Son Sayfa

1
143
Kimsenin okumayacagini bile bile yazilmis bir romanin kahramaniydi o. Bir kitap dolusu yazilmis zirvanin arasinda kayboluyor ve her bölümün sonunda da yigiliyordu bir köseye. Kanlar içindeyken bile kimse el uzatmadi. Herkes nefret ediyordu ondan. Kitabin yazarina küfür etti ama bir sey degismeyecekti. Onu hayatta tutan tek sey, o kitaptaki kahraman oldugunun bilinciydi.
nefret
Ne biçim kahramanlikti bu? Hep, iyi karakterlerden yiyordu tekmeyi. Iyiler, kahramana kötülük yapabilir miydi? Sonradan mi düzeleceklerdi? Biraz duraksadi ve allak bullak olmus kafasini daha da fazla bunlara yormamaya ve her seyi akisina birakmaya karar verdi; sanki baska bir sansi varmis gibi. Yan karakterler, ondan daha fazla ilgi çekti. Hep arkada kaliyor ve ne zaman odak noktasi olsa, tekmeyi yiyip, bir parçasini daha kaybediyordu aklinin. Sayfa aralarindan ara sira kendini gösteren isigi yakaladikça gözleri kamasiyor ve hayallere daliyordu. Yaratilmis kocaman dünyanin içinde sayisiz olay dönüyor, sayfalar ilerliyor, o ise bir kösede kivrilmis hayal kuruyordu sadece. Kahramanin kösede birakilip, hiçbir seye bulasmadigi bir denemenin mi kurbaniydi?

nefretKitapta biraz daha ilerleyince, isler daha da kötülesti. Bir bölümün sonunda agir yaralanip, her zamanki gibi bir köseye yigilmisti. Ölümün soguklugunu yavas yavas hissederken, bu bölümün çabucak sonlanmasini ve her romanda oldugu gibi, bir sonraki bölüme tamamen iyilesmis bir kahraman olarak baslamayi arzu ediyordu. Etrafinda bir kalabalik bile toplanmadi. Yazar, kahramanimizin birkaç sayfa sonra turp gibi tekrar sahneye çikacak olmasini nasil açiklayacakti acaba? Içinde yasadigi halde çözemedigi kurguyu, hangi okur severek takip edebilirdi ki? Bu, yazarin derdiydi. Etrafta olup bitenlere iyice kulak kesildi. Bir alt paragrafta kavga çikacakti, anladigi üzere. Sinirler gerilip, yan karakterler kozlarini paylastikça, siranin ne zaman ona gelecegini düsünmeye basladi. Belki de digerleri, onu kötü adamlarin elinden kurtarmanin savasini veriyordu? Belki…

Sonraki bölümde, intihar etmis bir evsizin cesedini inceleyen polisler vardi. Iki bilegini de kesmisti zavallicik. Elinde küçük bir defter buldular. Kana bulanmis yapraklarin üzeri, anlasilmasi zor bir el yazisiyla kapliydi. Kimsenin onu okumadigindan dert yanmisti, sayfalar boyunca. Yazi olmayan bos alanlar, kan ile kirmiziya boyanmisti. Birkaç saat önce önünde kavga eden travestilerden biri, ters ters baktigi bahanesiyle bir tekme savurmasa, öldügünü bile fark etmeyeceklerdi.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here