Rüya…

0
58

Her günü bir biriyle ayniydi. Arada yani acil bir isi oldugunda disari çikiyor, iki- üç saatte bitirip, dönüyordu. Arkadas grubu olmadigindan,tek basina olmayi alismisti. Ya da öyle saniyordu. Geceleri kurdugu hayaller tezgahinda, henüz hiç bir hayali gerçek olmamisken, bir de aski koysa hali nice olurdu? Düsünmesi bile bir yandan güzel, bir yandan korku vericiydi. Aman! zaten dört duvar arasinda kimi bulacakti ki? Balkon demirlerine asik olacak degildi ya?  Aslinda, biraz konuskan olsa, bir de elleri olsa… Ay! Ne saçmaliyordu öyle?  Yalnizliktan iyice beyni sulanmisti. Neden uyaniyordu ki? Zaten yarini bugün 
yasamiyor muydu? Yine “siradan” lafini siradan yapan bir gün geçirecekti, Yildiz. Gençti, ama ruhu bin yasinda gibiydi.
Sabah oldugunda cani yataktan kalkmak istemiyordu.
Hep aklindan ayni soru geçiyordu: Neden sabah oluyor ki? Mutlu insanlari gözümüze sokmak için mi?” Ama bu sorunun hiç bir zaman mantikli bir cevabi yoktu, olamazdi da…

Annesinin “yildiiz” diye bagirmasiyla ve irkilerek, asker gibi hazira geçmesi bir olmustu. Kahvaktiya geçerken, bastona ihtiyaci olan neneler gibiydi. Kahvaltidan sonra çantasini alip çikti. Bir isi oldugundan degil, amaci zamani öldürmekti. 
Vitrinlere bakinirken, hayranlikla seyrettigi elbise birden kayboldu. Yüzünü göremedigi el, cama fis fisla su sukiyordu. 
Sonra bir ayak ve en sonda yüzünü gördü. Cama sikilan su silecekle silindiginde göz göze geldiler. Ama cam silme isi
bittiginde araya cansiz manken girmisti… Onunla birlikte bütün büyü bir anda yok oldu. O günden sonra ayaklarini sürüye sürüye çikan Yildiz, kosarak çikiyordu.

Bunca zaman sonra sans ona da gülmüstü. O magaza da ise basladi. Vakit buldukça sohbet ilerledi. Derken disarida bulusmalar basladi ve bir yil anlamadan geçmisti bile… 

Ise gittiginde hiç beklenmedik bir olayla karsilasti. Bu sefer camda silecek degil, su cümle yer almisti: “Gök yüzümün Yildizi olur musun?” Bu yaziyi görünce dona kaldi. Daha saskinligi üzerinden atamamisti ki, kibar bir yüzük takilmisti çoktan. 

Bir yil içerisinde hem nisan, hem de dügün yaptilar. Üç-dört yil sonra da kendi butiklerini açtilar. Bu zaman içerisinde ise, bir kizlari oldu. Adini “Rüya” koydular. Kizlarinin adini butige de verdiler. Iki yalniz, bir rüyadan gerçek hayata atildilar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here