Paranoya – Paranoyakça…

1
82

Safak ile kahve çekirdeginin sevistigi bir pazartesi sabahi; tamda kizarmis ekmek kokusunu içime çektigim ve bir bardak sütle islattigim taze bugdayimi köpegim Epikürosa verdigim gün.

Uyku mahmurlugunun gölgesinde piserken eriyen ben ve kivamim tutunca sekillenen haysiyetim. Artik ari durumda… Kimonona saygi gösterdim hep  bunu da unutma…

Rica!

Beyza’nin kadinlarini gördüm rüyamda. Hepsi çiplakti, ruhen ve bedenen ortada kalmis halleri yürek burkan cinstendi. Biri tost makinesinde tost yaparken öbürü kahvalti sofrasini hazirlamaktaydi ama ikisinin de  edep yerlerinde karpuz kabugundan kaputlar vardi. Kanatlari da vardi. Sarikanatlar; ortasi fil sekilli sinek kanatlar. Rahatsiz etti beni bu durumsal karmasalar. Gel zaman git zaman sonra beynimde adeta simendifer çuf çufu hatta ve hatta istimbot sireni gibi vizildadilar. Sinirlendim kadinlara…

Gelecek misin?…

Ha yok gelmeyecek gibi olursan  gider alirim bakkaldan çift sarili köy yumurtasi tadinda senden bir düzine. Ama  yok gelirim dersen iki sise Fransiz sarabiyla gel. Bordeaux  sarabi olsun ama özellikle dikkat et buna, içemem her mayayi, atamam mideme.

Ödül;  

Sana boeuf bourgogne yaparim parmak isirtan cinsinden. Hatirlar misin geçen kis yapmistim da çamlica tepesinde karlar altinda yemistik, sefer tasina koyup. Bu sefer de sarabin kalanini sevisirken içeriz los isikta,

Bilirsin…

Öteki gelisinde Yilmaz agabeyi de getir. Gravyer peyniri ayirdim  ona geçen ki alisveristen kalan. Ama hususi ona. Nasil da sever bilirim, devrimi  anlatirken çakildatmayi agzini. Kaç sabah ise geç kaldim hastalikli beynimde o ses… Saçlarina briyantin sürsün, ama limon kokulu olanindan. Tavlada yenmesi daha bir hos oluyor o zaman…

Sinirlenir mi?

Yara çikti kasimda. Doktor tirtil girmis dedi. “Peki” dedim. Konustum… Belki bir orta yol buluruz da  anlasiriz. Ne de olsa medeni yaratiklariz. O beni,  ben onu anlariz. Eh yabanci da sayilmaz en nihayetinde. Ama yok anlasamadik bu sefer… Misafirlerim çok bu ara kusura bakmasinlar

Olur mu?

Anlamadigim konularin basinda geliyor aslinda bu saçma durum. Bilemedim… Sen varken mi yoktular, sen gitmisken mi vardilar, gelmemisken mi gittiler hiç bilemedim. Ama cidden vardilar. Kimse inanmadi bana. Hep böle yapiyor bu insanlik.

Güvensiz!

Animsarim; geçen sene de torpido gözünde hamsi buldugumu söylemistim de 1 hafta baktilar yüzüme alik alik, sanki sorun bendeymis gibi. Off

Annemin her yil yaptigi portakal reçeli  ritüelleri tadinda dudaklarin olsa keske. Sikildim fistik ezmesinden, fistik ezmesinin benden usul usul kaçismasindan. Tereyagi ve süt, sürdüm kalbime…

Yumusarimi ki?

Ayrilmazdik  belki o zaman… Düsünüyorum da aslinda ne zaman yok oldun da,  ne zaman gittin de,  ne zaman geldin… Var miydin ki? Hos bunlari da hatirlamiyorum ya neyse.

Paranoya;

Kapi çaldi bizimkiler dizisinin müzigi tonunda. Memnun kaygisiz gibi açtim bende zaten kapiyi. O an farkli bir an… Kundera  tadinda bir an. Velet; 8–9 yasinda ya var ya yok. Sümüklü, potinleri gicir, kafasinda kirmizi bir kulluk var, saçlari alaburus kesilmis, anlasiliyor, belli ki buralardan degil. Olsa tanirdim zaten bizim buralarin origamik kafatasina sahip degil. Kâgit tutusturdu elime, gitti. Kaldim kapida öylece ardindan bakarken. Ani bozan yabanci korku filmlerindeki öttür geçli çaydanlikti. Geçen Sali almistim saman pazarindan. Hani sesiyle irkiltenlerden var ya hani tam dalmisken öter, onlardan iste.

Öttü. Irkildim. Banyoda buldum kendimi. Burnumda o pazartesi kizarmis ekmegi kokusu yine. Ama sütlü bugdayi yemis bizim oglan.

O yoktu…

Kapi-banyo arasi kayip. Amnestik yasam kaygisi doldu cigerlerime havadan. Aynaya baktim. Çok ani kestim bilegimi babamdan kalan eski tip kasaturayla. Sari, mavi, kirmizi daha sayamadigim binlerce kelebek vardi her yerde. Neseli sesler çikariyorlardi sanki. Fisildasmalar duydum kelebeklerden, manyakça yakarislar içinde olanlari da vardi ama yinede mutluydular, mutlu ettiler beni yoklugumda. Aratmadilar benden bir tane daha. Ne de asil hayvanlarmis bu kelebekler… Giderken anlamak zorunda miyim hep.

Kâgit düstü elimden. Son bir göz ucuyla baktim kelebeklerin arasindan kâgida.

“ O Hiç yoktu ki…” 

N.ÖYKÜ

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here