlerin çogu da çocuklarin hayallerinde kalirdi. Son derece pahali bu bisikletleri yoksul ailelerin oturdugu semtlerin sokaklarinda görmek olanaksizdi. 1942 yilinin 17 Ocak günü, tabelaci Marsellus’un bir oglu gelir dünyaya. Çocuga Cassius adi koyulur. Marsellus kili kirk yararak kazanmaktadir geçim parasini. Çok geçmeden, Schwinn bisikletleri Cassius’un da hayal dünyasindaki tahtina oturur. Tabelaci Marsellus, 12 yasina giren ogluna aldigi armagan ile evlerinin bulundugu sokaga girdiginde, çocuklar da ardina takilir.
 
  Çünkü, Cassius’un armagani bir Schwinn bisikletidir! Kentucky’de, yoksullarin yasadigi semtte bir Schwinn bisikletinin ömrü çok olamaz. Cassius’u karakolda gözyaslari içinde görürüz! Bisikletinin çalindigini anlattigi polis memuru Joe Martin’e sunlari söyler, hiçkiriklara bogularak: “Eger o hirsizi yakalarsam kimse elimden alamayacak. Onu sabaha kadar kirbaçlayacagim!” Martin, çocugun hayatini degistirecek bir teklif sunar: “Bak evlat, benim bir boks salonum var. Oraya git ve boks ögren. Hirsizi yakalayinca da kirbaçlamak yerine bir güzel pataklarsin.” 1960da, Roma Olimpiyatlari’na katilacak ABD boks takimi seçmelerinde görürüz, 18 yasindaki Cassius’u. Olimpiyat takimina seçilse de buna sevinemez. Çünkü, Cassius uçaktan çok ama çok korkmaktadir. Hayatinin bu en önemli spor organizasyonuna katilmak istese de uçak korkusu onu nakavt eder ve takimdan çekilir. Ne var ki, onun dünyanin en iyi boksörü olacagina inanan antrenörleri sabah aksam dil dökerler kapisinda. Sonunda Cassius, uçaga binmeye ikna edilir. Ama bir sarti vardir!.. ABD boks takimini Roma’ya götüren uçakta tüm sporculari koltuklarini arkaya yatirmis görürüz. Içlerinde biri var ki uçaga bindigi ilk andaki gibi dimdik oturmakta ve kaskati kesilmis sekilde ileriye bakmaktadir. Sarti gerçeklesen Cassius’tur elbette bu yolcunun adi. Genç boksörün sirtinda uçaga binmek için ortaya sürdügü sart, yani parasüt takilidir! Roma’dan altin madalyayla dönen Cassius, 1964te hayatinin en önemli maçlarindan birine daha çikar. Rakibi, Dünya Agir Siklet Boks Sampiyonu Sony Liston’dur. Bu maçi da kazanan Cassius Clay, 1975te Müslüman olmaya karar verir ve adini Muhammet Ali olarak degistirir!. Bir Amerikan askeri olarak Vietnam’a gitmeye karsi çikan Muhammet Ali’nin elinden unvani alinarak hapse atildiginda yer yerinden oynar. Protestolar karsisinda çaresiz kalan Amerika, geri adim atmak zorunda kalir. Bu olay, dünya barisi adina Muhammet Ali’nin kazandigi en önemli maçtir. Ne yazik ki, onun bu tavrini Amerika’nin Irak isgali sirasinda animsayan çok azdir. Kentucky’nin bir kenar semtinden Schwinn marka o bisikleti çalan hirsiz, 12 yasindaki Cassius’a dünya agir siklet boks sampiyonlugunun yolunu açtigini elbette bilemezdi. Günümüzde yapilan hirsizliklar, kimleri, nerelere tasiyor dersiniz!?  Son sözü hirsizlarin en büyügü Al Capon’a veriyorum: “Çocuklugumda Tanri’ya her gece bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Baktim böyle olmuyor, ben de tuttum bir bisiklet çaldim ve geceleri Tanri’ya beni affetmesi için dua etmeye basladim!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here