Ögrencilerin Okul Veya Alan Seçimlerinde Aile Baskisi ve Tercihi

2
11
Evlenirsiniz, bir çocugunuz olur. “Ce ee” lerle büyütürsünüz. Derken bir bakmissiniz 6-7 yaslarina gelir. Okuma çagina ulasir. Çocuktur, okul bilmez, meslek anlamaz. Ilkokula yazdirirsiniz, güle oynaya okur. Ödevlerini yapmazsa kizarsiniz, o da yapar. Sinifini geçer, ilkokulu bitirip, ortaokula baslar. Ceketini giyer, kravat baglamayi ögrenir. Ortaokulu da basarisi düser veya düsmez bir sekilde bitirir.

Çocuk lise sinavina girer, kazanamaz. Olsun, dünyanin sonumudur? Ama anne-babalar için öyledir. “Lise olmadi ama üniversiteyi kesin kazanacak bu çocuk” moduna girerler. Aslinda söyle demek istemektedirler:

— Esek gibi çalisacak bu çocuk, isinin adi ne, gömülsün kitaba, digerlerinden üstün olsun. Bosuna mi büyüttük, “DIGER ÇOCUKLARIN BABALARI / ANNELERI kasim kasim kasilirken, biz neden…”

Iste mesele bu. Biz neden kasilamiyoruz, biz neden övünemiyoruz? Veli çocugunu robotluga sartlamistir.

Çocuk sinavi kazanamayinca, Meslek Lisesi sikkini direk eliyorlar anne-babalar. Böylece, çocugun yatkin oldugu meslek ya da yetenek dogrudan gözardi ediliyor. Çocuk “genel liseye” halk tabiriyle düz liseye kayit ettiriliyor. Üniversite sinavina endeksli yasiyor artik hayatini. Ailesi oglunun iyiligini istemektedir.

Plana göre sinifini geçecek, istedigi bölümü/alani seçecek, böylece hayat sartini yükseltecek ileride. Fakat beklenen gibi olmuyor. Ilk sinifini geçiyor çocuk. Sözel bölüme yetenegi var, fakat aile baskisiyla sayisal bölümü seçiyor. Ailesi onu doktor görmek istiyor çünkü.

Çocuk yogun baski altinda, stres yapiyor. Yavas yavas, derslerde basarisizliklar basliyor. Arkadaslar ediniyor, biraz daha eglenceli hale getirmek istiyor hayatini. Arkadaslarinin etkisi ya da merak ve özenme ile sigarayla tanisiyor çocuk. Daha sonra alkol. Zamanla birbirini tetikliyor bunlar.

Çocuk sayisal bölümde zorlaniyor ve sinifta kaliyor. Ailesi hala “ders çalismadigini” savunuyor. Çocuk ister istemez çileden çikiyor. Bu gibi olaylar sonucunda çocuk okulunu bitiremeyebiliyor, ya da uyusturucu batagina kadar sürükleniyor.

Bunlardan siyrilip da okulunu bitiren yok mu? Var elbette. Ama büyük çogunluk ya sinavi kazanamiyor -çünkü Anadolu ve Fen liseleriyle yarismakta- yada sinavi kazanip okulunu bitirdiginde, istedigi meslegi yapmamis oluyor.

Bahsettigim seyler hikâye degil, olanaksiz hiç degil. Gerçekten oluyor. Herkes için aynisini söyleyemeyiz ama kismen böyle. Çocuk bir birey olarak görülmeyip, karar verme hakki tanimadiginizda, bunlarin olma ihtimali çok yüksek.

Bu yüzden çocugunuz hakkinda tercih yapmadan önce, onun da haberi olsun. Belki istedigi bir sey vardir…

2 YORUMLAR

  1. Kesinlikle katiliyorum size yüzde doksan böyle…Aileler onlar adina düsünmeyi öyle güzel beceriyoruzki.farkina vardigimizdada geç oluyor..yada bu böyle devam ediyor .kenarindan kösesinden hemen hemen her aile bir parça yapmistir bunu ben dahil ben fark ettigimde oglum üçüncü sinifa gidiyordu .bir baktimki kendi yapamadiklarimi çocugumda görmek istiyormusum meger….hemen bir kesin dönüs zararin neresinden dönsen kar….kisiliklerinin gelismesi bakimindan ,karar verme yetisinin gelismesi için kendi hayatlari hakkinda seçim yapabilmeleri için onlari özgür yetistirmeliyiz.biz aileler deniz fenerleri gibi oldugumuz yerde durup yol göstermeli ama seçimi onlara birakmaliyiz. rotalarini kendileri belirlemeli.

    Asla baskalariyla mukayese etmemek gerek…her birey kendine özgü Tabii sistemde ayri bir konu.tabiki en iyi en güzel egitimleri almalarini istiyoruz ama kendi yasamlari hakkinda karar vermek en dogal haklari.yeterki saglikli olsunlar

    huzurlu olsunlar dogru olani yapacaklardir.biz aileler onlara bu ortami saglamali iletisimi iyi kurmaliyiz hepimiz kazaniriz o zaman yolunuz açik olsun gençler zihniniz açik ……..hepinize basarilar…

    sevgili XL çok önemli bir konuya deginmissiniz kaleminize saglik sevgiyle kalin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here