Paylasmak – Paylasmanin Önemine Dair…

5
76
Bence bu dünyada; “Ruhunu sevgiye, sevgi sözcüklerine kapamis biri kadar bahtsiz bir insan olamaz..” Neden susuyoruz? Niye firsatini buldugumuz bir anda sevdigimize, annemize, babamiza, çocuklarimiza, esimize-dostumuza, arkadaslarimiza, komsumuza güzel bir seyler söylemekten kendimizi alikoyuyoruz? Bunu hala anlamis degilim.
Hatta firsati kendimiz yaratalim, beklemenin bir anlami yok ki. Dünya geçici, dünya fani, bunu hepimiz biliyoruz degil mi? biliyoruz tabi ki. Fakat buna ragmen kendimizi niye kasiyoruz? Atasözlerini, güzel makaleleri yaziyoruz telefon mesajlarimiza, nickimize, space’imize, blogumuza her neyse iste, peki bu yazdiklarimizi uygulama asamasina getirebiliyor muyuz? Prensip edinmek istedigimiz bu güzel cümleleri günlük hayatimizda birilerine söyleyebiliyor muyuz? Iste önemli olan da bu degil mi zaten. Önemli olan “Ortami yakaladigimiz anda bu sevgi ve minnet sözcüklerini kullanabilmek! Ya da bu sözleri kullanmak için ortam yaratabilmek!”


Birakalim herkes ne ekerse onu biçer laflarini. Biz karsimizdaki insana bahçemize bir seyler ekmesi için izin veriyor muyuz? Bunu düsünmeye baslayalim bence. Eminim kendimizde de bir çok eksik bulacagiz. Insan hatayi önce kendinde aramali derler hep, arayalim bakalim kendimizde neler bulacagiz dünlere, geçen yillara ait? Bir sene sonu bilançosu çikaralim aldiklarimiza ve verdiklerimize dair. Zarar orani yüksekse huzur bulamayiz basimizi yastiga koydugumuzda. Fakat kar oranimiz yüksekse ne ala. Zaten bu kendini belli eder, kalbiniz huzurdadir ve etrafinizda daima size deger veren birileri vardir.

“Çok fedakarlik gösterdim, fakat bir tatli söz bile duymadim zaman verdigim, emek verdigim insanlardan” diyenlerde olabilir aranizda.. Bugünden tezi yok tepkisiz ve duyarsiz insanlar için üzülmeyi birakalim! Yukarda da belirttigim gibi “onlar ruhunu sevgiye kendileri kapamistir” hiç bir seyi paylasamazlar, paylasmayi beceremezler, çünkü bilmezler ki. Zavalli bir durumdadirlar fakat bunu idrak bile edemezler, kurum ve çalimlarindan bir gram taviz vermez böyle insanlar. Bunlar için dua etmekten baska çaremiz yok ne yapalim =)

Sevgi ve saygi, anlayis ve paylasmayi bilmek, özür dileyebilmek ve affetmeyi bilmek.
Ne güzel hasletlerdir bunlar. Bütün bu özellikleri bünyesinde barindiran ve en önemlisi de; bunu gerçek hayatta uygulamaya koyan bütün dostlar!

Hepinize selam olsun!

//yuRekTen..//

5 YORUMLAR

  1. Sevgili rukiye o kadar güzel yazmissinki ,seni kutluyorum güzel düsüncelerin için .

    Insani insan yapan seyler bütün bunlar huzur demek yasami güzellestiren daha kaliteli hale getiren seyler…deger verdikçe degeri artar insanin iyi örnek olun der annem beklentisiz yapmak lazim bazi seyleri yoksa bir manasi kalmiyor.

    Afetmek, özür dilemek ,sevgi sözcükleri, hosgörü ,paylasmak ne çok sey katar insana …. sevgi yoksunu olanlara yine sevgimizle cevap verelim.ellerine saglik yürekten misralar….

    Ben dostlarimi ne kalbimle ne de aklimla severim

    olurya kalp durur akil unutur

    ben dostlarimi ruhumla severim

    o ne durur ne unutur

    MEVLANA

  2. "sevgi yoksunu olanlara yine sevgimizle cevap verelim."

    canim hem fikiriz ne guzel. bazilari bunu polyanna cilik olarak nitelendiriyor olsa da, ben artik medyada, tv da kaba insanlarin kaba konusmalarini istemeyerekte olsa isitmekten, (cunku izlemiyorum bile seviyesiz programlari) incir kabugunu doldurmayacak anlamsiz kavgalarini dinlemekten, nette sutun sutun insanlarin hic yoktan birbirlerini olume kadar surukleyen komik (!) hayat hikayelerini okumaktan biktim usandim. guzel biseyler gormek istiyor gozlerim ya inan…

    dinlemek konusmak ve dertleri, sorunlari paylasmak varken kac "insan" omrunden oluyor ya… bu ne uzucu bir durumdur… hayat denen deger bu kadar mi ucuz … 🙁

    ve ozellikle kadinlar ve cocuklar yara aliyor cogunlukla bu gibi olaylardan. hele ki neo cahillerin yaptiklarina aklim erecek gibi degil. okumak nedir… okul yolunu tepmek ya da sadece sinifi gecip, diploma mi almaktir… okumak paralelinde kendini de gelistirmektir, kendi karakterimizde bulunan eksiklerimizi kulturumuz ve bilgimiz ile tamamlamaktir. oysa goruyorum ki ezbere gidiyoruz cogumuz. oysa ezberlenen bilgi bilgi degildir. makalede dedigim gibi, kendimize prensip edindigimiz ozellikleri "ha ben bunu prensip edindim, soyle prensipliyim, soyle dogruyum" deyip, ama pratikte bu prensiplerin bir maddesini bile uygulamaya usenen oyle cok okumus(!) insan var ki cevremizde, hayatimizda…

    hersey konusmak, anlamak ve paylasmakla deger kazanir. dusunsene sen dusuncelerini yazmasan, ben yazmasam o zaman bu yazdigimiz yazilar bile bir anlam ifade eder mi? okuyalim ve akabinde dusuncelerimizi de yorum seklinde dokelim derim ben. dokelim ki paylasalim ve paylastikca yasayalim. her ne sekilde dokmek ister isek, pozitif, negatif her turlu elestriye acigim, saygi cercevesi icinde… kaldi ki bu sitede ki uyeler bence cok ayricalikli.. yeri gelmisken bunuda belirtmek istiyorum. cok az bir zaman oldu araniza katilali ama bunu anlamak benim icin hic zor degil.

    fotograf konusuna gelince, secimi sevgili Serkana birakiyorum canim evet. o bikana kadar da bu durum boyle devam eder diye dusunuyorum :))

    ve daha nice paylasimlara… yorumunla sayfama deger kattin Emel…

  3. "Çok fedakarlik gösterdim, fakat bir tatli söz bile duymadim zaman verdigim, emek verdigim insanlardan" kesinlikle bu çogunlukta.

    ama artik öyle bir döneme girdim ki insanlardan dolayi artik hakketmiyorsa da üzülmüyorum beni üzse de..

    onlar acimasizsa bende öyleyim ama kimseyi incitmiyorum kirmiyorum..degisen sadece benim gücüm ve gerçekçilgiim oldu..bakis açim yani fakat naparlarsa yapsinlar artik umrumda degil…hayat bizim ..degerini bilelim sadece hayatn

emel serin için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here