Nûr

1
187

Oda karanlik, perde beyaz.
Ardinda yagmurun vurdugu cam.
Ve ardinda perde, onun ardinda karanlik oda.
Odanin içinde yatak, yatagin içinde insan.

Oda karanlik, toprak kara.
Ardinda topragi çamurlastiran gökyüzü.
Toprakla arasinda bos bir mesafe.
Odanin içinde tahta, çürümüs kumas.
Ve kemikler, hal degistiren bedenin iskeleti

Iste o cam, hammadesi toprak olan o cam.
Önce izin vermemisti yagmura,
Içinde hareket olan sekilli toprak odaya sokmamisti yagmuru.
O camin atasi toprak ise çamurlasti birden.
Hammaddesi toprak olan bedeni çürüttü ikisi.
Yagmurla toprak, çürüttü insani …

Ruh ise emek verdigi bedenini kaybetmenin telasinda.
Oysa hep benim sanmisti o bedeni.
Bakmisti, yipratmamisti, aynalara göstermisti hergün.
Fakat aslinda beden de topraktan, ayna da topraktandi.
Ruh simdi nerede gören, duyan, bilen var mi?

Yedigimiz ekmegin tohumuyla ayni topraktayiz simdi.
Içtigimiz suyu süzüyor bedenimiz…
Ve üzerimizde biten çiçegin özünde hücrelerimiz.
Arilar bal yapiyor o özden, yesin diye kardeslerimiz.
Bir olus var, ol diyenin emrinde, ölüm aslinda olusun isleyisinde.

Korkarak girilen toprak, bilinmeyen bir karadelik.
Içinde azap da varmis rahmette.
Korku zaten kara topraktan daha kara.
Cesaretin kaynagi ise defterde bulunmakta.

Ister yalan söyle, ister inkar et, istersen iftira da et.
Yapilan belli, hesap ortada.
Öyle bir hesap ki,hesabi icat eden yapmis.
Ne eksik, ne fazla, inkarini sürdürme hala …

Demis ya hala ne diye oyunda oynastasin.
Herseyi kavrayacak, anlayacak yastasin.
O zeka, o akil övün diye verildi sanma.
Kullanda kendi yaktigin ateste yanma!

Candan ayrilari epey oldu, ortalarda dolanmaktasin.
Simdi hasrolma zamanin geldi, mumun kenarinda uçmalisin.
Unutma sen bir pervanesin, ates ise nûr.
Hersey ortada degil mi, o nûr’ da hasrolmalisin!

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here