Siir Aska Gebedir – Ask Siirse, Siir Asksa…

17
104
“ellerin” dedi kadin.
 ellerin…
 ve gözlerimin içinden bakiyor geceye yüzün
“hadi öp beni bir kerecik öp..”
 öp de kiskançliktan çatlasin hüzün…
 

Ask bir hata midir ? Asik olmak yanlislik ?

Cevabin yüzde doksani “hayir” olucaktir kesinlikle… Çünkü ask yüce bir duygudur, olaganüstü bir hissedistir ve asik olmak güzeldir.
Evet evet, biz böyle ögrendik sözlük anlami itibari ile aski, tabi yaa…

Peki ya bu ask denen sey, sözden eyleme geçtiginde neden anlamini korumaz ? Neden yüceligi doya doya pratikte yasanmaz da, hep “söz” de ve sözün en derinine, en dibine çakilir kalir sarkilarda ve siirlerde ?

Tatlisini, acisini olabildigince yogun yasariz, yasamak isteriz hep bu duygunun… Kalemi kagitla, kagidi kalem ile, misralari; ardi arkasi kesilmeyen onlarca misra ile, hatta harfleri birbiri ile sevistiririz de neden sevdalinin gözüne degen gözlerinde sevisemeyiz bir türlü özgürce, kaçiririz bakislarimizi ona bakarken ? Içimizden oluk oluk kagida dökülen dingin söz yagmurlarini sevdigimizin karsisina geçtigimiz anda durdurur, ketumlugumuzla keseriz ? Heyecan ? Kalp atisi ? Karsindakine güvensizlik duygusu ? Süphecilik ? ya da onun bizi, bizim onu sevdigimiz kadar sevmedigi düsüncesi ?

Günlük hayatta birbirimize sordugumuz normal sorular gibi, örnek vermek gerekirse; karnin açmi ? sorusu gibi neden içimizde ona dair biriken sorulari, onun yüzüne, gözünün içine baka baka sorup, aninda cevap almak varken, geceye hapsederiz kendi kendimizi sorularimizla beraber ? Ele ele, göz göze iken bir sehre sigar varligimiz onunla… Fakat çogu zaman “kaçinilmaz” olan ayrilik kapiya dayandiginda, sehir olur sevilenin yoklugu, büyür, büyür, büyür ve içimizin cografyasi dar gelince yoklugun, yoksullugun yüzölçümüne, bir anda binlerce sanci çizik atar yüregimize biçak misali… Ardindan agrisi, sizisi bitmek bilmeyen geceler.. En nihayetinde, gögsümüz yarilir ve  bir ses; “Dogur beni Sair! Azad et!” der çiglik çiglik…

ve… SIIR çikar içinden olanca ihtisami ile…

Bir bütün halinde dogar, bir sayfaya sigar varligi… Ama asli öyle degildir… Siirin tamaminda bir bütün gibi gözüken bu duygular yine harf harf, misra misra yayilir geçmisin karanligina, anilara ve anilarimizla beraber o sehrin her semtine, her sokagina, hatta yürüdügümüz her kaldirima…

ve bu sehir çogu zaman Istanbuldur..

 
 
Hemen gitme nolur
Aniden çekip gitme…
 
Bir sigara tiryakisi gibi düsün beni
Sana müptela…
 
Yasak koyup saklanirsan bir köseye
Ararim seni Istanbulun
Ikimiz kokan caddelerinde 
Ve havasi ellerin gibi sessiz sakin
Sulari gözlerin gibi deli divane akan
O sehirde… 
 
Karsimda dur öylece
Ellerin masanin üzerinde…
 
Içmek istemeliyim gözlerini
Her gece içime çekmek..
Varliginla soluk alip verirken
Cigerlerim bayram etmeli yoklugunla…
 
Karsimda dur öylece can
Bir sigara paketi gibi dur…
 
Zehirlendigimin hakkini vermeliyim
Sana uzanmamayi ögrenmeli
Yavas yavas ve agrili
“Sen” den Vazgeçmeliyim…
 
//Yürekten..//

17 YORUMLAR

  1. siir içimizdeki estetigin güzelligin disa yansimasi …siir insanin kendini bulmasi..siir askin baska bir boyuta geçmesi..siir dilin özgürlügü..siir delilik bizlerde divane..

