Sis

14
373

Sis "Aksamüstü” ile "gece" nin birbirlerine kavusmak için sabirsizlandiklari saatler… Etrafta "Mayis yesili" var, ama "Ilkbahar nesesi" yok… Patika yol, erguvanlardan örülü tüllerle kapli… Bogaz, üzerinde dolasan "ince ürperti" ile hasir nesir….

Asiyana tirmaniyoruz… Mehmet Altanin "Asiyan Yollarinda" yazisinda bu paragrafi okumasam, eylül ayinda Asiyana tirmanmazdim… Mevsim “Erguvan” degildi belki, Eylül de yapraklarini dökmemisti daha… 

Asiyana tirmanmasam Abdülmecit efendinin "Sis" tablosunun karsisina geçip belki de hiç bilmedigim Istanbulun sisler ardinda kalmis siluetini merak edip, birkaç adim geriye gidip o sisin içine dalip bakmazdim."Sis" tablosundan bu kadar büyülenmesem Tevfik Fikretin "Sis" siirini bu kadar sevmezdim.

sis tablosu abdülmecid efendi“Sarmis yine ufuklari bir inatçi duman,

Bir beyaz karanlik ki, gittikçe artan,”

Bu siiri okumasam, Yahya Kemalin "Siste Söylenis" siirini aramazdim.

"Birden kapandi birbiri ardinca perdeler…

Kandilli, Göksu, Kanlica, Istinye nerdeler?

Hala dagilmayan bu sisin arkasindasin.

Siyril, beyaz karanlik içinden, paril paril

Berrakliginda bilme nedir hafta, ay ve yil.

Hüznün, ferahligin bizim olsun kisin, yazin,

Hiç bir zaman kader bizi senden ayirmasin."

*Bir rivayete göre Kurtulus Savasi yillarinda yol yapan isçilere kilavuzluk eden katirlarin ayak izlerini biraktigi kus uçmaz dag baslarinda açilan yolda kivrila kivrila ilerlerken kâh bulutlarin arasindan çikan günesle sarki söyleyen mese ormani , kâh yer yer günesin isiklarina dayanamamis eriyip gitmis kiragilardan arta kalan piril piril yesili ile çimenlikler… Ve nasil oldugunu anlamadan içine giriverdigim o büyülü sis…

Iste buralarda bu dag basinda beni karsilayan sis, karsisina geçip uzun uzun seyrettigim Abdülmecit efendinin "Sis" tablosu ve belki arkasinda Istanbulun o muhtesem siluetini saklamasa da birazdan dagilmasini beklemeden içinden usulca geçecegim. Bu sis, bana Tevfik Fikretin "Sis" siirini de, Yahya Kemalin "Siste Söylenis" siirini de getirip beni siirle, sisle, Istanbulla, belki de yildizlarla harmanlayip savurdu… Yele karistim, güne karistim, sis oldum…

“Güzelliginde hâlâ tazeligin büyüsü var, hâlâ titrer üstüne hayran bakislar”

 

 

14 YORUMLAR

  1. Asiyana tirmandigimda aslinda bu kadar etkilenecegimi bilmiyordum.Tevfik Fikretin müze olan evini gezerken rehberin anlattiklari,evin önünde siirler yazili kitap biçimindeki banklarda oturup Istanbulu seyretmek,evin yanindan Bogaziçi Üniversitesinin bahçesine geçivermek ve bunlari hüzünlü eylülde yasamak çok hosuma gitmisti.Eger Istanbula yolunuz düserse ya da Istanbulda yasiyorsaniz bence gidin derim.

     

  2. sizlere Attila Ilhanin Sisler bulvari siirinden bir kaç misra ile sisler basbasa birakmak isterim

     

    …………….. 

    sisler bulvarina aksam çökmüstü
    omuzlarimiza çoktan çökmüstü
    kesik birer kol gibi yalnizdik
    daglarda atesler yanmiyordu
    deniz fenerleri sönmüstü
    birbirimizin gözlerini ariyorduk

    sisler bulvarinda seni kaybettim
    sokak lambalari öksürüyordu
    yukarda bulutlar yürüyordu
    terkedilmis bir çocuk gibiydim
    dokunsaniz aglayacaktim
    yenikapida bir tren vardi

    sisler bulvarinda ölecegim
    sol kasigimdan vuracaklar
    bulvar duraginda düsecegim
    gözlüklerim kirilacaklar
    sen rüyasini göreceksin
    çiglik çigliga uyanacaksin
    sabah kapini çalacaklar
    elinden tutup getirecekler
    beni görünce tas kesileceksin
    aglamayacaksin! aglamayacaksin!

