Ruhu Düstü

2
109

Bu ara hiç olmadigim kadar cesurum, cesurlugumdan beslenen korkakligimla cephelere bürünüyorum, kaybedilecek bir savasa hazirlanan bir kral var benligimde. Ne taht’ta gözü var ne saltanata hakim. Hendekler kazip askerlerime siper yapiyorum, sonra kazdigim hendekleri topraklarla doldurup diri diri gömüyorum kahramanlarimi. Bu ara zamana kafa tutup çokça gülüyorum, gülümsemelerimden yaslarim, ruhuma anlatiyorum. ne ruhum benden razi, ne ben ondan davaci.

 

Büyüyor yillarim saçlarima kondururken beyaz çiçeklerini, humuslu düsüncelerimin verimliliginden dipdiri uzanan bembeyaz çiçekler açiyorum. Ne derdim verebilir cevabi ne ben sorabilirim öncelikli soruyu. Meraklarimdan beslenip yakiyorum anlamlari, teker, teker, tekil, tek sözlügümün cümleleri.

 

Dedim ya bir derdim var bugünlerde ne dert bedenden yabanci, ne beden dertten içeri. Dalip dalip boguyorum iç savaslarimi. Ne savasim biliyor galib’i, ne düsman deriyor hasati. Hani dökülmese kan, hani yaradan sizmasa bir kirmizi, hani soguk islemese derime diken diken, hani bin igne ayni anda saplanmasa hücrelerime, hani  ben yanmasam bu kadar içten, ne bilirdim ben koru, ne kor bilirdi  har’i.

 

Benligimden dogan çocuklarimin ellerinde tomurcugu eksik dikenler, ne ben gülden daha kirmiziyim, ne avuçlarim yüregimden. Çarsidan aldigim BIRTANE’mler, eve geldigimde saçilan binbir türlü taneler, çocuga sorsam heceler, bilmeyene sorsam söyler. Ne yar yürekten daha bereketli, ne de ask ayriliktan. Saçlarini komik komik kestigim, karsisina geçip bin türlü eziyetlerle ezdigim besleme mutluluklarim… ne mutluluk daha  üvey hüzünden, ne de tenim daha öz sevgiliden.

 

Ihtiyari bir savas bu ne kentlerim daha görkemli çekilen marazlardan, ne de hayat daha lezzetli aldigim hazlardan. Direnmiyorum, hendeklerime gömdügüm cesetlere düsmanlarim basiyor ayaklarini, sesler git gide yaklasiyor, hirslarla beslenip, öfkeyle bezenmisler muhtemelen kazandiklari en basit savas. Derken içlerinden seçebiliyorum bir ömür duymak istedigim, hani bana en tanidik olan, tahtima en yakisan sesi. Sükür ki ilk o basiyor bahçeme. Ilk o sesleniyor sabirsiz kalabaliga… yagmalayin RUHU DÜSTÜ !!! RUHU DÜSTÜ!!! RUHU DÜSTÜ !!!

 

LEVENT’DEN

2 YORUMLAR

  1. tuttummmmmmm :)) düsen en saglam kalen olmus kaç yazar?!. tutarim ben 😉

    dostcum yazilarini nasil begenerek okuyorum herhalde az çok anlamissindir, azicik da olsa gösterebilmisimdir… çok begendim bunu da tabi ki.. siyrilabilsek ya bu savaslardan!! ruh da ölse beden de, ölen hep biz degil miyiz? simdi dirilmek vaktidir ama.. bak tertemiz ellerimde o ruh.gelsin alsin sahibi ve alip basini gitsin uzaklara.çokca yagis alsin topraklari ki yikansin, gitsin humusu.o beyaz çiçekler mateme bürünsün ,siyahlar giysin..

    anlatmak istedigim çok sey var biliyorsun 🙂 insan ve savaslari.. bunu senle daha sonra konusuruz.kalemine, güzel yüregine saglik dostcum..

  2. bir gün hani zamanin en genis vaktinde uzun uzun konusalim dostcum, insanlari ve yok oluslari.

    ha birde biliyordum tutacagini =))

    çok tesekkür ediyorum güzel yüregine.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here