  2. Sevgili rukiyecigim belkide askin cazibesi gizemi burda .Herseyi söyliyebilseydik heyecan olurmuydu? uykusuz geceler, heryerde onu görmeler, hizlanan kalp atisi .

    Aci çekmenin bile garip bir tadi vardir askta. hasret olmasaydi bu kadar zor olmasaydi çikarmiydi o güzelim sözcükler siirler…..

    Ask volkan gibi lavlarida duygular ,misralar siirler….

    yüregine saglik. Duygularini o kadar güzel bulusturuyorsunki kalem kagitla çok mutlu oluyorum okurken sevgiyle kal canim kalemin susmasin…

  3. Bir masal gibi baslar hikaye
    Çaglar eskimis Konstantinopolde…
    Bitmis asklarin sessiz sehrinde
    Bir kandil yanar sönmez gecelerce…

    Hayaller kurar yanliz odasinda
    Kalbine sorar kimsin bu cihanda
    Sonsuzu arar masmavi sularda
    Gökte yildizlar parlar bu ugurda…

    Bir inançti bu kudret kitabindan
    Bir görev bilir kalmis atalardan
    Ay dogar yine parlar üzerinde
    Solsa da zaman Konstantinopolde…

    Sultanlar askina dilfigar yillar
    Surlarin sarkisi suskun dalgalar
    Bekliyor yine asklar küsmüs rüyalar
    Rüzgarin ruhuna teslim hisarlar…

    Can Atilla

  4. ask dedigin köroglunun ter kokusu gibi olmali…
    neden böyle dedim bilir misin 1980 siirleri deyince akla ilk gelen sairlerden birinin siirlerini okuyordum…ordan esti simdi ve aski anlatan siirlerinde hayal edilen asklarla karsilastirdim…
    "Günler sarmal bir yay gibi
    bunu unutma
    Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
    bunu unutma
    Seni ben her yerinden öperim
    bunu unutma "

    ne güzel bir sevdadir bu dedim içimden…velhasil siir böyle birsey iste yazdirirda meret yasattirmaz çogu kez kalem sihirbaz olur ama dil susar…"ulak" filminde derdi gerçi "dil sussada kalbin yüz dili vardir" sanirim böyleydi..iste siir ve askta böyledir..dil susar yürek yüz dille anlatir derdini ve bu durumda en çok sehirler mahkum siire…Ayrilik kaçinilmaz son mudur bilinmez her ask ayrilikla bitmiyor öyle olsa Can Yücel severmiydi bu kadar Güleri…
    Hani siir gibi sevenler vardir siiri yasayarak hayatinin her parçasinda…Can baba hastaneden çiktigi gün eve gitmeden direk içmeye gider eh Can baba bu sarapsiz kalirmi onca süre….eve döndügünde Gülerden azar isitecegini iyi bilir ve sessizce girer eve Güler karsilar onu hiç ses çikarmaz ve Can baba eline aldigi kagida birseyler karalar oturur aglar , kagidi Güler alir eline ve hemen tebessüm eder o an tüm kizginligi geçmistir..Kagitta yazani yazmayayim :)) Iste bazen insan siirlerini yasatiyor kadinlarina veya erkeklerine …Gündelik hayatin disina çikabiliyor çogu kez…Bazende tam tersi oluyor iste örnegin Sylvia Plath sair olan esiyle evlendikten sonra intihar eder yalnizligindan dolayi…iki sair bi aski kurtaramamistir..

    yahu lafi uzattim yorumdan çok yazi oldu bakma kusura…

    son sözüm …hani çocuklar dogar kulagina ezan okunur ve çocuk ehl-i islam olur ya asklarda buna benzer sevgilinin kulagina siiri okudunmu artik sevdalindir ve öyle kalir…tabi inanmanin sartlarini nasil uyguluyorsan sevmenin sartlainida uygulamak kaydiyla…benden bu kadar…

