Ona Kadar Say ve Bit Simdi

14
43

   Bir özne yüklem uyumsuzlugundan ibaret benim hikâyem. Sevmek bana göre degildi, hata ettim. Bu hikâyenin konusu bastan sona ayni. Uzayan mesafeler, itelemeler, geri çekilmeler, gel-gitler.. Bir yandan yakici, öte yandan serinletici bir tezadin vücuda getirdigi pes edisler.. Tenha bir sokagin siyaha çalan loslugunda, iki yana dizilmis evlerin saçaklari koruyor beni yagmurlardan. Hal böyleyken sirilsiklam olmak ne haddime!?. Nitekim münasebetsiz, gayri ihtiyarî iki damla yas peyda oluyor gözlerimde. Ve metanet ile tahammülün ruhumdan uzaklasmasinin hemen ardindan, ilk firsatta süzülüveriyorlar kirpiklerimin ucundan.

    Ayakta durmak için yolunda gidecek seylere ihtiyaç var efendim!

    Zamanin geçerken biraktigi izler henüz yerlesmedi yüzüme, lâkin korkunç sey! Yakindir o tarih, bilirim.Aci içime nüfuz ettikçe, daha da yaklasiyor o an.. Görüyorum. Yegâne kurtulus çarem olarak birkaç yildiza yahut bir kandil isigina ihtiyacim var. Aksi takdirde ömrün son gurup isigi olan sükûnet de karisacak bu losluga!

     Üzerime gerilmis iki kanat gibi duran su saçaklarin beni daha ne kadar koruyacagi bilinmez yagmurlardan. Gamli, azametli, hoyrat ve bin sene evvel ortaya çikmisa benzeyen bu sizi çürümeye yüz tuttugu vakit, sems tekrardan belirecektir semada. Sirrin ifsasi bu denli ürkütücü olmamali zannimca.

       Teessür verici, ürpertici… Tüm iklimler musona karismis.Felsefi boyutta düsünemiyor aklim.Tek bir boyut, tek bir pencere..Heyhat, zulmün ta kendisidir bu boyun egdiren dalga. Yükte hafif, pahada daha da hafif bir bosluk. Hacimsiz, eylemsiz…

      Önceki maglubiyetlerime kiyasla daha yipratici ”bu kez son” dediklerim.Ve bu umulmadik anda beni yere çalan, sinirlari zorlayan darbelerin adi “hayal kirikligi” olsa gerek.. Ümidini kaybetmeyen tek bir hücre yok bedenimde. Tümleç yahut baglaç eksikligi var bütün sakli tümcelerimde.

       Sonuna dogru anlasilmaz, bastan sona paramparça. Mahrum kalmisim yasama sevincinden. Incinmis tek basina’ligim. Göklere bakmaktan iki adimda bir tökezleyisim, belki de bundan bu umarsizligim. Çocuklugum çamura saplanmis, gençligim soguktan zarar görmüs bir çiçek, ihtiyarligim bir açilmamis zarf. Lakin ilk andan son ana kadar hiç degismemis konusu hayat hikâyemin. Basligi yalan, sonu talan. Gözlerimi israrla kaçirdigim o tutsak deniz, islevsizligimi yüzüme çarpan sitemkâr eda… Yanlis bir sehir, yanlis bir Fatih ve olmamasi gereken bir fetih. Ayak sesini duydugum bir vahset! Mümkün degil, sürmez bu hayat! Ortadaki ölümden daha feci bir hakikat! Yaninda durmaya utaniyorum gölgemin. Bitise dogru, adim adim. Son nefes, son dem. Bu görecegim son bahar belki.

     Ona kadar say ve bit simdi.

Bir, dogdum.

Iki, agladim.

Üç, güldüm.

Dört, mutlu oldum.

Bes, mutsuz oldum.

Alti, asik oldum.

Yedi, kendime kizdim.

Sekiz, aska, hayata ve ona kizdim.

Dokuz, ask bitmedi hayat da o da.

On, ben bitiyorum iste!

   Bir veda degil bu.Ne oldugu muamma.Ölüm bekler iki dudagimin ucunda..Bir öpücükten, iki çift kelamdan ziyade..Ölüm efendim, ölüm..!

                                                                                                                             Esra.


14 YORUMLAR

  1. ask ne güzeldir,acisi bile bir baska her gün ayni insana yeniden asik olabilmekte bir marifettir.Tecrübeyle sabittir küçük can yalniz degilsin…

  2. dostcan??

    satirlarinin bir kismini alip yoruma kopyalayacaktim.. fakat hangisini alacagimi sasirdim diyebilirim.. bütün yazilarinin ayri bir güzelligi var, lakin bu yazin beni fethetti..

    ne diyebilirim ki.. yüregine saglik dostum.

  3. "muhtesem bir anlatim, kusursuz bir iç çekis derdine imrendim, bu ne saheser bir acidir böyle… Ey ask !!! "

    sirf dostcugumun yapacagi,böyle güzel bir yorum için, biraz daha aci çekebilirim sanirim :))

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here