Nefret…

0
221

Mutluluk  sehir içi minibüsüydü soför koltugunda ask var ve muavini sen. Bir yürek fazla degil miydi gidecegim yere oysa ben müsait bir yerde inecek var demeden hiç müsait olmayan bir yerde biraktiniz beni ‘’kimsesizler duraginda…’’

Sensizlik atesten bir çember etrafimi sardi. Gönlüm bu ateste sebepsiz yandi. Yürek dilim kalbime yapisti gereksiz ama ruhum aska susadi…

Gülen yüzümün arkasindaki nefreti gördügümde kendimden korkuyorum…

Esigindeyim cinnetlerin, radyoda her çalan sarki beni anlatiyor…

Sorulan bütün ne haber nasilsin sorularini küfür sayiyorum kendime…

Ruhsuz bir bedenle yürürken semtimin kaldirimlarinda böyle sorulari kaldirmiyor yüregim..

Hayat iki beden küçük geliyor üzerime…

Ya ben eksigim bu sehre ya sensizlik çok fazla yüregime…

Bir sey olmali solmus papatyalara hayat, güllere eski kokusunu verecek bir sey…

Kenti aydinlatmali, omuzlari arasinda baslari kaybolan insanlara tekrar dimdik durmayi ögretecek bir sey…

Bir sey olmali, her sey olmali yani sen olmali bu sehirde sen kokmali güller sen içimdeyken ne haber diye sormalilar bana ne haber demeliler o zaman bende o demeliyim geldi diyip yutkunurken zorlanmaliyim…

Hadi gel gülen yüzümün arkasindaki nefret vuslata yenilsin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here