Soguk Günes – Bölüm 6

6
276

Hurdacinin yanina gittigimde bana söyle bir bakti. Sanki küflenmis bir yemege bakar gibiydi bakisi… Agzinda bir sigara ve tekerlek seklinde bir kül tablasi vardi masada, bir lastik firmasi tarafindan verilmisti büyük olasilikla .Beni gözü tutmamisti sanki biraz temkinliydi. Selam verdikten sonra selamimi aldi ve elindeki sigarayi söndürdü,  elini uzatti:

“Hos geldin gardas ,buyur otur.” 

Hemen oturdum ve derdimi anlatmaya basladim:
“Agabey bana kagit veya teneke toplamak için el arabasi yani üç tekerlekli pedalli araba lazim” dedim.
“Hay, hay yalniz sen iyi birine benziyorsun bu isler sana uygun gelmedi bana
” dedi. “Agabey, bu is aslinda baba meslegi. Fakat babam ölünce ben de Ankaradaki üniversite ögretimimi biraktim ve buraya geldim. Burada da kalacak yerim yok, parkta kaliyorum. Onun için bana bir is lazim. Ben de bu isi düsündüm. Babam bu isi yaparak bana harçlik gönderiyordu. Kendi kendime ben de yapabilirim dedim ve size geldim”

“O zaman anlastik sen sadece bira tenekesi topla getir. O daha çok para eder, aksam bana getirirsin. Bir deneyelim önce, su kirmizi arabayi al o zaman, su çuvali da içine gerelim, hah tamam simdi oldu. Sana güvenmem gerek, sen hele bir arabanin parasi 100 lira ver. Unutma bu islerde güven sart. Sana abi nasihati :

1-Polislere bulasma.

2-Hirsizliga yanasma.

3-Çingene karisma.

4-Köpekle ugrasma.

5-Ekmek yedigin yere pisleme.

Sana bu nasihatler simdilik yeter .Hadi rast gele.”

Artik bir arabam da vardi. Eee, insan mal sahibi olunca daha bir mutlu oluyor. Belki öteki hayatimdaki arabamin konforunu tabi ki vermiyordu ama simdilik mutlu olmama yetmisti. Ilk gidecegim yer Mavisehir’in tam karsisindaki Florya denilen yerdi. Tam sahilin kiyisi, bütün gençler buraya gelir, birasini içer, hasret giderir ve bira kutularini ve siselerini atarlardi. Evet, tam düsündügüm gibi kimse kalmamis ve bira kutulari her tarafa atilmisti. Hemen arabamin el frenini çekip (bir demir kolu yukari kaldirarak tekerlegi kilitlemek.) park ettikten sonra çuvala bira tenekelerini doldurmaya basladim. O kadar çok egilmisim ki, yarim saat sonra dogrulmaya çalisinca belimin tutuldugunu fark ettim. Yavas yavas dogrulurken çuvalin yarisina kadar doldugunu anladim. Nereden baksan, en az 200 tane bira kutusu vardi çuvalda. Normal sartlarda 200 tane almaz ama ezerek koyunca aliyor. Neyse, “Bu kadar yeter” dedim ve arabaya dogru ilerlemeye basladim. Bir de baktim, ne göreyim? Çingeneler arabami çaliyorlar. Bir hisimda yanlarina vardim; polis, polis, polisssss… O benim arabam, dememe kalmadan at arabasina binip, çabucak kaçtilar. Hem sonra onlar bes kisiydi ,benden neden korktular ki? Anladim ki, ben polis diye yardim çagirirken onlar beni polis sanmisti. Kendime güldüm ve bu hayattaki ilk kurali ögrenmistim
Esegini saglam kaziga bagla.”

6 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here