Sualti Dünyasi-Baska Bir Dünya

20
202

dalgiç

Bunaldiniz mi yeryüzünün yalanindan dolanindan? Caninizin agusunu almiyor mu hiçbir sey. “Kaçsam buralardan, ama nereye mi?” diyorsunuz. Gittiginiz her yere basinizi da götürdügünüzden degisen bir sey olmuyor mu? Eee hadi, ne duruyorsunuz. Kaçin buralardan. Ben bir yer biliyorum. Sessiz, sakin, kavgasiz… Biraz islak! Eh o kadari kadi kizinda da olur. Tamam, tamam söylüyorum iste. Gidecegimiz o sihirli sessiz dünya, “deniz”. Evet. Daha sasirtici bir yer mi beklediginiz? Inanin daha sasirticisini bulamazsiniz.

Maskemi ve paletlerimi takip derin bir nefes aldiktan sonra sularin derinliklerine dogru süzülmeyi ezelden beri severim. Nefesimin yettigi kadar dipte dolanmak kisacik kaçis anlarimdir. Bunu biraz daha uzatmanin yolu; tüplü dalis yapmaktir.

Tüplü dalis yaparsam her kayanin dibinde ne var diye merak ederim. Yeni olani kesfetme meraki ve eski olandan uzaklasma duygusu dalis boyunca aklimdan çikmaz. Çok sik dalmasam da keyfini çikarmaya odaklanmak isterim. Dalisin ilk anindan itibaren boyut degistirip baska bir dünyaya yapilan yolculugun büyüsü bedenimi sarar.

Dalis biraz uçmaya benzer. Ilk saskinliktan sonra orada kalabilme sürenizi unutmadan keyfini çikarmalisiniz. Önce etrafiniza söyle bir göz gezdirin gözünüzün görebilecegi en uzaga ve en yakina bakin. Kendinizi bir dagin dorugundan asagiya yerçekimini unutarak birakin. BCD (buoyancy control device-buoyancy compensator) sizi belli bir yüzerlik seviyesinde tutacagi için daglardan asagidaki ovaya, nehir yataklarina, kayaliklara, baska yerlerde göremeyeceginiz bitkilere bir daha hiçbir yerde rastlamayacak gibi saskinlikla bakin. Çünkü her dalisinizda yine de sasiracaksiniz. Isterseniz sevdiginizi geçirin aklinizdan, yasadiklarinizi nasil anlatacaginizi düsünün. O kadar da kaptirmayin canim sizinle birlikte dalanlari da kaçirmayin gözünüzden.
caretta
Eger sansli gününüzdeyseniz, belki bir deniz kaplumbagasi size eslik eder, Ahtapot, Müren onlari zaten görürsünüz.
Size simdi anlatacaklarima belki inanmayacaksiniz. Dalistan çiktigimizda teknede kalan diger dalgiçlarda inanmamislardi ama sudan kafasini her çikaran "köpekbaligi gördük" dediginde artik inanmaktan baska sanslari kalmamisti.

Sekiz kisilik bir gruptuk. Alanya’da yapay yollarla olusturulmus muhtesem batigimiza dalis yapmak için birer birer teknenin dalis platformundan uzun bir adim atarak kendimizi maviliklere biraktik. En çok sevdigim ne biliyor musunuz? Sualtina inerken teknede kalanlara ‘nanik’ yapar gibi hissederim kendimi. Tamam, kalanlarin hepsi dalgiç olsun isterse…

Batiga bizi indirecek samandiranin halatini kendimize kilavuz yaptik ve asagiya dogru yavasça süzüldük. Batigin etrafindaki bloklar çok net görünecek kadar berrak bir suda ilerliyorduk.Yirmi bes metredeydik sanirim, tam altimizda sessizce süzülen bir sey gördüm. Önce algilayamadim. Hemen dalis hocamiz beyaz saçli Riza hocaya bir bakis firlattim bana sakin olmami isaret etti, zaten telaslanmadim ki. Orasi onun dünyasiydi ben onun konuguydum. Ayni seviyede kalarak gördügüm seyin fotografini hafizama kaydetmekten baska bir derdim de yoktu dogrusu. çekiçkafaMaalesef yanimizda fotograf makinesi yoktu. Aslinda çok kisa bir an tam altimizda bir buçuk metrelik Çekiç Köpekbaligi bize günün sürprizini yaparak geldigi hizla ve inanin nasil kayboldugunu anlamadan çekip gitmisti.

Suyun içinde gülümsedigimi hatirliyorum. Sudan kafasini her çikaran "köpekbaligi" diyordu… Ben dalisi hep uçmaya benzetirim. Bence denemelisiniz…

20 YORUMLAR

          • 🙂 heheh tabi ki. Renkli Dergi sevgi-saygi çerçevesinden olduktan sonra her sey mümkündür yukaridaki örnekte görüldügü gibi…

            Tesekkürler sevgili @nilanya. Bunu örneklediginiz için… 🙂

          • Merhaba inanin yazidan çok yorum kismindaki sohbet hosuma gidiyor.Tüm yazilarin yorumlarina bakiyorum.Sohbet gibi ,üstelik çok zarif yorumlar yapiliyor..Ben kendi adima tesekkür ederim..

