Sair Ölmeli-The Poet Must Die

22
91

Sinir Kisilik Bozuklugu hastaligi ile birlikte seyreden Manik–Depresif duygu dalgalanmalarina daha fazla katlanamayacagima karar verdim bugün. Bugün, bîtap ruhumla bedenimin bu âlemdeki varliklarina son vermeye karar verdim. Kendimi bildim bileli, otuz yildir süregelen bu iskenceye bir dur demenin zamani geldi artik. Yasamak denen bu oyundaki rolüm sona ermeli ve perde kapanmali benim için.

Kisilik bozukluguKollarim, bedenim kesiklerle dolu; geçmisimse intihar girisimleriyle. Perdelerimi sikica kapali tuttugum, gün isigina dargin dairemdeki salonda kendimi yatistirmaya çalistigim kanepe üzerinde yatar vaziyetteyim son alti aydir. Sadece tuvalet ve yemek ihtiyaçlarimi karsilayip, psikiyatrimin verdigi ilaçlari almak disinda kalkmaya takatim yok bütünlestigim bu kanepe üzerinden. Sadece nefes alip veren bir ölü gibi uzanip biraz huzur(!) buldugum bu kanepe, ben ve sesler; atesler içerisinde yanip kavrulan çaresiz insanlarin sesleri, amansiz çigliklari.
Otuz yillik; aci ve buhranlarla örülü yasantim boyunca beni en derinden etkilemis; defalarca izleyip de doyamadigim filmdir Stephen Daldry’in yönettigi “Saatler” (The Hours). Biz filmi izlemis olanlar Ed Haris’in canlandirdigi Richard Brown adli AIDS hastasi sairin, sirf kendisini kaybetmekten korkan ve böylece kendi yasamindaki çikmazlarla yüzlesmekten kaçinan Clarissa Vaughan için yasamaya devam edip içinde bulundugu iskence dolu yasama(!) katlandigina sahit oluruz. Sonunda, kendisini hapsettigi karanlik dolu dairesindeki pencereden acilariyla vedalasip huzurun; ölümün kollarina – izdirap içerisindeki – ruhuyla bedenini saliverip özgürlestigi, isiga kavustugu sahnedeki gibi kendi yasantima son vermeye karar verdim ben de az önce açip perdelerimi aydinliga. Tipki Virginia Woolf’u canlandiran Nicole Kidman’in filmin can alici bir sahnesinde “The poet must die!”Sair ölmeli! – dedigi gibi; ben de ölmeliyim artik, bu karabasana bir son vermeliyim! Zamanim geldi! Bugün o gündür iste! Daha fazla takatim kalmadi. Tanridan beni affetmesini dilemeyecegim. Aksine ben onu asla affetmeyecegim!

antidepreanBeni seven kardeslerimle arkadaslarim; ama en çok saçlari agarmis, kaderin sillesini defalarca yemis sirtinda kirmizi mantosu ve gözlerinde gizlemeye çalistigi hayat kiriklariyla annem ile bana tutkuyla baglanmis, sevgiyle yüregi kus gibi çarpan hayatinin baharindaki sevgilim üzülecekler biliyorum buna. Yasanip son bulmus her kederin en büyük ilâci olan zamanin onlarin da yarasina merhem olacagini ummaktan baska çarem yok. Bugüne dek içerisinde yasadigim bu cehennemde yanip kavrulmaya ama yine de yasamaya annemle kardelenim, melegim için katlanmaya çalistim; ama artik takatim kalmadi. Dilerim benim gidisimle yasamanin ne kadar güzel bir serüven oldugunun bilincine varip sikica tutunurlar yasama ve beni affedebilirler bir gün.

Psikiyatrimdan gizli, aylardir biriktirdigim yüz seksen alti tane ilâci almaya gidecegim az sonra. Kot pantolonumun arka cebine, sözlerini Sezen Aksu’nun yazdigi rahmetli Uzay Hepari bestesi olan bir Askin Nur Yengi sarkisi; Karanfil’in sözlerinin bir kismini degistirerek yazip koydum. Elveda…

Kirilsam da

küssem de

hayat bu

ben affettim

siz de affedin

olur mu?

