O Günlerin Anisina – 3

9
82

Yol boyu yagmur sesinden baska bir seye dikkat kesilemiyordum. Kaldirimi kullanmadigimdan arabalarin üstüme siçrattigi sulardan sirilsiklam olmustum. Evin önüne geldim ve bahçe kapisini açar açmaz Lulu ( Apartmanin köpegi) havlamaya basladi. Sanki günlerdir nerde oldugumun hesabini sorar gibi “Merhaba Lulu” dedim. Gür sesi birden azaldi sanki agrisi var gibi iniltili sesler çikartti, belki de benim ses tonumdan iyi olmadigimi anlamisti. Kapiya yöneldim, merdivenlerden yavasça çikmaya özen gösterdim. Çünkü kimseyle karsilasip konusacak durumda degildim. Evime geldim nihayet yalnizligima geri döndüm. Üstümdekileri çikartip rahat bir seyler giyindim. Uyumaya çalistim ama bir türlü düsünmeden yapamiyordum. Yataga oturdum. Kararlar aldim kendimce; görmeyecek, konusmayacak, ona ait tek bir sey birakmayacaktim. Çeliskiler kafamda bir bir baslamisti. Neden aradi… Bir daha arayacak miydi? Pisman mi olmustu?

 

Bir sonraki günüde kargasali geçirdim ve telefonu hiç açmiyordum. Artik ise geri dönme zamani gelmisti.”Yüzün tursu satarken, peynir satamazsin” bende her seyi yüzümde belli ediyordum. Bir yigin sorularla muhatap olmamak için yalanci bir gülümseme taktim yüzüme. Herkesle bir günaydinlasma “oooo gezgin neredesin” gibi ince sözler ve odama dogru bir geçis. Maillerimi açtim gelen kutusu doluydu. Benim gözlerim baska bir sey ariyordu kendime bile itiraf edemedigim. Her sabah gelen “Günaydin Askim” yazisi gönderilmemisti. Hiç bir sey yokmus gibi davranmiyordu demek. Bu nasil bir izdirapti yüregime saplanan ne olmustu da ask sekil degistirmisti.

 

Günler geçiyordu ve bir sabah ileti

 

    –    Nasilsin

 
    –    Iyiyim

 

    –    Telefonun sürekli kapali

    –    Açma geregi duymuyorum

    –    Ankara’dan eve döndügümden beri herkes bana neler oldugunu soruyor

    –    Ne cevap veriyorsun

    –    Hayatimda ilk defa birine “HAYIR” dedim

 

Yumusamayacaktim. Ama dayanamiyordum öyle çok seviyordum ki

 

      –    Bana “Arkadasim” dedin. Ben senin arkadasin miyim?

      –    Az isim var. Görüsürüz…

      –    Klasik sen iste kaç bakalim

 

Kafami allak bullak etti yine. Neydi simdi bu, soruma cevap bile vermeden kaçti. Hafta sonu telefonum çaldi arayan oydu açmadim. Ertesi gün konusmamiz devam etti

 

  

      –    Bizim bir sonumuz yok biliyorum

      –    Bende biliyorum

      –    Beni eskisi kadar seviyor musun?

      –    Seviyorum ama bu ask beni yoruyor

      –    En iyisi söyledigin gibi arkadasça kalmak, uygun zamanlarda konusmak

      –    Sen bilmiyorsun ama ben sürekli ne yapiyor simdi Istanbul’a gitsem yaninda olsam

Durmadan bunlari düsünüyorum. Elimi omzuna atip elinden sikica tutup caddelerde turlamak…

 

Sasirmistim ilk defa bu kadar samimi sözler duyuyordum.

 

    –    Gözümün önünden gitmiyorsun

    –    Sende benim…

 

Keske böyle bitseydi iki arkadas kalarak. Nerden bile bilirdi dayanamayip yeniden baslayacaklarini. Sevdalarina ne yürekler ne insanlar harcanacagini. Kenetlenen ellerini farkinda olmadan ayrilacagini ve çok çirkin bir halde sevdigi adama veda edecegini…

9 YORUMLAR

  1. Harika ya!

    Devamini bekliyoruz. Ozele ait bir alana yazarinin izin verdigi oranda sizmak rontgen duygusu verip az uzsede insani yasanilandan bagimsiz dusunerek oyku tadinda okudugumdan, ozur dileyerek diyecegim tekrardan HARIKA…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here