Son Nokta

1
94

 

Ölümle ilgili bir yazi olacak bu. Yazinin basini okudugunda aklina bir mezar tasi geldi muhtemelen, mermerle çevrili bir toprak yigininin basinda dimdik duran bir mezar  tasi. Ya da kaybettigin bir sevdiginin cenaze töreni aglayan yakinlarin, o haberi ilk aldiginda bogazinda olusan dügümlenme geldi aklina. Ama dur kardesim bu yazi o bildigimiz ölümlerle ilgili degil. O kalp durunca, vücut soguyunca, topragin altina girince olan ölümle ilgili degil. Çünkü ben o ölümü çoktan kabullendim kafamda. Herkes, her sey ölüyor bir gün zaten. Trilyonluk bir vazo bile 300 – 400 yil dayansa da sert bir rüzgârla tuzla buz oluyor, kargalar 200 küsür yil yasiyorlar belki  ama onlarda çirpamiyorlar kanatlarini bir gün. Çiçekler lan, canli olduklarini 2. Sinif Hayat Bilgisi dersinde ögrendigimiz çiçekler bile çürüyor bir gün.  *Çünkü hayatta her seyin bir sonu olmali. Izlediginiz en iyi filmi düsünün, yediginiz en iyi yemegi, yaptiginiz en iyi sexi düsünün. Eger bunlar bir gün bitmeyip devam etseydi en iyi degil en sikici olacaklardi. Iste bu yüzden kabullendim ben ölümü, kabullenmeyi geçtim sevdim bile.

 Insanin toprak altina girmesi kabullenebilir bir durum.  Çünkü o ölüm baslangiç falan degil. Bir son da degil. Hiçbir sey oglum o. Cümleni sonuna konulan nokta gibi o ölüm. Ve o noktadan sonra baslayan büyük harfler  var; yani yetistirdigin çocuklarin var. Belki bir gün yoldan geçerken aciyip yem verdigin kus var. Yazdigin bir yazi var. Verdigin bir ögütle hayatini degistiren insanlar var. Ve bunlarin hepsinin sonunda birer nokta var, çünkü bu evren bir deneme yazisi ve herkesin sonunda bir nokta ve ondan sonra baslayan büyük harfli bir cümle var.

 Ama bu deneme yazisinda birde yazim yanlislari var. Yani yasarken ölenler. Kendilerini hayatin akisina birakmis, bu güçlü akintida hangi karaya vuracagini düsünmeden kaybolanlar  var. Hepsinin bir mazereti var bunun için. Kimi yakini kaybetmis. Kimi katil olmus. Kimi fakirmis. Kimi çok sevmis. Ama hepsi bu isleri o kadar sevmisler ki bu deneme yazisinda yazim yanlisi olmayi kabullenmisler.

 Ben de kabullenmistim. Biraktim hayati. Dedim ki yanlis yazsinlar. Ne olabilir ki? Geri mi getirecek onu bana? Tekrar sevecek mi beni? Peki beni  toprakla aldatanlar, dirilecekler mi onlar? Biraktim her seyi. Umursamadim konusulanlari. Ben hayatta yanlis yazilmayi kabullenmisim. Onlar yanlis konussa hakkimda ne olur dedim.

 Yillar geçti, çok sey degisti. Ölemedim. Bu yazim yanlisinin sonuna nokta koydurtamadim. Baktim ki olmuyor ne kendimi öldürebiliyorum, ne de ölebiliyorum. Elime silgiyi aldim ve silmeye basladim. Önce kendimi sildim. Bastan yazdim. Sonra hayatimdaki diger yanlislari sildim. Ama onlari tekrar yazmadim. Sonunda yasarken ölen ben, bir silgiyle dirildim. Ve artik ölümden korkmayan biri olarak deneme yazisinda ki en afilli karakter oldum.

 Siz de yapin, yasarken ölenler en kisa zamanda elinize silgiyi alin. Gerekirse her seyi silin ve hiçbir sey yazmayin. Çünkü bu hayatta hiçbir sey kendi yasaminizdan degerli degil. Ölümse sana koyulan sinir. Ve bu siniri en iyi sekilde doldurmak senin elinde. Bu sinir bir çay bardagi da olabilir bir su bardagi da ama bunun içine su koymak senin elinde, sen yasarken ölüp su koymaktan vazgeçersen elinde damacana olsa neyi degistirir ki? Yasayin, mutlaka yasayin bir gün ölecegim diye de korkmayin. Çünkü ölüm bu deneme yazisinin en önemli parçasi, her güzel seyin oldugu gibi hayatinda sonu “ noktasi “

 

1 YORUM

  1. yazi çok güzel.hatta yazilariniz arasinda en güzeli oldugunu bile söyleyebilirim.fakat su bildigimiz ölümden farkli bir konudan bahsedeceginizi söylediginiz halde ana tema bu olmus iste!bu yüzden de, keske hiç kisitlamasaydiniz kaleminizi..ama dedigim gibi yazi muhtesem.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here