    ….. 

      • hayatimizdan sadece siiri degil bir çok seyi uzaklastirdik mektup yazmayi günlük tutmayi unuttuk . insan içindeki derin duygularini bos laflarla  degil bir adet beyaz sayfa ve tahtadan yapilmis kursun kalem ile ifade ederlerdi.simdilerde ise kendisini bu sekilde ifade edenlere baska dünyalardan gelmisler gibi baklir oldu.artik hayatimizdaki sözcükler bir çok internet dünyasindakiler gibi sohbet programlarindaki gibi eksik harflerle, duygusu olmayan sözcüklerle ,kisa ve hizli olan sesler ile kendimiz ifade eder olduk.

        • Merhaba,

          Çagimiz hiz çagi.Iliskilerde derinlik yerini hiza birakti.Örnegin arkadaslarinizla sessiz bir mekanda vakit geçirmeyi deneyin bir süre sonra pof sesleri çogalacaktir.Müzik ne kadar hizli ve güçlüyse geçirilen zaman da uzar. Sessizlikte kendi sesimizi ses yapabilmemiz için fikirlerin bilgiyle beslenmesi gerekir.Benim çocuklugumla karsilastirdigimda bilgiye ulasmak öyle kolay ki bu çagi ben sans olarak degerlendriyorum.

          Alanyadan mektup var basligiyla gruba bir mektup göndermistim umarim begenmissinizdir.

          • Selamlar,
            Eskiden sik sik elektrikler kesilirdi. Simdi sizin satirlarinizdan o eski günleri tekrar hatirladim. Mumun karsisina geçip el hareketleri ile gölge oyunlari yapardik. Sohbet ederdik. Oysa simdi sizin de özetlidiginiz gibi insanlar sikilmaya basliyor. Içinde bulundugumuz çagin getirdigi avantajlar kadar dezavantajlarini da unutmamak gerekir. Tabii sahsi fikrimi soracaksaniz  suan  yasadigim zamani hiçbir zamana degismem. Ama eski arkadasliklarin, sayginin ve sevginin eski çaga ait olduguna inaniyorum. Son olarak yasadigim çagdan da çokta kötümser degilim 🙂

            Bu arada yazilarinizi heyecanla okuyorum. Iyi ki varsiniz…

          • Merhaba tam size cevap yazmak üzereydim Alanyada bir daha ne zaman karsilasiriz bilmem, bir mucize oldu ve kar basladi.Annemin dedigine göre en son 1968 yilinda yagmis, bir gün kalmis. Bu durumda evde duramazdim.Hemen sokaga çiktik ve bir daha sehir merkezinde göremeyecegimiz karin altinda yürüdük.Dogrusu çok keyifliydi.

            Benim çocuklugumun bir kismi köylerde geçti.Elektrik yoktu radyo ve kitaplar.Evet çok güzeldi ;ama simdi bu içinde yasadigimiz zamani da çok seviyorum..

    • Aslinda iyi fikir .Filmler üzerine yazilan yazilari ben severek okurum.Her izleyende farkli bir etki birakmasi da eglenceli bir oyun gibi gelir.Selamlar…

  3. Gazeteleri severim..Bu yazilar gündemin sigligindan beni kaçiran teneffüs saatleri.Onun içinde kendime yorum yapiyorum.Kendi dünyamda kendimle sohbet olsun..

  4. Gelin buna gazeteleri severim demeyelim. Hatun un orasi, bilmekimin kocasi yazilrindan sonra bi yerlere sikisan, ya da sadece haftadan haftaya kültür sanat ekinde karsimiza çikan teneffüz sebebi olabilecek yazilar diyelim biz ona…

    Ya da sizin yerel bir gazeteniz oralarda, Alanyalarda… Öyle mi? 

  5. Öyle degil.Hayat görmek istediginiz gibi görünür size.Ulusal gazeteleri de dünya medyasini da yerel gazeteleri de takip etmek o kadar kolay ki.Internet bu kolayligi sagliyor.Ama ben elimden geldigince gazeteleri alirim ve yere serer keyfini çikararak okurum.Hatunun orasi bilmemkimin kocasini okumak isteyen de okusun varsin.Bence sakincasi yok..

     

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here