Sahnendeki Kayip Ses

4
74

Paspasinda bir seher artigiydim artik Gözlerine rimel çeken kadin, dudaklarinda ise kirli bir güzün ve beni sevmeyen kirmizi ojelerinin altyazisini okuyamamistim…
Umutlar yasanmisliklari hayal ederken, benim tiyatrom sona ermisti çoktan… Sahnenin ortasinda elimde kocaman bir yitirilmislik ile sana bakiyordum.

Bugulu gözlerimde tasidigim anlarin bir rol verilmislik oldugunu idrak etmem ise çok sey götürecekti kirli hayatimdan… Belki de eskiten, kirleten, biraz da olsa nemlendiren yasamimi… Oynadigim, büründügümüz rollerdi.. Incinmislik damarlarima enjekte ettigin bir zehirdi, zehirledikçe sana bagladi ruhumu. Daha fazla incindim, daha çok acidim aslinda ama ben bir tutkundum. Kurtarilmayi bekleyen bir esirdim hücrelerinde ve vazgeçemeyecek kadar acizdim. Sadece sen çekip alabilirdin beni bulutlara, hayallerimdeki o insansin ya… Ve aniden kapandi perdeler dedin ki küstahça “oyun bitti…”
Ben rolünü benimsemis hayati haline getirmis saf aktör… Öylece bakakaldim suratina. Simdi sert bir esinti hissediyorum tenimde, rüzgâr bir tokat misali çarpiyor suratima. Ve aldanmisligima aciyorum. Kiziyorum kendime aslinda; Subat ayinda günes kavurmaz suratimizi, rengârenk çiçekler açmaz, kuslar ötüsüp durmaz bir kis sabahi. Yanindayken tarifsiz duydugum güven ve huzur simdi ne kadar acitiyor, parçalari batiyor kalbime… Oynadigimiz oyun ne kadar adice yazilmis, gözlerimden süzülüyor aitlik izleri… Bir film seridi gibi geçiyor tüm anlarimiz, bir bir resmedilmis sanki…

Ve artik çok üsüyorum, artik sogugu hissedebiliyorum… Kanimin donmak için çabaladigini anliyorum, damarlarimdaki sen tasinamiyor vücudumda. Artik üsüyorum, mevsimler günlerden bihaber ilerlerken ben günesi hissedemiyorum. Aydinlikta körebe oynuyorum, sanki zifiri her yer. Bugulu bir resminde hatirladigim gözlerine inat kulaklarimda yankilanan sesini mi ariyorum hala?
Umut sahnenin tozlu hayallerinde uçup gitti avuçlarimizdan. Tutmak için çabaladik mi yoksa seyretmek miydi yaptigimiz önemi yoktu artik. Umut bizdik ve biz basladigin oyunda acizce tükenmeliydik. Sonumuz belliyken nedendi bu ütopya? Neydi bu sonsuz mutluluk hayali? Neden kandirilmislik vardi bu denli kirlenmislik?
Bir parça dürüstlük isterdim, yaninda bir parça sen olmaliydin yeterdi bu bir roman yazmaya. Gerek kalmazdi o zaman 3 perdelik oyunlarda son bulmaya.
Rimellerine yas degmis bir kadinin tutkuya esirligi agir gelirdi sahneye,
Bir gerçek hayatinin oyunu,bir oyun hayatinin yalani olmussa.
Belki susmaktir en iyisi,
Belki gitmektir…

Üzülme,istemem öyle gözlerin dolsun ve hatirla bize dair tüm gerçekleri..
Ama yine de, unutma!
Unutma beni…

Hande Taskin / 27 Nisan 2009

4 YORUMLAR

  1. Benim sahnemde hersey degiskendir, ve sessiz sinemadir yillardir oynadigim oyun, hiç birseyin sesi çikmaz, gözler mimikler ve dudak hareketleri vardir, dilsizlerden seçerim kadromu, çünkü bende bir dilsizim…

    Benim senaryom degiskendir, her saniye birseyler degisir, satirlar cümleler kelimeler, sahnemdekileri hersey zannederim bazen ben bile herseyi oynarim, dilsiz kadroma konusmayi ögretirim ben bilmezken, sonra insanlarin oldugu dogaya salarim onlari, konusmayi ögrendiklerinde, duygulari hissettikten sonra, canlarinin yanabilecegini hissettiklerinde, iyiyi kötüyü ayirabildiklerinde, kötülerine eklenirim onlarin, sizofren bir senaristim ben…

  2. insana en çok bu dokunur,unutulmak…hatirlanmamak…

    unutulmuyor hiç bir sey sadece zamanla olmayisina alisiyorsun,ellerin baska elleri sariyor unutmuyorsun ama genede hatrinin bir kösesinde kalsada hayat bi yerde devam ediyor hersey akip giderken sende akisina birakiyorsun yasamini ama unutmuyorsun aslinda yüzünü gömüp unutmayi o kadar çok istesende anlar sana sicak gülüsünü kokusunu getiriyor unutamiyorsun…

    bir gün gelirde unuturmus insan en sevdigi hatiralari bile,bari sen hergece yorgun sesini saat onikiyi vurdugu zaman BENI BENI UNUTMAA beni beni unutmaaaa beni unutma çünki ben hergece o saatlerde seni yasar ve seni düsünürüm hayal içinde perisan yürürüm sende karanligin sustu yerde BENI BENI UNUTMAAA beni beni unutmaaaa beni unutma…

  3. Evet yasananlar unutulmuyor, iyi kötü anlar, yasanmisliklar, mutluluklari ve acilari… Herseyde karsindakine ait izleri buldugun için vazgeçemiyorsun. Ama bir yerde durdurmak lazim içini, bazen gerçekten hakedilmiyor degerler… Tesekkür ederim delidivane harika olmus, eski bir Hande yorumu gördüm orda buldum biraz kendimi. 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here