SEKTOR21-Bilim Kurgu, Macera Denemesi Bölüm 6

7
98

Yil 2010 yer Antalya

Mustafa beyÇalisan insanlar için siradan bir çarsambaydi hafta ortasi Mustafa Bey 5 yildir ayni yerde muhasebe ofisinde çalisiyordu. Her sabah oldugu gibi; elinde çantasi ve takim elbisesiyle küçük is haninin giris kapisindan içeriye girdi. Kapi denilemeyecek kadar büyük bir girisi vardi hanin… Asagidaki küçük ayakkabicilar ve gelinlik saticilarinin dükkânlari disariya dogru bakarken, depolari içeride yer alsin ve insanlar hanin içersindeki ucuz tezgâhlardan kitap alsin diye yapinin ana kati oldukça genis tutulmustu. Mustafa bey sabahlari buradan geçerken herkes ona selam veriyordu. Insanlar bu adamin güler yüzü ve yasina göre oldukça dinç durusuna sasiriyorlardi. 42 yasina gelmesine ragmen henüz göbek salmamisti. Genis omuzlari ve üzerine tam oturan takim elbiseleri uyumlu kravatlari ile bu hanin en saygin sakiniydi. Asansöre binerken bir kez daha hanin içine bakti. Kendi ofisi 20 metre kareden daha büyük degildi oysa… Ofisinde bir yardimcisi ya da baska bir çalisani da yoktu. Hanin çaycisindan çay istemiyordu, kendi çayini mutfak olarak ayrilan küçük odada kendi yapiyordu. Yapacak baska isi olmadigi için yeni çikan bütün kitaplari okuyordu. Ofisine bir göz atti; sahte evraklar, düzmece dosyalar, is yapiliyormus gibi görünsün diye verilen sahte daginiklik hali… Saatine bakti, saat gelmisti. Pencereyi açti her sabah yaptigi gibi. Birkaç saniye camin önünde durdu. Ne uzun, ne de kisa olarak addedilmeyecek bir zaman diliminde… Sorun yok ve ben buradayim mi demek istiyordu? Halen daha onu izliyorlardi ve o bunu biliyordu. Zaten bu sekilde davranmadigi gün kendisi ya ölmüs ya da baska bir kimlikle çoktan baska bir ülkeye gitmis olacakti. Simdilik tek yapilacak sey beklemek ve isaretini vermekti. Kim olduklarini bilmedigi ama adlarina çalistigi adamlara…

Ayni saatlerde dünyada bilinmeyen bir yer

—“Efendim, Türkiye Kod–311 yerini aldi” dedi genç adam, büyük bir heyecanla. Arkadaki ak renkli saçli adamin saçlari alaca karanlikta gümüs gibi parliyordu. Elinde kahve fincaniyla yüzündeki sadist gülümseme hiç uyusmuyordu. Ekrana uzun süre bakti. Daha sonra geri döndü ve gölgelerin içinde görünmeyen bir yerdeki adama bakti:

—Sonraki hareket için haziriz, ne yapacagini biliyorsun!

Gölgeden hiç ses gelmeden uzaklasti “Artik basladi, dönüs yok!” düsünceler adamin beyninde yankilaniyordu ve tanriya hizmet etmekten onur duyacakti…

7 YORUMLAR

  1. ünlü kardes, yorum istiyorsun habire. Belki haklisin kendince ama 1-2 bölümlük bir yazi degilki seninki de. Bu isler sabir ster, emek ister. Yorum isterük diye kendi yazin kendin yorum yazman güzel durmuyor haberin olsun cicim.

  2. neyse ben yazmiyorum zaten artik sagol un

    bu arada yorum istememim neden hatalarimi görüp düzeltmek içindir

    bir yazar in hatalarini görecek insanlara ihtiyaci vardir burda su olmamis surasi söyle olsa daha ii olur

    gibi seyler bunlar benim daha iyiyi basarmami saglar

     

    Not:Cicim derken?

     

  3. hehehe, cicim derken benden küçük oldugun için. Yasimi tahmin etmeme imakan ve mahal yok kuzucugum hahahahayt…

    diger yandan o istedikleini açi kdille yazarsan o zaman daha samimi durur söylediklerin. Ha bir de böyle zirt pirt yok ben yazmiyorum, yok ben yapmiyorumlarla insanlari kendinden uzaklastirmaktan baska bir sey yapmazsin kartopum benim.

    Devam et sakin durma, yaz yazabildigin kadar…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here