Sezen Aksu

Agustos 2006

22 YORUMLAR

    • Sevgili BatoR ne yazacagimi bilemiyorum inan ki. Bazen an geliyor insan dönüp de kendi kendinden bile ürküyor. Yukaridaki metni yaklasik bir hafta önce; intihar girisiminde bulundugum 7 Agustos 2006 günkü düsünce ve hislerimi esas alarak kaleme almistim. Içiniz rahat olsun! Her ne kadar kalemime karamsarlik hakim olsa da, kendi adima ben pes etmemeye ve hayata simsiki tutunmaya kararliyim. Kendime sözüm var -pes etmeyecegim.

      Sevgiyle ve mutlu kaliniz 🙂 

    • Sevgili Nilgün bence de sairler ölmemeli. Inadina yasamali, inadina sarilmali hayata. BatoR arkadasima yazdigim cevapta da belirttigim gibi, "Sair Ölmeli" Agustos 2006 günkü bir deneyimimi esas alarak günlük tarzinda kaleme almaya çalistigim günlük tarzinda bir deneme yazisiydi. Kurgu degil, tamamen gerçek deneyime dayali olarak yazilmis oldugundan biraz endise yaratmis olabilirim -sizleri endiselendirmis ya da üzdümse çok özür diliyorum. Yazimin en altina AGUSTOS 2006 tarihini koymus olmama ragmen pek dikkat çekmemis demek ki. 🙂 ,

      Arkadasim, sevgili Nilgün gün geçtikçe; kendimle ve yasamla aramdaki barisi güçlendirdigimi hissediyorum. Yeni dogan güne göz kirpmaya ve de perdelerimi bir daha ASLA isiga kapatmayaya kararliyim. Mücadeleye devam :))

      Iyi ki varsin Nilgün. Sevgiyle ve hep mutlu kal! :)) 

      • Dünya çok küçükmüs.Bugün Nese Yasin telaslandi telaslandiran ben oldum.birkaç gün önceki konusmalardan sonra böyle bir yazi okumak beni önce sasirtti ama hayat söz konusu oldugunda bekle gör düsüncesi bana uygun degil.Telaslanirim yanilsam da vicdanimin rahat olmasini isterim.Eger bu yazi yeni yazilmis bir yazi olsaydi ve ben sadece okuyup geçseydim vicdanim yasadigim sürece kanardi.006 ayrintisina dikkat edemedim.Akdenizli olmanin telasi iste.

        "Yani, öylesine ciddiye alacaksin ki yasamayi,
        yetmisinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
        hem de öyle çocuklara falan kalir diye degil,
        ölmekten korktugun halde ölüme inanmadigin için,
        yasamak yani agir bastigindan."

        Nazim Hikmet
        1947

         

  1. Kolay mi öyle çekip gitmek? Bugün yazinizi okudugumda Neseyi aradim Istanbul yolcusu olmasina ragmen  merak etti ve adresini buldular.Buralardan oralari ayaga kaldirdik.Nese çok korktu ben de.Biraz önce aradim Istanbulda eve yeni girdi iyi oldugun haberini vereyim dedim o da bana haber verdi.Eve girildi diye kizmissiniz ama böyle seyler yapmayin bu çok ürkütücü.Günüm kötü baslamisti yaziniz tuz biber ekti..Neyse yeni dogan güne merhaba..

    • Tamamen bir yanlis anlasilmadan dolayi sizi üzdügüm ve de endiselendirdigim için gerçekten çok üzgünüm. Ilginize de ne kadar tesekkür etsem az kalir. Ne yazik ki sizi üzdügüm gibi, Nese Yasin hocami ve beni seven eski is arkadaslarimla üniversitedeki diger hocalarimi da üzüp endiselendirdim. Çok üzüldüm gerçekten. Evime girilmesine kizmis olmam anlik bir tepkiydi; tabi ki bunda kizacak birsey yok. Çok üzüldüm yanlis anlamalara sebep oldugum için. Nese hocama da facebooktan mesaj atip tesekkür edip bir özür dileyecegim.

