Ne Haddine?

10
181

Küçükken gitmek için can attigim bir park vardi… Uzun zamandir  gitmiyordum. Birden bire oraya gitmek geldi aklima… Agladigim banka tekrar oturmak, binmek için kavga ettigim salincaga tekrar binmek geldi. Tek bir fark olacak diye düsünüyordum: “Küçükken hep onunla giderdik” ama bu sefer tek basima gidecektim.

Herkesin kendi âleminde oldugu sokaklardan geçerek, çocukluk yillarima geldim. Bir üzüntü sardi içimi…  Neden biliyor musunuz? Çok degismisti her yer. Düstügüm salincak yoktu, kaydigim kaydirak çoktan kirilmisti. Sonra birden onunla oturdugumuz taslik yer geldi aklima. Kosmaya basladim taslik yer göründügü zaman ise durdum. Karsimda o vardi, yillarimi benden alan yesil gözlüm vardi. O da sasirdi beni görünce. Ben gitmek, hemen oradan uzaklasmak istedim ama birakmadi hatiralarim.

Yanina oturdum, durup dururken sordum. “Mutlu musun?” dedim.

“Mutlu olsam neden anilara savas ilan edeyim ki?” dedi.

Canimi acitti. Eski günler geldi aklimiza, kalktik… Ve tekrar döndük parka, ikimizin de sevdigi tek sey yerindeydi; o da zincir salincak…

“Hadi binsene, tipki eski günlerdeki gibi…” dedi.

Sonra sebepsizce “bos ver…” dedim.

Durdu ve yüzüme bakti: “Eskiden çok neseliydin ne oldu sana?” dedi.

Geldigimden beri gözlerine bakmamak için çabalayan ben canimi acita acita

baktim gözlerine.

Yasadiklarimla beraber yasamak Istediklerimi elimden alan senin ne haddine nesemi sormak?

10 YORUMLAR

  1. hiç birimiz masum degilizki, hatalarin telafisi o kadar güçtür ki cam kiriklarini saplandiklari yerden çikarmakta mümkün degildir.ve hepimiz masumiyeti özleriz çocuklugumuzdaki gibi, bir köseye sikismis güzel hatiralari tekrar tekrar yasamak isteriz tükenmediyse tskler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here