Napaolis – Bölüm 2

0
97

Titriyordu. Elleri, Ellerini hissetmiyordu. Hizlica onlari cüppesine koydu ve yapabildigince sardi. Sadece elleri degil, her yeri sanki buzullarin en soguk kösesindeymisçesine donuyordu. Donma hissi o kadar fazlaydi ki artik yanma ile karisik berbat ve aci bir his veriyordu. Yagan kardan, hedefine olan uzakligini kestiremiyordu. Artik baska yolu yoktu. Yakalanmaktan korkmuyordu. Çantasi ile bedeni arasinda takili duran asasini aldi ve gözlerini kapatti. Yapabilir miydi? Denemekten baska yolu, bedeninden baska kaybedecek seyi yoktu. Hizlica birkaç sözcük mirildandi ve asayi yere vurdu. Hiçbir sey. Hiçbir sey olmamisti. Vazgeçmeden asayi bir daha yere vurdu, bu sefer hissediyordu. Asasini yere vurmasiyla, tahta kisminin ucu, en tepesi, parlamaya basladi. Basarmisti. Asayi kaldirdi ve gözlerini kapatarak olacaklari bekledi.

Soguk gecede yükseliyordu, gitgide gökyüzüne dogru. Elleri, ayaklari, her yeri parliyordu. Uçuyordu fakat sanki bir kuvvet onu yukari çekiyordu. Basini kaldirdi ve gördügü tek sey gökyüzü olmustu. Bu his, bu harikaydi. Isinmisti. Gözlerini kapatti ve kendini çekime birakti. Ama? Ne oluyordu? Artik hiçbir sey hissetmiyordu, sadece bosluktaydi. Gözlerini açti ve düstügünü fark etti. Hizlica, yaklasik on bin ayaklik mesafeden düsüyordu. Elini geriye atti ve asasinin olmadigini fark etti, hizi arttikça yüzüne çarpan rüzgârin siddeti, gözlerini açmasini gitgide zorlastiriyordu. Çantasi, o da yoktu. Tek hissedebildigi kahverengi cüppesinin ve kahverengi saçlarinin uçustuguydu. Yere düstü. Acisiz ve güç olmayan bir sekilde yere düstü. Bir yeri kanamiyor, bir yeri acimiyordu. Ayaga kalkti, fakat içinde yürümek için bile yeterince güç olmadigini fark edince yere bir çuval gibi yigildi.

Gözlerini açtiginda, yine karlarin arasindaydi. Hemen asasini ve çantasini kontrol etti, oradaydilar. Tamamen bir rüyaydi, ne göge yükseldi, ne de asagi düstü. “Yaptigim büyünün etkisi olsa gerek” diye düsündü. Cüppesini inceledi ve ufaktan yanik izleri vardi. Etrafindaki karlar da erimisti. Büyüsü basarili olmus, asasindan fiskiran alevler onu kurtarmayi basarmisti. Fakat o kadar yorgun düsmüs olmaliydi ki, uyuyakalmisti. Basini kaldirdiginda, soka ugradi. Sehrin tam önündeydi! Surlarin dibinde, gardiyanlarin veya vatandaslarin onu rahatlikla görebilecekleri bir yerde… Bu nasil olmus olabilirdi ki? Sanki biri onu uyutmus ve buraya kadar tasimisti. Bu bir daha tekrarlanmamaliydi. Büyü yaparken yakalansaydi, her sey baslamadan biterdi. Fakat bunun ileride de tekrarlanacagini tahmin bile edemezdi. 
Hedefine varmisti. Yeni evine girmek ve sicak bir banyo yapmak istiyordu. Arkasini döndü ve Dev Kapinin tahmini yerine dogru yürümeye basladi…

Sanora
Sevgiyle Kalin

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here