Sen Hiç…

9
19

Öyle geceler yasanir ki, gözleri yosun kokan, yüregi yakamozlara aç… Duyumsadigin tüm asklarinin pesine takildigi… Kaçmak istedigin kendine.

Sadece sen ve senin oldugu bir gecen var mi? Sirtini nemli kayalara yaslayip, denizin ayaklarini tutkuyla oksadigi ve yildizlarla arana kimseyi sokmadigin bir gecen var mi? Sicak bir temmuz gecen var mi? Üsüdügün…

Kaç sabaha açtin gözlerini bilmem. Ama isveli bir kadin edasiyla günesin, ufukla oynasarak, günü dogurdugu; karanliga son firça darbesini atan ressam misali isiga boyadigi sabahlarin var mi? Derin bir solugun oldu mu kollarini kocaman açip gökyüzüne, dogan günü kuslarla karsiladigin sabahlarin var mi?

hiçYabanci bir sehirde bilmedigin sokaklarda kayboldugun anilarin var mi? Sislerin altinda kaldin mi? Kasvetli, kokusu olmayan aksamlarda…

Meteliksiz gezindin mi kaldirimlarini büyük, korkunç bir sehrin… Gidecek hiçbir yerin olmadan avare dolastin mi geceye dogru, dilinde yanik bir türkü, yüregine asili kalmis özlemlerinle ama kendinsiz.

Yagmur kokusu sindi mi saçlarina, iliklerine kadar içtin mi yagmuru? Kar tanelerinden dilekler tuttun mu ya da papatya fallari açtin mi? Sevmiyor çiktiginda; “saymam bunu” diyerek, mizikçilik ettin mi? Ürperen tenin kavalyesi oldu mu, dans eden kar tanelerinin?

Uçurtman oldu mu senin? Benim olmadi hiç… Her çocugun olmaz uçurtmasi. Ama kâgittan uçak yapmissindir mutlaka ya da gemi… Yagmurdan kalan bir birikintide yüzdürdügün…

Yildizlarin var mi senin? Tutmak için yoruldugun, içine çektigin her nefeste. Her dokunusta teninde hissettigin… Sana uzak, içinde aydinlanan yildizlarin var mi?

Bir kedi besledin mi, senden daha aç olan?

Isyanlarin da oldu mu sana biçilen rollere, nefeslere, seslere? Alip basini gittin mi hiç pervasizca kaybolup, bilmedigin zamanlara gizlendin mi sessizce? Adini koyamadigin taskin sevinçlerin kipirdandi mi baharlarda… Çiglik çigliga mutluluk naralari atmak isterken, gözlerin hiçkiriklara boguldu mu, kivrandin mi aci içinde…

Dört duvara isyan etmedin mi gittigin her yere seninle gelen… Gözyaslarinla da temizlemedin mi ruhunu? Gözyasi en iyi leke çikaricidir ve günah…

Âsik olmussundur mutlak. Olmazsa olmazidir ask hayatin… Kaybini da yasamissindir en sevdiginin… Terk etmistir bilerek-bilmeyerek, seni öldürdügünü… Alip basini gitmissindir, ellerin cebinde, yüreginde o ve hasretiyle… Dönemedim ben mesela gittigim o yerlerden. Alip basimi geri gelemedim. Sende takili kalmissindir, o donuk manzaradaki çinarin dalina. Düsmek istemis düsememissindir…

Ya düslerin? Düslerine sahip çikabildin mi?

9 YORUMLAR

  1. merhaba yildiz yagmali yüreklere yine yeniden yazman çok hos…ben seninin yazilarini özlemistim sanirim diyer arkadaslarda özlemistir…her zamanki gibi yüregini konusturmussun..yazilarindaki isigi görmek beni mutlu etti…her günün diyerinden güzel olsun, mutlu ol ve her daim mutlu kal saygilar….

    •  sevgiler asena. Tesekkür ederim. ama ne yazik ki galiba içimdeki isigi kaybediyorum. Kendi karanliklarimiza çekiliriz ya bazen. Sonu olmayan karanliklarimiza … iste o karanligin derinliklerindeyim… Yine de sagol

    • Ne sekersiniz. Hos geldiniz. Ben sizin gibi düsünmüyorum. Hemen bir siirinizi gönderin hiç durmadan üstelik. Bu arada selcem ne güzle ilkokulda iken adi selcem olan bir arkadasim vardi. Ama bu isminiz degildir sanirim. Küçük akintilarin birlesip sel olmasi gibi bir seydi anlami yanlis hatirlamiyor isem.Tekrar hos geldin.

  2. KALBINI BIR ISSIZLIGA EMZIRIRSIN Incitir tenini
    Kim olursa olsun sevismek,
    Incitir yüzleri olmayan bedenlerin
    Kimsesiz hazlari…
    Çarmiha gerilmis ruhlar
    Döner boslugun çarkinda.
    Bir elin burada, bu asksiz zamanlarda,
    Bir elin yorgun kalbinde,
    Döner bir gün döner diye beklersin,
    Tenini incitmeden kalbinin kapisini açacak el,
    Eldeki incetilmis büyü, sabir, yangin…
    Beklersin, beklersin…
    Beklerken,
    Kalbini bir issizliga, umut dolu bir yokluga emzirirsin…
    CEZMI ERSÖZ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here