Solcu Kiz

7
124

—Geç kaldim, özür dilerim.

—Geç kalmasaydin gelmezdin zaten.
 
Solcu kiz. Aklimin ucundan çikmayan yar/a.

Çagrisiz bir yürüyüsü kucaklar gibiyim. Çikmaz sokaklara variyor adimlarim. Les yiyici ölmüs bir hayvanin kokusundan kaçarak duvar diplerine saklaniyorum. Etekleri çamur sizofrenyamin. Pesinen yenilgi diyorum kaçip kurtulmalarima. Yalnizligin akil olmaz ve akil almaz duygusuyla sarmalandigimi (var) sayarken kötürüm yalnizligin pençesine düsüyorum aslinda. Salincakta sallanirken sen kahkahalar atan çocuk hüviyetine bürünemeyisim poyrazli sabahlara uyandiriyor beni ansizin. Zamanin (gide gide) daraldigini hissediyorum. Nefesim yoruluyor. Hayatin kesin ögretileri neme lazim? Saçmalik. Aptal uyusukluguyla hayatin bahsedilmis huzurundan dem vuruyor insanlar. Her seyin pür siyah oldugu gerçekken huzur masalina nasil inanilir solcu kiz? Uzaktan göz kirpan ama asla yaklasilmayan isiga benziyor hayat bence. Uzak, soguk, yaban ve var olmayan ümit… Kiskacinda kivrandigim yenilgi hayvansi dürtüyle sarmaliyor benligimi. Elimde Kizilderili mizragiyla kendimi beyazlara karsi savunuyorum sanki. Ölüm bes karis sol asfaltta. Omurgasiz heyecanlar, ayaklar altina alinmaya amade beklentiler… Kizgin kumlar üzerine yatirilan gövdeme yapisiyor terimin kokusu. Mide gürültülü açligin nefesini koklarken ask niyetine lagima düsmüs hayatlarin yüzlerini görüyorum. Aklin evveli kendini belli etmiyor evvele. Ruh, habis otel bekçilerinin karamsarliginda fahise kusmugu… Yoruldu kalbim sere serpe esigine egilmekten solcu kiz!
 

Gözlerinin su rengine vuran kanin iliklerime düsüsünün anlamini kayba yükle. Dil azar, ses kurur, sehir yanar. Öyle cesur bakabilmenin hesapsiz tangosu damarlarimi yirtar. Ask herkesin dilegi. Yahut dilegi askin sart kipiyle çekilmis olanin kalbi var olmanin kendisi. Dur ve düsün! Aklin hesabi aska vurulunca parmaklarim tutulur geceleyin. Ölsem müntehirim, yasasam kirlidir beklemelerin. Ama biliyorum sen benim ölmemis olma ihtimalimi sevmedin. Ibriklerden dökülen su ile yikanan sesinin mübarek saçlarindan azade durusuna sövüp durmak beyhude belki de. Ask keremin fazli. Ask sebebin bir lâ ekiyle okunmasi. Dilinin altinda pas. Uykum geliyor senden düsen adimlarimi yola her çizisimde. Yüksek topuklu ayriligin ruh dogurtuculari beynimde geziniyorlar kirmizi pelerinleriyle. Içimdeki ayrilik segirmesi adindan. Ki seninle her an bas egmesi, dil sürçmesi, palavra provalari makbul. Oysa seninle yagmurda islanmadik ki biz; dudaginin islakligini öpsün saçlarim. Bir kez daha gel ve ne olur yagmur suyu bas incinmisligime bu kez.
 

Bende bana tapan, beni tanrilastiran bir ben varsa, bende benden içeriyi gören ve ünsiyetimde ayna kiran bir ben var ayni zamanda. Ben kimim bu hâlimle? Yalanla hakikat kadar içten çatisirken ve rüyanin aslini yorumlamadan uykuya yatamiyorken benligim. Geldi geçti rüzgârin ilik yani. Bana issiz firtinalar kaldi ruhumu enselerken sorular. Sana asik hâlimden siyril ve cevapla; ruhsatsiz ömürler tutulurken köprü üstünde ben kimim kimligimde? ‘’Yasamak bir ortamin çaresiz tutsagi olmaktir. Insan ancak burada ve simdi yasar.’’* Rüyanin anlatilmazligini kabusla çelistirmeden yaslarim yanagimi sizlatiyorken hâlâ ve simdi, çek beni her yani çikmaz bosluk sorularimdan.
 