      Yeniden tesekkürler ve özür dilerim. Yeni dogan güne umutla ve sevgiyle merhaba diyorum arkadasim. 🙂

      Sevgiyle… 

  2. Önemi yok ki.Hayati sikica kavradigini görmek harika .Ben her sabah günesin dogusuna sasiririm,mevsimlerin sasirmadan birbirini takip etmesine sasiririm,bir agacin iki yapraginin birbirine benzememesine sasiririm.Hayat bu kadar sasirticiyken yakala hayati saçindan çevir yüzünü kendine.Zaten artik öyle oldugunu gördüm.Kötü baslayan günüm böylece güzel bitti.Selamlar..

    • Mahvettigim gününüzün, en azindan – son anda olsa bile – bir sekilde güzel bitmesinde katkim olmussa ne mutlu bana. 🙂 Saygilar ve selamlar arkadasim…

  3. Arkadas çok korktuk. Sizi burada görmekten mutlu oldum. Herkesin çok aci hikayesi var inanin. Inadina yasamak her seye ragmen hayat güzelllll..

  4. Günaydin güzel insan; günaydin sevgili mavideniz 🙂 Sizleri korkuttugum için çok üzgünüm ve de tekrar özür diliyorum. Haklisiniz, herkesin aci hikayesi vardir mutlaka. Hayat böyle! Acilardan geçmeden ne yazik ki olmuyor! Acilarla büyüttük kendimizi ve devam ediyoruz yasamaya; bir yandan geçmisteki acilari gömmeye çabalayarak bir yandan da su an hayatlarimizda var olan zorluklarla mücadele ederek. Önemli olan sadece bunlara odaklanmayip yasamdaki güzelliklere gözlerimizi açik tutmak ve tutkuyla, inadina hayata sarilmak hayata!  Acilara ragmen, acilara inat yasamak!

    Sevgiyle 

     

  5. Sizi hiç tanimamis kisilerin,

    Sizin için endise duymasi bence hayranlik verici bir durum.

    Diger yandan, yazinizin bu kadar basarili olmasi tek neden bence…

    Oysa bu yaziyi o an ki gerçeklik içinde dogurmus olmaniz, bir o kadar canini yakiyor okuyanin…

    Sonra o okuyan da sizin için endise ediyor.

    Bu satirlari yazan ben; bu durumu garip kelimesi sinirlarina mahkum etmektense, hayranlik kelimesi ile özgürlügüne kavusturuyorum…

    Sonra bu yaziyi 2006 yazinin gerçekliginde yazmis olmanizin hüznünü yansitmaya çalisiyorum.

    Bir de bakiyorum ki;

    Kaçinilmaz Kisir döngü içinde yuvarlanip, yuvarlanip, yuvarlanip duruyorum. 

  6. BatoR inan ki ne yazabilecegimi bilemiyorum. Sanirim tüm kalbimle tesekkür etmekten baska yapabilecegim birsey yok! TESEKKÜR EDERIM!

    Sevgiyle 🙂

     

  7. Ikisi de çok iyiler. Keyifleri yerinde, büyüyorlar 🙂 Gün geçtikçe daha bir sevimli daha bir güzellik geliyor yüzlerine :)) Julie balkondaki masanin altinda sekerleme yapiyor. Isaac ise masanin diger köse altina uzanmis, arada kaçamak bakislarla beni izliyor. 

    Bugün ne yazik ki yan komsumdan sikayet geldi. Apartmanda benden baska köpek besleyen yokmus gibisinden abuk subuk bir cümle ile giris yapip dakikalar süren bir konusmayla sabrimin sinirlarini zorladi. Kibarca basimdan savdim. Dilerim köpeklerimden ayrilmak zorunda kalmam. Onlar benim çocuklarim ve kolay pes etmeyecegim eger sorun olmaya devam ederse sevimsiz ve huysuz kadin! Bu arada -Isaac da uyuya kalmis :))

     

     