    sagolasin bu güzel yazi için..
    kalemine ve yüregine iyi bak…

  5. Sevmek bir eylemdir yavrum

    O karsina çiktiginda

    Nazli bir gül gibi koru

    Avucunda tut birakma

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Nefret üste çiktiginda

    Mantigin ne derse desin

    Kalbine danis unutma

    Kayip bir ülke olsa da

    Aramaktan yorulsan da

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Tek basina kalsan da

    Suya bir tas atar gibi

    Bir iksiri yutar gibi

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Gökyüzünü tutar gibi

    Daglar daglar asar gibi

    Nehirlere tasar gibi

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Ölümlerde yasar gibi

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Tek sebeptir var olmaya

    Umudun hiç kirilmasin

    Katil aski savunmaya

    Sevmek bir eylemdir yavrum

    Sevdigini ona göster

    Elle ele tutusarak yan

    Sevmek için yürek ister

  6. Kalbim, unutacagiz onu
    Bu gece, sen ve ben.
    Ben isigi unutayim
    Onun sicakligini sen…

    Unuttugun vakit, söyle bana
    Ola ki düsüncem donar.
    Acele et, oyalanirken sen,
    Hatirlayabilirim tekrar…
    ….

    E. Dickinson

  7. Sevgili @Leyla hosgeldin sayfama.. daha nice paylasimlara hep beraber.

    Canim Fundam,
    sarkinin sozleri ne kadar anlamli…

    ve Serdar,

    "hani çocuklar dogar kulagina ezan okunur ve çocuk ehl-i islam olur ya asklarda buna benzer sevgilinin kulagina siiri okudunmu artik sevdalindir ve öyle kalir…tabi inanmanin sartlarini nasil uyguluyorsan sevmenin sartlarinida uygulamak kaydiyla…"

    kurdugun bu cumlelerden feyz aldim.
    ve ben hep suna inanmisimdir. yeni dogan bir bebegin, tesadufen degil de, bu dunyada yiyecek bir rizki oldugu icin dunyaya geldigine ki, biz ilahi tarafimizla da buna inaniriz.

    asklarda aynen oyle…
    tesadufen karsilastigimizi saniriz bazen asik oldugumuz insan ile…
    fakat bu karsilasma tesaduf degildir, kaderdir.
    ve kaderde ne varsa insanlar onu yasayacaktir.
    inanmanin, aklin ve mantigin sartlari da o yasanmisliklarin suresini belirleycektir kesinlikle…

    sayfama deger kattiniz yorumlarinizla.
    her daim sevgimlesiniz… HEPINIZ…

  8. MEVSIMSIZ ZAMANLARDI

    Sesin…
    Uzun namlulu
    Bir silah gibi
    Soguk ve zalim
    Menzili yüregim…

    Sesim…
    Degmez sesine simdi
    Siirim…
    Adresini yitirmis mektup
    Düser kuytu sessizliklere…

    Mevsimsiz zamanlardi
    Kalkip sana gelmistim
    Yitik zamanlarin ekspresiyle
    Bir masal baslangiciydi
    Havada akasya saçlarimda bahar vardi
    Yildizlari indirip gökyüzünden
    Gögsüme takmistim gözlerin diye
    Hiç bir sey almamistim yanima
    Yüregim senden baska her seye dardi…

    Sorsaydin hatirimi
    Yüregini koyup sesine
    Böyle koymazdi elbette suskunlugun
    Bir fincan kahvenin hatirini
    Sarardim incinen ellerime…

    Mevsimsiz zamanlardi
    Kalkip sana gelmistim…
    Çocuk yüregimde küçük sevinçler vardi
    Ipek tüllerde gülüsler getirmistim
    Oysa bilmezdim
    Sesinde gizli hançerler tasidigini
    Bilmezdim
    Sözcüklerin böylesi kanatildigini…

    Sevseydin beni
    Bu sehrin gecelerine
    Böyle yazmazdim seni
    Gözümü yatirip lila rengi ufuklarima..

    Sevseydin beni
    Bu sehrin sokaklarina
    Böyle düsürmezdim beni
    Sesini saklayip titreyen soluklarima…

    Mevsimsiz zamanlardi
    Ask diye tutusan bir mesaleydi mehtap
    Ben kalkip sana gelmistim…
    Ardimda biraktigim sadece korkularimdi
    Kemanlar ugulduyordu gögsümde
    Çelik aynalarda yankilanan adindi
    Oysa bilmezdim
    Dudagindaki islikla gövdem kesik içinde kalirdi…

    “Bu sevda bu sehre sigmaz”
    Gögsüm hüznün yatagi artik
    Kalkip gidemem simdi
    Sevinçlerim satilik..!

    Veda
    Uzun namlulu bir silah..
    Menzili yüregim
    Mermisi ayrilik…

    Seni..
    Çok sevdim.

