Napaolis – Bölüm 4

0
87

Napaolis Bölüm 4

“Ilk günüm oldukça güzeldi. Halkin ögreticiler hakkindaki görüsleri hala degismemis. Oldukça cana yakinlar. Bu çok isime yarayacak.”

Oldukça eski, sayfalari yipranmis ve birçok sayfasinin arasina alakali alakasiz kagitlarin sikistirilmis oldugu, neredeyse can yoldasi diyebilecegi defterini yavasça kapatti. O defter, onun için o kadar önemliydi ki, hizlica kapatmaya bile kiyamiyordu.
Çantasinin içine defteri özenle yerlestirdi ve tahta sandalyeyi geri iterek kalkti. Çok uzun bir yolu yürüyerek gelmisti. Büyülerinin de yardimi olmasaydi hiçbir yere varamazdi. Kendini yataga birakti ve uykunun onu hemen kollarina almasi için yalvardi. Son zamanlarda arasi rüyalarla fazla iyi olmadigi için, Uyku Tanrisina rüya istemedigini de belirtmeyi ihmal etmedi. Artik zihnini uykuda bile yormak istemiyordu. Aklindan bir sey geçirecek kadar bile enerjisi kalmamisti. Yalnizca dipsiz uyku çukurunda süzülmeyi bekledi…

Elleri yaniyordu, alev büyüsü yapmaya çalismisti ama yalnizca ellerinin yanmasiyla sonuçlanmisti. Alevleri ileri gönderemiyordu. Kafasinda görkemli ve oldukça büyük bir taç olan, sik giyimli adam ise, yalnizca ona bakarak siritiyordu. Bu dayanilmaz aci bitmeliydi. Hemen. 

 

Birden, kafasinda taç olan adamin yüzünün yok oldugunu gördü. “Tak!” Yavasça ayaklari “Tak!” ve tüm bedeni. 

Terler içinde yatagindan firladi. Elini, yüzünü kapatan saçlarina götürdü ve islak saçlarini geriye dogru kivirdi. Anlasilan Uyku Tanrisi, yine onu dinlememisti. Rahatsiz edici ses hala devam ediyordu. Beynini kemiren o taklama sesini kesmek için her seyi yapabilirdi. Basini kaldirdi ve kapisinin çalindigini gördü. “Efendim?” diye bagirdiginda, hak ettigi sessizlige ve huzura kavusmustu. 


    “A-Aferdersiniz, de-ders yapmayaca-cak miyiz?”

Anlasilan uyuya kalmis, ve evinden bes adim ötedeki akademi binasindan bir ögrencisi de onu uyandirmaya gelmisti. Oldukça saskin bir edayla, açilmis gözlerini pencereden gökyüzüne yöneltti. Günes, tepeye çikmak üzereydi. Derse oldukça geç kalmisti. 


    “Tamam! Bekle geliyorum!”

    “P-peki, bekliyorum.”

Ilk günden geç kalmasi hiç hos bir sey degildi. Kimsenin onu azarlayacagi yoktu ama insanlarin önyargisi onu rahatsiz ediyordu. Hemen üzerine birkaç parça kiyafet geçirdi ve kahverengi eski cüppesini giydi. Yaz mevsimi disinda hava, burada pek sicak olmazdi. Çantasini da omzuna taktiktan sonra hemen kapiyi açti. Tahta kapi öylesine eskiydi ki, açarken fark etmeden kapiyi kiracakti neredeyse. Karsisina, oldukça kisa boylu, kahverengi saçli ve beyaz tenli bir çocuk çikti. 


    “Haydi, gel bakalim.”

    “P-peki, geliyorum.”

Oldukça çekingen olan çocugu yanina alarak evden disari çikti. Burasi bir ev sayilmazdi aslinda. Sehrin konaklama hizmeti gibiydi. Burada evi olmayan sehir çalisanlarinin kalmasi içindi. Birkaç adim sonra akademiye vardilar ve hizli adimlarla içeri girdiler. Ögrencileri daha fazla bekletemezdi. Bölümlere ayrilmis binanin içerisine daldi ve yakin savas bölümüne girdi. Napaolis sehri egitimine oldukça önem veriyordu. Bu mahallede etrafindaki tüm eski binalara nispeten, akademi binasi yepyeni duruyordu. Biraz daha ilerledikten sonra sinifa girdi ve oldukça iyi aydinlatilmis büyük salonun göbegine geldi. Pesinden gelen küçük ögrenci de arkadaslari arasina girdi. Cüppesinin iç ceplerini teker teker karistirarak minik anahtarini çikardi ve salonun kösesindeki devasa sandigi açti. Içinde bir sürü tahta kiliç vardi. Tahta kiliçlarin altindaki yipranmis tahta kalkanlari bir kenara topladi ve içerisinde baska dövüs esyasi olup olmadigina bakti. Anlasilan devletin de bütçesi bir yere kadardi.

Hemen dogruldu ve arkasini döndü, sinifta on iki çocuk vardi. Hepsine birer tane olacak sekilde kiliçlari çikardi ve tek tek onlara firlatti. Aralarindan ikisi hariç hiçbiri tutamamisti. Hatta, bir tanesi parmagina çarptigi için aglamaya baslamisti. Düsünebildigi tek sey, içinde bulundugu durumun igrençligiydi. Tüm kisiligini ve benligini bir kenara birakmis, Kaderin Ilahi Plani için, küçücük çocuklara öldürmeyi ögretiyordu.

 

Sanora
Sevgiyle Kalin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here