Soguk Günes – Bölüm 4

15
449
Ilk gördügüm kisi belediye çöpçüsü ya da temizlik görevlisiydi. Üzerinde turuncu tulumdan bozma meslegine uygun bir kiyafet, agzinda yüksek ihtimalle hemen yanip bitmeyen bir sigarayla isini yaparken beni fark etti. O an göz göze geldik; bana “Ne isin var burada?”  der gibi bakiyordu. Ya da en kötü ihtimalle bana öyle gelmisti. Sigarasini yere attiktan sonra, üzerine basti ve elindeki tenekeden bozma sapli farasa veya kürege süpürdü ve gitti. Bense kendimi sorgulamaya baslamistim, çöpçü oradan giderken… Kimdim ben ve burada ne isim vardi? Peki ya o ne yapiyordu simdi? Benim ki de soru mu simdi? Yumusacik yataginda misil misil yatiyordu elbette.
Bu karmasik düsüncelerimi karsidan geçmekte olan gevrekçinin sesi (yani simitçinin) kesmisti. Sadece kesmekle kalsa iyi; bir de o muhtesem sicak hamur kokusu… Iste bu nefis kokuya sabah saatinde kolay kolay kimsenin hayir diyebilecegini sanmiyorum. Tabi ki bende duramadim ve seslendim tam gevrekçi çocuk yanima gelirken gayri ihtiyari elimi cebime attim. Kahretsin cüzdanim yoktu, kesin evde öteki pantolonumun cebinde kalmisti. “Neyse, tamam sagol cüzdan evde kalmis.” dedim. “Al agabey canin sag olsun, karnin aç herhal… Ben de çok aç yattim, buralarda…”  dedi ve gözlerime aciyarak bakarken. Sonra da elime gevregi tutusturdu ve gitti. Ilk kez kendimi zavalliymisim gibi hissetmistim.

Hava soguk olmasina ragmen gevrek sicacikti. Hem ellerimi isitmisti bu gevrek hem de midemi. Hatta yüregimi bile isitti diyebilirim. Daha geç olmadan da eve gidip cüzdanimi almaya karar verdim. Kendime bunu itiraf etmesem de eve gidip sicacik bir demlik çay demleyip iki börek, bir boyoz, bir de gevrek almak ve de günlük gazetelerin macun kokusunu içime çekmek istiyordum. Tabi ki bu eski püskü kiyafetlerden de bir an önce kurtulmaliydim, hatta hafif hafif kasinmaya mi baslamistim ne? Birkaç sokak ötedeki evimizin oldugu binanin önüne geldim ve anahtarimi çikarmak için elimi cebime attim. Korktugum basima gelmisti, anahtari evde unutmustum. Sabah sabah kapiciyi rahatsiz etmemek, birazda sorgu suale tutulmamak için komsunun ziline bastim. Üst komsumuzun iki çocugu vardi. Okul saati oldugu için uyanmis oldugunu düsünmüstüm. O sirada kamerali intelkom cihazinda yüzümü gören komsum, sakaldan taniyamadigindan olsa gerek “Hadi be oradan…” deyip yüzüme kapatti ve kapiyi da açmadi. Alt komsumun ziline bastim benzer bir sekilde “Allah versin” deyip kapatti.Tam bu sirada gözüme bir yazi ilisti. Dis kapimizdaki yazi aynen söyleydi: “Dilenci ve pazarlamacilarin girmesi yasaktir!” Bu yaziyi eve geç saatlerde geldigim için hiç görmemistim ve isin komik tarafi kendi yasadigim yere su an giremiyordum. Bu sirada kapicimiz elinde sepetiyle omzuma dokundu “Siz miydiniz beyefendi?” deyip kapiyi açti. Asansöre bindigimde binanin çok sicak olmasi beni mutlu etmisti  Ya da bana öyle gelmisti bilemiyorum. Aynaya baktigimda ise bu yüzün bana mi yoksa mimar BEY e mi ait oldugunu anlamaya çalisiyordum. Sahi ben kimdim? Üstümdeki kürkü çikarinca kime dönüyordum? Belki de bu sorunun cevabi çok yakinimdaydi…
(Devami soguk günes 5 te)

15 YORUMLAR

  1. serkan BEY yine mükemmel bir resimle süslemissiniz yazimi renklendirmissiniz sagolun vermek istedigim ruh halini çok güzel anlatiyorsunuz elinize saglik .Nebula kardes yazilarima verdiginiz destekten dolayi tesekkür ediyorum…

  2. MIMAR BEY,MÜHENHIS HNM….ASIL OLAN IÇIMIZDEKI BENLIK VE ONUNLA NE KADAR TANINABILDIMIZ…DEVAMINI BENDE SABIRSIZLIKLA BEKLIYORUM SEVGILI MESTURKA(Bu sefer dogru yazdim)

  3. Valla Aysun hanim ben elimden geldigi kadar biseyler yazmaya çalisiyorum belkide bubenim içimdeki sesi disa vurmak için bir kapidir bu kapinin ardinda birilerinin beni duymasi çok hosuma gidiyor gerçekten beni çok mahçup ediyosunuz herkeze çok tesekkür ediyorum SAYGILAR

  4. Ne demek. Birileri yazsin yeter ki. Bu aralar yazmak istedigim o kadar çok sey var ki aralarinda boguluyorum. Birilerinin kendini ifade edebildigini görmek müthis bir huzur veriyor.

  5. valla simdi kendimi yazar falan zannetcem ….yok yok öyle bir saçmalik yapma hadsizligine düsmem daha imla kurallarini bile tam olarak uygulayamiyorum…

  6. Rica ederim mesuturka yazilara ekledigim fotograf ve resimlerle ilgili olarak.
    Ayrica belirtmek isterim, resim/fotograflara tikladiginizda eser sahibinin sayfasina ulasacaksiniz.
    Ayrica eser sahiplerine begendiginizi (türkçe/Ingilizce farketmiyor) iletirseniz onlari da mutlu edersiniz.
    Kaldi ki ben hepsine tek tek yaziyorum 🙂 Yorumlarimi görebilirsiniz orada. Çalismalarini nasil bir sitede, nasil bir yazida kullandigimi tek tek yaziyorum her seferinde 🙂
    Eee emege saygi pek gösterilmiyor internet ortaminda malum…

  7. Mustafa haydar beye resmini bu yazida kullandirma nezaketinde bulundugu için sonsuz sevgiler gmail adresinede bu konudaki tesekkürlerimi sundum…Serkan Bey ede ayrica tesekkür ederim

  8. 13, bölüme kadar ölmez sag kalirsak o da olur insallah…burdan askima sesleniyorum; bana bisey olursa bu öyküyü devam ettir lütfen…

mesuturka2 için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here