Safa Yeprem – Gülnur Sayar Gitar Piyano Dörtlüsü – 1

4
49

Güzel ve günesli bir Cumartesi günündeyiz. Saat öglene yaklastikça günes iyiden iyiye kendini ortaya çikartiyor, eskilerin deyimiyle Kasim ayinin basinda tam da bir pastirma yazi yasiyoruz. Bugün sizlerle paylasmayi düsündügüm söylesi müzik üzerine. Hem de öyle bir müzik ki yillarin birikiminden, deyimlerinden ve gerçek anlamda yasanan bir müzikal birliktelikten süzülerek gelmis bu günlere.

Bugün konuklarimiz, geçtigimiz günlerde piyasaya çikan Empati adli müzik albümünün müzisyenleri: Safa Yeprem ve Gülnur Sayar Gitar-Piyano dörtlüsünden iki kisi. Yeprem gitarda, Sayar ise piyanoda dile getiriyorlar asklarini, sevdalarini, duygularini, düsüncelerini. Kosuyolu’nda güzel küçük bir yerde bulusuyoruz. Önce dostlugu pekistirmek adina birer kahve içiyoruz birlikte. Gülnur Sayar’i fotograf gruplarindan taniyorum. Taniyorum derken yüz yüze bir görüsmüslügümüz yok, ara sira fotograf ve müzik üzerine olan paylasimlarda karsilikli paslasiyoruz o kadar. Safa Yeprem’i ise ilk kez Gülnur Sayar’in internet ortamindaki paylasimlarindan taniyorum ve daha önce tanimadigim için pisman oluyorum. Kahveler yudumlanirken, selamlasma faslindan sonra girisiyoruz sohbete.

Bu arada iki kisi olmalarina ragmen kendilerine ikili yerine dörtlü denmesini tercih ediyorlar. Çünkü onlar, müzikal birlikteliklerinde kullandiklari müzik enstrümanlarini da birey yerine koyuyorlar ve böylece Gitar Piyano Dörtlüsü ortaya çikiyor.

Müzik geçmislerini ve nasil basladiklarini konusurken, baslangiç hikâyelerinin benzerligini dile getiriyorlar. Sayar söyle anlatiyor piyanoya baslamasini: “Çocuklugumda evimizde bir Fransiz piyanosu vardi. Piyanonun evimize nerden geldigini bilmiyorum, evde kimse çalmiyordu. Ablamin ögrenmesi için evimize piyano hocasi gelip gitmeye basladi. Benim yasim küçük oldugu için ögrenemeyecegim düsünülmüs olsa gerek ki beni derslerden uzak tutmaya çalistilar. Ancak ben gizli gizli onlarin derslerini dinleyip bir seyler ögrenmeye çalisiyordum. Bir süre sonra çalistiklari bazi notalari, bölümleri ögrendigimi fark eden piyano hocasinin dikkatini çektim. Ailemle görüsüp benim de müzige yatkin oldugumu ve egitimle desteklenmem gerektigini dile getirdi. Bu vesileyle ablamla birlikte piyano egitimi almaya basladim. 

Sonralari o devam etmedi, ama ben devam ettim, sürekli çalistim, hep daha iyi piyano çalmak için ugrastim. Yillar sonra bir Fransiz Hocam, piyano çalma tarzimi degistirmeme neden oldu. Gerçek anlamda piyano çalmayi ve teknikleri ondan ögrendigimi söyleyebilirim. Bu sayede kendimi daha fazla gelistirmeyi basardim. Artik müzik ve piyano vazgeçilmezlerim arasindaydi. Güzel Sanatlar Lisesinde müzik ögretmenligi yapmaya basladim. Ayrica Ingiltere Kraliyet Akademisi’nin 8 programlik egitimini disaridan bitirebilmek için dönem dönem Ingiltere’ye gittim. Bu arada esim sayesinde fotografla tanistim. Amatör olarak fotograf çekmeye basladim. Fotografta piyanodaki kadar iddiali degilim, ama her gün yeni seyler ögreniyorum ve vakit buldukça fotograf çekmekten keyif aliyorum.”