Ask iki kisiye yetmeyecek kadar yetisiz, bir kisiyi asacak kadar çoklasan çeliskili uyumsuzlugun tanimlan/ma/mis hâlidir. Doymanin idraksizligidir. Bana en çok yakisani sundun; ayagini yüregime sürüye sürüye gittin. Dilim dolasiyor her seyi pisman ayriligin cümlelerine. Akan kan damari paklamaz da gözbebekleri daglanmis sükûta biraz kahir, biraz naz ilistiriyor sesim simdilerde. Buldugun yitirdigindir aslinda. Ölüme uy solugumu kundakla. Çikart girtlagimdan sana yakilmamis agit senfonisinin nedametini. Kulagim sagir, ruhum ayna kirilgani. Birak birazda böyle avunsun sitem. 
 

Ne çare saç telin düsmeden iki satir arasina yol yürünmüyor ayrilik melodramasiyla. Hele birde Azrail’in dokunmadigi sanci var ya canimda… Ruhum çatlamanin esigine yaslanip aglayacak kadar yüzsüz degilse de, sözsüz uyuyacak kadar pür atestir ömrüme. Deniz tutmus olmali gözlerini. Baksana ne çok ugurladin gemilerimi. Deniz tutmus olmali gözlerini; önce suyunu vurdun kendine. Seni tanimlamanin yaban telasindayken farkindaydim tek tek harflerimi yitirdigimin. Yasamak ne çok anlamsiz seni yasarken. Yolun sonuna gel ama gelme diyor yüregim. Simdi su sokaktan dönsem hangi düssüzlüge uyandiririm kirpiklerini? Bu gece erken gel, sakin geç kalma yagmurlarima. Hangi aciyi sevsen üzgünlügünle dolunay’ak sersemletir yüzümün kirli örtüsünü. Bu gece erken gel, sakin geç kalma. Uykuma sürecek uykun olsun bari.
 

Cevapsiz sorularin bildigi her sey kirpigine düsen sisin siklari silmesi. Öte yani akrep tuzagi sehre bagdas kurup otur gönlünce. Her yan zifiri düs. Kesik bileklerime sürdügün zehri gözlerime sür bu kez. Bir de körlügümle seyredeyim seni. Bakalim gözümün nurunu verecek mi esyanin zatindan uzak saf güzelligin. Fislenmis siirlerde rastladim geçen gün ellerine. Hâlâ dün gibi, hâlâ bembeyaz ve hâlâ sadikti gitmisligime. Sah damarindan asilan öykünü gaz bidonlarinda yakisina sahit ‘yazilmasaydim’ keske. Kaçabilmenin bedeli özgürlügün fiyaskosuydu. Bu yüzden çekip giderken uyduramadim seni yeniden. Hâlâ öl gibi, hâlâ akil bozucuydu güzelligin. Solcu kiz! Diren gözbebeklerine yorgunlugu asilayan hayata. Birak kosar adim susalim. Hele gün dönsün, hele aksamin parke taslara biraktigi gölgeyi silelim sakaklarimizdan. Hele bir yagmur yagsin da saganak saganak.
‘’Güzel günler görecegiz, günesli günler!

 

7 YORUMLAR

  1. çok müthis bir yazi olmus.sabirla okudum ve sonunun bu cümle ile sonuçlanmasina sasirdim açikcasi.demek ki,bazen güzel bitebiliyormus sonlar.gerçekten de çok güzel olmus.bizlerle paylastiginiz için tesekkür ederiz.

  2. sözüm meclisten disari !! bazen parmaklarin bedene ve zihne yaptigi eylem daha onurludur dönemeyecek olani beklemekten…

    bu kadar merak etme, yipratma duygularini, çilekes eyleme yorgun sagrini… ne kaldi geriye?

    özlem mi? tutku mu? ask mi? sevgi mi? günesli güzel gün nedir ki? üç bes duru dakika… yoksa hala umut mu? duygu dili ayriysa umut, bosa kürek çekmek:) bir bütün bilirsin iki yarim bulursun:)

    sevgiler yürege…

  3. serkan aygören: 🙂

    seymen: güzellikte son yoktur, tesekkürler 🙂

    melek: çok tesekkür ediyorum içten yorumunuz için. teveccühünüz 🙂

    ve delisey: parmaklarim zihnime dolasiyor yazarken. gidenler dönmeyecek. kalansa bir kalemin diline feda edilen agrilar, hepsi bundan ibaret. yasam herkesin umudu sonuçta. tesekkürler 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here