Semt Pazarlari

7
87

“aaauugbbllaa kiiilloooesibimillllyoooooon.”

Konunun hangi yerindeydik, sözümüz nerde kesildi, en son ne konusuyorduk ve söz sirasi kimdeydi,,, bu sese kulak kesildigimde. Sordugum hiç bir sorunun cevabini inanin hatirlamiyorum. Söz sirasi bendeyse sayet ne gam, diger türlüsü saygisizliga degsede kulak kabartmadan edemedim.

“aaauugbbllaa kiiilloooesibimillllyoooooon.”

Bir adamin avaz çigliginda dökülen bu cümle suan size anlamsiz gelsede, aslinda hepimizin hayatinin bir kösesinde asinaligina olagan kildigimiz Pazar dilinde “abla kilosu bir milyon” kadar tanidik bir söz dizimi.

Oturdugum semtte küçükte olsa tam 4 tane alisveris merkezi var ve sayisiz market, ama o an hatirladim da hafiften kizardi yanaklarim. Siz semt pazarlarinin güzelliklerini hatirlar misiniz ? Arnavut kaldirimlarinin iki yanina kurulan tezgahlar, gri tenteleri , demir borulariyla hafizalara düsen pazarlardan bahsediyorum. Hani adim atmak için savas verdigimiz, çesitli baharat kokulariyla kendimizden geçtigimiz,  biraz ötede nane ve maydanoz kokulariyla kendimize gerisin geri geldigimiz, küçük bir çocugun plastik kamyonlara mahcup bakisiyla yüzlestigimiz, fiyatlar yazili olsa dahi her seferinde bir yasli teyzenin “dometesin kilosu kaç para”  sorusuyla karsilasabilecegimiz, pazarcilarin yanik sesiyle kulaklarin pasinin kalbe yürüdügü, esnafin kafiyeli nidalarini,, hatirlarmisiniz açik hava alisveris merkezlerinin o kendine has büyüsünü.

Yalan söylemeyeyim özlemisim ben, pazarcinin sesi buna en büyük kanit olmali. Arkadasima yönelip “pazara gidelim” dedim. Biraz sasirdi elbet, saçmalama bakis oklari yüzümü delik desik etse de beni kirmadi. Daldik orta yerinden semt pazarina.

Gri tenteleri, yanik sesli pazarcilar. Görünürde çok ta degismemis sadece artik daha hizli akiyor adimlar, biraz sadelesmis, sanirim bir devir göçmüs. Malum yeni nesil marketlerden yapiyor alisverisini ya, eskilerden de çok kalan olmamis. Kim bilir kaç asina yüz geçen hafta domates seçerken bugün yokluga basamak oldular göge erismek için diye düsünmedim degil. Biraz eksikleri olsa da dedim ya gelenek hala devam ediyor, büyüsü, kokusu hala ayni iste bunu bilmek güzel.

Evet mekanin fonksiyonundan çok yasanmisligina deger biçip gittigim çok olmustur, hasta olmadan hastaneye, yaslanmadan huzur evine, salincaga binmeksizin parka gitmek gibi. Ama bugüne degin alisveris yapmadan pazara gitmek fikri hiç düsmedi aklima, biraz hayiflandim. Her mekanin kendine has ruhu var, bir yas araligini hatirlatan. Iste bu sicak agustos ayinda bu pazarda bulmayi bekledigim sey ise çocuklugum. Hani sokakta kosturmaktan yorulmadigimiz, sevinçlerin basit, yaslarin nazdan süzüldügü, yemek yemeyi hep erteledigimiz bu sebeble popomuza tokatlar yedigimiz yillardan bahis açiyorum.

Ve nihayet karsilasiyorum annemle, tüm kalabaligin arasindan seçebildigim asinasi oldugum yüz biraz sinirli sebebini yaninda kizarik yanaklariyla aglayan küçük çocugu gördügüm zaman anliyorum. Biraz ileride domates seçerken rastliyorum ayni ikiliye annem domates seçiyor, çocugun elinde simit, elindeki posette plastik bir kamyon. Bir anne, bir çocuk ve bir Pazar arabasi.

Küçük bir hesaba girisiyorum, gri tenteleri kaldirirsan pazarin degeri eksilir, pazarda rahat rahat yürümek anlamsiz, inanir misiniz o pazarcilarin seslerini duymazsam ben o pazara gitmem.

Bilindik ve kalabalik bir avm’de,  elimdeki birkaç janjanli poseti birakiyorum yanimdaki sandalyeye. Bir damla sakizli sade türk kahvesi söyledim, arkadasim ise karanfilli çay henüz gelmedi siparislerimiz bekliyoruz. Tipki annem domates seçerken bir elimde yeni kamyonumla gevrek bir simiti isirirken oldugu gibi.

“YOLUNUZ DÜSERSE SAYET MUTLAKA BIR SEMT PAZARINA UGRAYIN, BIR YANIK NIDA’DA, BIR BAHARAT KOKUSUNDA, BIR PLASTIK KAMYONUN KASASINDA, GEVREK BIR SIMITIN TADINDA, BIR MEYVA TEZGAHINDA, BIR PAZAR ARABASINDA, DEMIRLERLE TUTTURULMUS BIR GRI TENTE ALTINDA BEKLEMEKTEDIR ÇOCUKLUGUNUZ”

 LEVENT

7 YORUMLAR

  1. Bu saattede günaydin denmez ki:(((

    Ben çok giderdim eskiden. Severdim de… Simdilerde elim kolum garip bir insan kitlesine çarpiyor ve gitmiyorum.

    Buyüksehirlerde ve sosyo ekonomisi gelismemis, yeni yapilasma asamasindaki ilçelerde durum vahimm!!!

  2. :)) insan benim gibi miskinse, tatilin sözlük anlamini abartip, zaman kavramini soyutlamissa gün hangi saat aydin, hangi an karanlik insna unutuyor deliseyim. 13.30 da uyandim bugün. ciddi bir uyku problemim var =(

    uyumayi çok seviyorum ve buna bir çare bulamiyorum, her daim uykusuzum ama neden =((

  3. sen uyursan ben uyursam kim sikis tikis yapar o semt pazarlarini dostcum? :))

    bizim okul yolunda sai günleri pazar oluyor.arabayla oradan geçerken kulakligim varsa çikariyorum, kitap okuyorsam kaldigim sayfayi parmagimla ayirip disariya bakiyorum.sabah pazari kuran o nidalarin sahibi amcalar, kasalar..dönüste ayni ufak çocuk, ayni anne.. insan gidip geliyor be eskiye!yazin da ayni etkiyi yapti yani.

    nasil güzel yazmissin..kalemine saglik.

    uyku sorununa da bulucaz insallah bir çözüm 🙂 konusalim bir ara bunu..;)

  4. "sadece aptallar 8 saat uyur" okuyorum su ara, nefsime agir sifatlar yüklüyorum, birde böyle deniyorum belki utanir miskinliginden =))

    semt pazarlari konusunda yalni zolmadigimi bilmek beni sevindirdi. özellikle su avaz avaz nidalar konusunda. bir ara kulaklarimdan süphe etmeye baslamistim da =)

delidivane için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here