Burada biraz ara veriyoruz, kendisi dinlenirken bizler kahvelerimizden birer yudum daha aliyoruz. Bu kez ben Safa Yeprem’e dönüyorum. Yukarida degindigim gibi müzikal baslangiçlarinin benzerliginden dem vuruyor ve devam ediyor: “Benim hikâyem de benzerlik içeriyor. Evde agabeyim gitar ögrenmeye baslamisti. Eve düzenli olarak bir gitar hocasi geliyor ve birlikte çalisiyorlardi. Yasim küçük oldugu için benim ögrenemeyecegim düsünülmüstü, halen de bu sekilde yaygin bir yanlis düsünce var. Ben de evdeki dersleri gizli gizli izler, ögrenmeye çalisirdim. Abimden gizli, gitarini alir ve çalmak için çabalardim. Bir gün gitari alirken abime yakalandim, ben çok kizacagini düsünürken o beni dinlemek istedigini söyledi. Elimden geldigince, onlardan ögrendigim seyleri çalmaya basladim. Abim, basarili oldugumu görünce müzikal yasantima gerçek anlamda ilk adimlari atmis oldum. Artik birlikte ögrenmeye ve çalmaya basladik.”

Bu sirada ben araya giriyorum ve “Yani bilindik anlamda ‘kiz tavlamak’ maksadiyla ögrenmediniz gitari, öyle mi?” diye soruyorum. Karsilikli gülüsmeler sonrasinda “Hayir, öyle bir maksatla ögrenmedim, hatta ise yarayip yaramadigini bile bilmiyorum çünkü gitari bu is için hiç kullanmadim.” yaniti geliyor. Ardinda da orta ögrenim geçmisinde yasadiklarini aktariyor: “Küçük yasta gitara baslamistim ve sürekli çalisiyordum. Ortaögrenim dönemimde artik gitari iyiden iyiye çalabiliyordum. Ancak nedense okuldaki müzik koluna bile almadilar beni. Hatta sonraki dönemde lisedeki müzik ögretmenimiz tarafindan kurulan ve ögrencilerden olusan müzik grubuna bile dahil edilmedim. Çok sasirmis ve üzüntülüydüm. Yillar sonra o hocami gördüm, sarildim elini öptüm. Kendisine sitem etmedim, sadece o günleri yad ettik. Belki de beni bu çalismalara dahil etmeyerek farkinda olmadan bana iyilik bile yapmis olabilir diye düsünüyorum.”

Söylesimizin devamini ikinci bölümde okuyabilirsiniz. 
Sakarpiyon. 
 
Editörün Notu: bu, su veya o yazilarindan bir tanesine 21 / 26 Arlik tarihleri arasinda yorum yaparak yorumunun sonuna “Renklidergi” ibaresi ekleyenler arasinda yapilacak çekilisle 3 talihliye Safa Yeprem Gülnur Sayar imzali albümü hediye edilecektir.

4 YORUMLAR

  1. müzik hayatimizim bir parçasidir.

    kimisi onu ekmek parasi kazanmak için ögrenir kimileride amatör olarak ögrenirler mesela ben gençligimde baglama çalmayi biraz ögrendim ama ben amatörüm kendime göre çalarim.

    ve bizim zamanimizda biz askerken radyo bile yoktu elektirkte yoktu bizim bölükte iste o zaman bu baglama bizim bölükte bir eglence kaynagimizdi onunla iki sene askerlik yaptik o zaman.

    ve insanlar bos vakitlerinde bir seyler yapmali ögrenmeli bu kendileri için iyi olur ve ben hala ara sira baglamami kendim için çalarim ve bir baglamam vardir ara sira onu çalar vakit geçiririm eylenirim onunla r.ç.

  2. pek tabiidirki müzik insanlari etkisi altina alir.

    ve onlari baska boyutlarada tasir.

    elbetki hepimizin ona ihtiyaci var.

    sanki ekmek su misali dir.

    iste tabiattaki yedi kuvvetten biriside müzik dir

    çünkü onda yedi nota vardir saygilar ve selamlar. r.ç.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here