Neden Büyüdük ki

3
93
 Can sikintisindan ölmek üzereyken yine bir gün, dolabimin üzerinde hiçbir
zaman açip bakmadigim bezden bir seyin içinde ne oldugunu merak ettim. Buraya
tasindigimizdan beri orada duruyordu, bense -canim hiç bu kadar sikilmamis
olacak ki- bugüne kadar açip bakmadim içine. Sandalyemi dolabin kenarina
çektim, üstüne çikip, dolabin üzerindeki bezden çantayi yatagimin üzerine
attim. Tahmin ettigimden agirdi. zihnimde bir yerlerde, bu çanta yer etmisti
sanki, daha önce görmüs müydüm ki bizim evde?.. Bilmiyorum. Hatirlamiyorum. Umurumda
da degil, su an tek umurumda olan, bez çantanin içindekilerdi.

Çantanin içi benim çocuklugummus meger.
Içinde benim çocuklugum varmis. Neler neler… 
Önce en üstteki ayicigimi gördüm. Bir el büyüklügündeydi, yüzünde u gülüsü
vardi, abartmiyorum tam u seklinde bir gülücük… Gözlerine bakiyordum, o da
benimkilere…
Bir an, seneler öncesine gitti sanki ruhum. Gözlerim doldu. Anlam veremedim ilk
basta yaslara. Ayicigin gözlerine daha dikkatli bakinca anladim o zaman, ne
kadar büyüdügümü. bir zamanlar o ayicigi tutan minicik ellerimi hayal ettim. Küçükken
neden büyümek istedigimi düsündüm, sonra ayicigi yatagimin üzerine koydum. Çantada
irili ufakli pek çok sey vardi, ama aralarinda bir sey vardi ki, onu hemen
tanidim. Mavi battaniyem. 
Süphesiz suan beni sicak tutmaya yetmez, ama o zamanlar yettigi kesin. Ufacik,
sadece bacaklarimi örtebilir simdi belki. o zamanlarsa, hayatimin vazgeçilmez
bir parçasiydi. Evet, ayiciktan daha fazla hatirliyorum bu battaniyemi. Yüzümü
battaniyeye gömdüm, kokuyu derin derin içime çektim.
Çocuklugumun kokusuydu o.
battaniyeyi yüzüme sürmeye basladigimi fark ettim. Yumusacikti, onu hissetmek
istiyordum adeta. Üzerindeki desene baktim, kuslar vardi. Bana uçma askini
asilayan kuslar miydi yoksa bunlar?
Battaniyeyi biraktim. Çantada bes alti parça da kiyafet vardi. Küçüklük
kiyafetlerim… Boylarina bakarak 4–5 yaslarima ait olduklarini anliyorum. 
Baska neler var diye bakmak için kiyafetlerin hepsini çikariyorum disari. Çantanin
sonunda bir albüm var. Hadi yaa bu kadarini kaldiramam ama…
Albümdeki fotograflara derin derin baktim. Bebeklikten, ana sinifina kadar tüm
fotograflarim. Baska insanlar, bu albümlerini hep baskalarina gösterirler,
benim neden böyle bir albümümün varligindan haberim olmadi hiç? Umurumda
olmadigi için mi? galiba evet. Maalesef, evet. 
en dipte kalan baska bir oyuncaklarim da vardi. Bunlar da diger ayicik
büyüklügünde pelus oyuncaklardi. büyük oyuncaklari sevmiyormusum demek ki. Tavsan
var bi tane, ondan baska ayi winny, piglet, tigger var. o çizgifilmi her sabah
izledigimi hatirliyorum… Sabah saat 9’da olurdu, küçügü dokuzun, büyügü on
ikinin üzerindeyken. Böyle aklimda tutmustum ne zaman baslayacagini… 
Geriye bir poset kalmisti. Içinde kitaplar vardi… Hikâye kitaplarim… winnie the
pooh hikâyeleri diye bir kitap vardi, kalin kapakli. Bir tane de sirinler
kitabi vardi. pek dayanikli gözükmüyordu, sayfalari asinmis, kenarlari kivrik
kivrikti. Içini açtim, sirinlerin ormandaki bir hikâyesini anlatiyordu. Tren
resimleri falan vardi. Ama çok güzeldi ya…

Yatagin üzerine dagilmis çocukluguma bakindim bir süre. içeri ilkbahar günesi
vuruyordu, belki bir anlik duygu patlamasi yasadim, o yüzden yastigima basimi
koyup, o minik battaniyeyi üstüme örttüm. pelüs oyuncaklarimi kucagima alip,
kitaplarimdan birini okumaya basladim. Yillarin insani degistirebilecegini, ama
anilarin asla unutulmayacagini ögrendim.

 


3 YORUMLAR

  1. o çantadan bende yok iste.. ne kadar isterdim halbuki 😉
    anilari animsamak, onlari ruhumuza yansitacak bir kaç esya bulabilmek güzeldir.. güzel bi konuya deginmissin ozzull.. tebrik.. 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here