Sen Benim Sarhoslugumsun….

6
105

Birlikte kurdugumuz hayalleri gerçeklestirmemize ne de az kalmisti ahhh… Havalar güzel olunca sana bir bisiklet ayarlayacaktim da birlikte dolasmaya çikacaktik. Yaz gelince Egenin o güzel ikliminde bir yerlere gidecektik birlikte. Nereye, ne için gittigimiz önemli degildi. Zaten birlikte gidiyoruz, niye önemli olsun ki? Dogudaki illerimizden bir kaçina gidecektik. Sen merak ederdin oralari, bense merak etmezdim ama merak falan önemli degildi söz konusu oldugunda.

Simdi havalar düzeldi, yaz geldi, bir seyler için sart kostugumuz ne varsa oldu. Peki oldu da noldu?

Tam da sana bir bisiklet bulmaya çalisiyordum bugünlerde. Egede gidecegimiz yer belli olmustu: Çesme-Pasalimani. Önce Erzincana gidecektik, sonra belki Gaziantepe. Ah gittigimiz yerlerde neler yapacagimizi düsünüyordum ben. O derece ki o bir yere gidince neleri yapmadan dönersen pisman olacagini anlatan kitapçiklardan edinmeme az kalmisti. Ahhh… Senle geçirecegim her ani sabirsizlikla bekliyordum ben. Aylarca da beklemistim. Aylar öncesinden yapmistim planlari.

Seni bir daha kazanamayacak kadar mi kaybettim, yoksa kaybedecek kadar kazanabilmis miydim bilmiyorum ama tüm planlara birden bire hayir deyip senle geçirecegim anlara dair hayallerimi yiktin ya simdi söyle derinden bir “Ahhhh….” çekmekten fazlasini yapamiyorum. Hani belki ilerde bir gün yeni hayaller kurabilecek olsak bu kadar koyar miydi acaba?

Gidiyorum dedigin gün hiç sesim çikmamisti. Iyi hatirliyorum o an yüzüm bile degismemisti. Öyle ki tepkisizligimi gözlerinden görünce “Üzüldüm” demek zorunda kalmistim. Sonra arkami dönüp hüngür hüngür aglamistim. Gidecegini söylediginin üstünden iki hafta geçti, iki haftadir agliyorum. Zaten insan böyle bir durumda aglamazsa niye var o gözler? Sana baktikça gerçeklestirmedigimiz hayallerimiz geliyor aklima. Önceden düsünürdüm: Elbet bir gün mesafeler, zamanlar, insanlar girecekti araya ama o ara hiç kapanmayacak kadar açildiginda  güzel anilarimizi düsünüp teselli bulacaktim. Olmadi, olmayacak…En azindan küs ayrilmasak diyorum, bir ay sonra (o bir ayda önce 6 haftaydi – geçen 2 hafta ne de zor oldu) bir daha yüzünü görebilecek miyim belli degil. Olmuyor… Barismak ne demek, ben senin yüzüne bakmaya kalksam aglamaya basliyorum. Sen de her seferinde bozuluyorsun. Ahh… Ne çok sey vardi yasanacak sana dair. Hangi birini bir aya sigdirsam simdi?

Ahh… En çok birlikte hayal kurabilmeyi özleyecegim prenses. Güle güle…

Sen benim sarhoslugumsun
ne ayildim
ne ayilabilirim
ne ayilmak isterim
basim agir
dizlerim parçalanmis
üstüm basim çamur içinde
yanip sönen isigina düse kalka giderim.

Nazim Hikmet – 10 Temmuz 1959

6 YORUMLAR

  1. sevilenin varligi ve yoklugu…

    girisi ve finali itibari ile guzel bir yazi.
    akici bir anlatim, dolayisi ile kalem "ikinmamis" bu sefer… =)

    ben su cumleleri alip ayrilmak istiyorum bu sayfadan;

    "Nereye, ne için gittigimiz önemli degildi. Zaten birlikte gidiyoruz, niye önemli olsun ki?"

    tebrik ederim kalemi.

  2. ümidinin isigi sönmüs ayriligin karanliginda ne zordur paylasacagini düsledigin anlarin bir anda buharlasip yok olmasi hüzün akivermis kaleminin ucundan

    kelimeler esliginde kalemine saglik nebula.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here