Sile Aglayan Kaya Efsanesi

4
46

Bu bir ask hikâyesidir. Her ne kadar efsane dense de yasanmis bir hikâyenin halk arasinda efsaneye dönüsmüs seklidir. Yil: 1730. Yer: Elbiz Uzunkum Aglayankaya yöresi. Yörenin en varlikli tüccari ve agasi Dimitri. Nam-i diger Dimitri aga. Sahip oldugu misir bugday ve üzüm baglarinin yani sira iki yüz elli bas koyun ve bagindaki malikânesinde esi ve evin tek kizi Eftelya ile hayatini sürdürmektedir. Birkaç irgat ve anasi ile yasayan 250 bas koyundan sorumlu öksüz Mehmet de Dimitri’nin yaninda çobanlik yapmaktadir. Haftalardir birbirlerini uzaktan kesen Dimitri’nin kizi Eftelya ve öksüz çoban Mehmet sonunda birbirlerine açilirlar. Her ikisi de birbirini çok sevmektedir.

Çoban Mehmet durumu anasina anlatir. Anasi saskin ve çaresiz bu isin sonu olmayacagini anlatsa da nafile dinlemez Mehmet… Kaç kez istemeye gittiyse de her defasinda reddedilir. Sonunda ana-ogul kovulurlar çiftlikten. Mehmet çaresiz Eftelya çaresiz. Mayis ayinin son günleridir. Gizlice son kez bulusurlar o kayanin üstünde. Yan yana otururlar uzun uzun konusurlar. Anlarlar ki bu dünyada kavusmalarina imkân yok. Sessizce anlasirlar… Usulca ayaga kalkarlar yüz yüze gelip birbirlerinin gözlerin içine bakarlar. Birbirlerine sarildiklarinda gözlerinden süzülen yaslar birbirine karisir… Hiçbir sey söylemeden öylece dururlar bir müddet. Sessizce anlasmislardir onlar. El ele tutusup gözlerini kapatarak atlarlar denize kendilerini dalgalara birakirlar çaresiz… Kaybolurlar. Bu dramatik hadiseye taniklik eden kaya da dayanamaz o bile aglar… O günden bu yana kayanin gözyaslari hiç dinmemistir sürekli akar akar…

Adi da “AGLAYANKAYA” olarak ölümsüzlesir…
( alinti )

4 YORUMLAR

  1. Kimi güzelim der, kimi özelim…Ama sevgi ne güzellik ister nede özellik.Sevgi Yürek ister…!!
    Ne yazikki günümüzde böyle yürekli sevdalari, efsane adi altinda kitaplarda yada köse yazilarinda okuyabiliyoruz…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here