  8. Sevgili Alex, nefesimi tutarak okudum yaziyi ve sadece içindeki karanligi bosaltiyor olmali dedim.Bunu yapamaz, yapmadi. Yaniltmadin beni arkadasim.Acilar,kaoslar,karanliklar,bilmeceler… Sayabilecegim kötü bir dolu sey… Ama kirmizi mantolu kadin? Hayatinin baharindaki sevgilin? Çözmen gereken sana dair, yasama dair bilmecelerin? Hepsinden önemlisi senden okuyacaklarimiz? Daha yazilmamis ama bekleyen misralarin… Ölmek.. ölmek ne güzel sey… Ama henüz haketmedik o sonu.. Daha çok firin ekmek yemek gerekiyor. Bazen aci, bazen tatli bir asa katik yapip…

    Seni tanimak beni rahatlatiyor. Dinginlesiyorum. Bana bu etkiyi yapan sen ! Kendine neler yapamazsin ki… Sakin hayatindaki hayatlardan uzaklasma… Burayi sensiz düsünemiyorum…

    • Sevgili Gülce, sana çok tesekkür ederim arkadasim. Iyi ki Renkli Dergii kesfettim, iyi ki Renkli Dergi sayesinde sen ve senin gibi birkaç sevi dolu, içten arkadaslar edindim. Iyi ki varsin; iyi ki varsiniz! Sizlerlerden uzaklasamam çünkü hayatimda çok önemli yer tutuyorsunuz. Sizlerden çok sey ögreniyorum. Kirmizi mantolu kadindan, sevgilimden, senden ve öteki Renkli Dergi dostlarimdan uzaklasmam imakansiz çünkü sizler sayesinde hayata daha siki sariliyorum; varliginiz bana güven ve huzur veriyor. Iyi ki varsin dostum. Iyi ki varsiniz!.. 🙂

      Seni seviyorum dostum :))  Sizlerle paylasmaya can attigim daha çok proje var zihnimde, kalbimde…

      Sevgiyle hep mutlu kal dostum

      xxxxxxxx 

  9. Mavidenizin Mutlu Yillar Sana adli yazisina aglayamiyorum diye yazmistim. Simdi agliyorum. Belki bundan bir hafta öncesine kadar yapabildigim gibi saatlerce olmuyacak bu seferki; sadece bir kaç damla yas belki ama oldukça rahatlatti. Fondaki müzik beni gerse de gerilmekten memnunum bugün. Yazinizi okuduktan sonra niye yasadigimi oturup düsündüm tekrardan. Açikçasi geçerli hiç bir sebep bulamadim. Ölsem de görmeseydim dedigim zamanlar vardi bir hafta öncesinde ama hayat çok daha anlamliydi. Simdiyse yasam da sanmiyorum pek bir sey degissin. Öte yandan madem bir sey degismeyecek niye yasiyorum diyorum kendime. Cevabi biliyorum ama yine de yasamak için yeterli gelmiyor. Bu yaziyi yazdiktan hemen sonra intihar etmeye kalksam sonucu kimse önemsemez. Kimse önemsemez; çünkü çevremdekilerin -pek de birileri yoktur ya olanlar iste- gözünde hep dertsiz, hep rahat ama hayattan zevk almayi bilmeyen birisiyim. Eger bugün kalkip gidersem bunu degistirme imkanim hiç bir zaman olmayacak. Sirf bu da degil ya sanki daha sevemedigim insanlar, yapamadigim isler ve yasayamadigim bir hayat var. Hepinize sevgiler…

     

    GAMSIZ HAYAT/Candan Erçetin Sormayin neden bu durgunlugum
    Görmeden kuytu yaralarimi
    Sormayin neden bu huysuzlugum
    Bilmeden sakli duygularimi

    Çok mu dertsiz duruyorum uzaktan bakinca
    Çok mu kalender sandiniz dert anlatmayinca

    Gamsiz hayat, herkese baska sunar garip oyunlarini
    Gamsiz hayat, herkese baska kurar kahpe tuzaklarini
    Gamsiz hayat, herkese baska sorar geçmi hesaplarini
    Gamsiz hayat, herkesi baska yorar görmez gözünün yani

    Sanmayin biter bu durgunlugum
    Sarmadan kuytu yaralarimi
    Sanmayin biter bu huysuzlugum
    Açmadan sakli duygularim

    Çok mu güçsüz duruyorum derdimi paylasinca
    Çok mu çaresiz dersiniz dertten aglayinca

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here