    ===

  9. Kursunî Bir Kisa Ugurlama…

    Aklimi
    Gecenin hizasina yaziyorum
    Kirisik bir örtüyü andiran
    Bitkin
    Aklimi

    Seni ise
    Yeryüzünün engebelerine kilitliyorum
    Kalbini
    Denizin karaya yaptigi girintilere
    Aski yakarislarini
    Sahilden les toplayan kara derililere
    Sunuyorum

    Seni köhnemis bir tevarüs sayiyorum artik
    Basincini siirle bertaraf etmekten vazgeçtim
    Gayr-i memnu bir ideaya denk getiriyorum
    Var bulunusunu

    Ey kapilar ardinda fisildayisim
    Adini bir sayfada gördügümde
    Sesimin en ciliz çikintisina hapsettim çiplakligini

    Sevisgetirengillerden
    Bir canli sayiyorum seni artik
    Yüzümün kirazinda ablak yaz hikayeleri

    En koyu maviden
    Denize dogru yaslandiydik bir zaman
    Küfretmeye dogru aktiydik da
    Paçalarimiz islandiydi dalgadan

    Ki aya da bakmali insan diyordum evet
    Günese ve yildizlara baktigi kadar
    Gögün büyük tekligi
    Isiksiz zamanlarin
    Bas isildayicisi AY a..

    (-ay bir dogruluktur
    dolun ve yalin haliyle
    flu bir gökyüzü resmidir
    karaltisiz gölgesiz
    isiktan ve siirden mamûl
    oysa bahar bir yanlis algilamadir
    genlesen topraktan
    hayat fiskirtiyor sanilir -ki yanlis-
    bahar bir illüzyondur
    her kasintinin aska yoruldugu-)

    Sonra kirkbir kere agladim
    Sereserpe hüzünler bogdum
    Tasliklarda..

    Sari zamanlari yazdim
    Sari samanlara
    Bacalar ve ecinniler girdi düsüme
    Arkaik kalintilarinda üsüdüm
    Bazi sicak cografyalarin

    Seni ellerimde bir kus ölüsü tutar gibi
    Seni savaslardan kaçar gibi sevdim
    Giyotine kosar gibi
    Atilir gibi kamçiya tasa gaza ve zehre
    Gül kurusundan cennet düsü devsirir gibi

    Direnisim siirim kavgam atesim gibi
    Savasim kisragim kalemim kagidim gibi
    Yazgim gibi
    Sevdim seni eyy..
    Bana korkusuzlugu bahseden

    Koru beni o zaman
    Kara suretlerin ilencinden
    Zamanin ay in ve çocugun kirintisindan
    Büyük ve dehsetli karanligindan insanoglunun
    Ormanlarin tortusuz çagiltisindan
    Gecenin sihrinden
    Sairden ve
    Siirin ahenginden
    Yehudanin lanetinden
    Bombalardan
    Mermilerden
    Girtlagima dayanan karanlik lokmalardan
    Uzun sözlerden
    Kisa sözlerden
    Gözlerin zulmünden
    Haber bültenlerinden
    Gökyüzünden
    Kitaplardan
    Aksamlardan ve yildizlardan
    Saireden
    Vesaireden
    Koru beni
    Ey bana korkuyu bahseden

    Sen “ol” dedin diye
    Aklimi
    Gece gögünün karsisina yaziyorum

    Küfrederek
    Sabah isiltisina
    Bahara
    Kestaneye ve çaya
    Lanetleyerek
    Inciri zeytini
    Ve aski..
    @..

    onaltinisanikibindokuz
    Sükrü Özmen

  10. rukiyecim yine yüregindeki tüm kelimeleri dizmissin misralar halinde kah yazi olmus kah siir dizesi.

    sair belkide karsiliksiz bir ask yüzünden lanetlemistir aski ama incir ile zeytinden ne istedi onu bilmem 🙂 yüregine, kalemine saglik rukiyem

    YALNIZLIK

    Yalnizligi koy sandala sal denize

    Ne baliklar ister onu ne ben,nede sen

    Elden ne gelir

    Katlanirsin yalnizliga hiç istemeden

    Hüzünlü geçer geceler

    Kirpiklerin islanmaya hazir

    Dalarsin uzaklara

    Yalnizlik okyanusta bir sandaldir…

    D.T

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here