O Içimizden Biri

0
172
  Yokusun basindaydi çok yorgundu.Ayaklari agriyordu.Adimlari o kadar yavasti ki oraciga çöküverecek gibiydi.Üsüyordu, kollari eskimis ceketine siki siki sarildi. Bu kis biraz sert olacak herhalde diye geçirdi içinde. Mevsim sonbahar olmasina ragmen ne kadar sertti hava.
 
  Yokus bu gün sanki bir kat daha uzamisti.Neden ayaklari agirlasmisti,yürümek istemiyordu adeta.Hava hafiften kararmaya ,sokak lambalari birer birer yanmaya baslamisti..Yokus bombos sayilirdi ,kendisi gibi tek tük insanlar vardi Henüz 20 yasindaydi ama dünyanin tüm yükünü omuzlarinda tasiyormuscasina çökkün ve yipranmisti .Görenler onun 20 yasinda olduguna inanmazdi Bir süre sessizlik oldu bu koca yokusta yapayalnizdi.Düsüncelere daldi.Babasi onlari terk ettiginde henüz 6 yasindaydi.Onun gidisinin her zamankinden farkli oldugunu anlamisti o küçüçük yüregiyle.Annesi dönecek demisti dönecek baban sana oyuncaklar getirecek .Yine birlikte oynayacaksiniz bahçemizde.Ama o biliyordu ki annesi o üzülmesin diye söylüyor ve yüregini avutuyordu.

Okula ilk basladiginda çok üzülmüs ama bir türlü aglayamamisti .Okula baslayan diger çocuklarin babalari ellerinden tutarak gelmisti.Iste o zaman babasindan nefret etti.Onun asla gelmeyecegine inanmisti artik Annesi gündelige gider,baskalarinin çamasirlarini yikar evin geçimini saglardi.Ilkokul 4. sinifa baslayinca annesi sik sik hasta oluyor ise gidemedigi günler maddi sikinti çekiyorlardi.Komsulari ilgilenirdi onlarla..Artik büyüdügünü evin erkegi oldugunu annesine yardim etmesi gerektigini biliyordu.éhep öyle derdi annesi sen evimizin erkegisin.”bu söz çok hosuna giderdi. Hem okula gidip hem annesine destek olmak ,okul harçligini çikarmak için mahallenin bakkalinda çiraklik yapmaya basladi.Çok zor yillar geçirdiler ,Okumayi çok seviyordu, doktor olacak annesini iyilestirecekti..Babasi gibi onuda kaybedemezdi.O her seyiydi,geceleri sulugunu dinlerdi annesinin onu kaybetme korkusu yiyip bitiriyordu.Zaman geçtikçe annesi kötülesti ilaçlari çok palahiydi kazandigi para hen karinlarini doyurmaya hemde annesinin ilaçlarini almaya yetmiyordu. okulu birakmak zorundaydi ,tam gün ,parasi daha iyi bir iste çalismalaydi.Karsi komsusu Ahmet amçanin yardimi ile bir marangoz atülyesinde çalismaya basladi.Her aksam eve dönerken atölye sahibi iki ekmek verirdi eve götürmesi için .Her hafta sonuda erzak verirdi çünkü çalismasindan çok memnundu .O ise basladiktan sonra müsterisi artmisti .Dükkanin bereketini artiran bu gence böyle tesekkür ediyordu.Yillar böylece geçti.Simdi 20 yasinda hayalleri yikilmis, sadece annesi için yasayan onun iyilesmesi için çabalayan biriydi.
Ilk kez bu kadar geç kaliyordu “annecigim merak etmistir.”diye iç geçirdi.Her aksam isten gelisini kapida beklerdi annesi ama son günlerde kapiya çikamaz onu bekledigini anlasin diye kapiyi açik tutar isiklari yakardi.Oda sokagin basina gelip te isigi görünce bir oh çeker rahatlardi.
Ah neden bukadar uzamisti bu yokus ,iyice üsümüstü.Nihayet birkaç adim sonra sokaklarinin basina gelecek isigi görecek tüm yorgunlugu geçecekti.Ama öyle olmadi .Bir terslik vardi ,annecigine birseyler olmustu,isik yanmiyor,kapi kapaliydi.O an anladi ki artik o cefakar ,çileli anacigi yoktu .Bu koca dünyada yapayalnizdi ..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here