  1. Hersey çok güzel, çok hos (ve evet evet bende kaçmak istiyorum buralardan, mümkünse kimsenin beni bilmedigi, tanimadigi yerlere!!) ama benim suda bogulma korkum var 😀 Hani tamam havuzda beni suyun üstünde gören çok azdir, ama isin içine derinligi 2 mden fazla ve sonsuzluga uzanan su girdi mi… Yok yok ben o kadarina gerçekten gelemem 🙂 (uçmak fikri de hiç hosuma gitmedi… Bungee jumping yapan arkadaslar bir dönem kandirmaya çalismislardi "valla çok zevkli seveceksin" diye… yine kandiramamislardi hehe)

     

    Yok mudur bu "kaçis"in baska yolu 🙂 

    • Bu durumda dagcilik olabilir.Ya da harika bir koy biliyorum Çirali.Eger çadirda kalmayi seviyorsan,bisiklete de binerim harika olur hatta aksam Yanartasa tirmanip yildizlarin altinda kayalarin arasindan çikan alevde sucuk ekmek yerim hatta yanina bir de bira açar,sirtüstü yere uzanip çook zamandir görmedigim yildizlari seyrederim dersen kaçabilecegin harika bir yer.Ama orada ne alisveris merkezleri ne de çarsi pazar var.Deniz,günes,orman,yildizlar ne dersin. 

      Hayatim deniz kenarinda geçti.Denizi göremeyecegim bir yerde yasayamam gibi gelir.Bu nedenle daga da tirmansam isterim ki akarsu göreyim.Sevgiler,selamlar. 

       

  2. Tara bosver sen uçuk kaçik sporlari. Dalmaktan ötesi yalan, valla bak… 😀 2m ve sonsuzluk mu? Kuzum sen dalis hakkinda gerçekten bir sey bilmiyorsun. Sen hele birsor bakalim sevgili @nilanyaya. Görüs mesafesi normal dalista ne kadarmis? Ya da kaç m olabilirmis 🙂 Bir söylesin sana…

    • Buna sadece koca bir "ah" diyorum.Neden mi? Eger Hollandali bir dalgiçla konusursaniz size hollanda da daldigi zaman en fazla iki karis ötesini gördügünü söyler.Ama eger güzel ülkemin güzel denizlerinde daliyorsaniz, bakin bakabildiginiz kadar.Göz alabildigine bir manzara gözünüzün önünde uzar gider.Bugün Alanya kalesine çiktim.Kaleden denizi seyrettim.Tanrim, Alanya Tersanesinin önünde uzanan denizin derinliklerindeki kayalar,otlar taa tepelerden görünecek kadar netti.Ben daha ne diyeyim.Deniz olmazsa sanki bana hayat yok.

       

  3. Yahu çadir madir hersey çok güzelde yükseklik korkum var dagcilik diyosunuz bana 😀 zaten ben daha iki tirmanmadan bayilirim ekibin basina bela olurum 😀 Peki Ankaradan beni bu karmasasiz yere kim kaçiracak? Hiii? Kim kaçiracak 🙂

     

    Yok yok zaten ben planliyorum… Yanima bir çadir, bol konserve, bir de bol hasarat kovucu ve uyku tulumumla kaçacam buralardan 🙂 

    • Bugünlerde herkes gitmek istiyor./Can Yücel

      Küçük bir sahil kasabasina, bir baska ülkeye,daglara, uzaklara…
      Hayatindan memnun olan yok. Kiminle konussam ayni sey… Her seyi, herkesi birakip gitme istegi.
      Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok. Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her seyi, herkesi götürdün demektir.
      Keske kendini birakip gidebilse insan. Ama olmuyor. Hadi kendimize raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
      Yani her seyi yüzüstü birakmak göze alinamiyor.
      Böyle gidiyor iste. Bir yanimiz "kalk gidelim", öbür yanimiz "otur" diyor. "Otur" diyen kazaniyor. O yan kalabalik zira. Is, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu… En kötüsü aliskanlik. Aliskanligin verdigi rahatlik, monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor. Kaliyoruz. Kus olup uçmak isterken agaç olup kök saliyoruz.
      Evlenmeler…
      Bir çocuk daha dogurmalar…
      Borçlara girmeler…
      Isi büyütmeler…
      Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor. Misal, ben… Kapidaki Rexi birakip gidemiyorum. Degil bu sehirden gitmek, iki sokak öteye tasinamiyorum. Alip götürsem gelmez ki… Bütün sokagin köpegi oldugunun farkinda. Herkes onu, o herkesi seviyor. Hangi birimizle gitsin? "Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir; evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin. Kendi imalatimiz küfeler. Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazim. Inadina kök salmak lazim. Bari ufak kaçislar yapabilsek. Var tabii yapanlar. Ama az.
      Sadece kaymak tabakasi.
      Hepimiz kaçabilsek…
      Bütçe, zaman, keyif…
      Denk olsa. Gün içinde mesela…
      Küçücük gitmeler yapabilsek. Ne mümkün. Sabah 09.00, aksam 18.00. Sonra baska mecburiyetler. Sikisip kaldik. Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli bu kadar agir olmamali. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz. Bir ömür karsiligi bir ömür yani. Ne saçma. Bahar midir bizi bu hale getiren? Galiba. Ben her bahar asik olmam ama her bahar gitmek isterim. Gittigim olmadi hiç.
      Ama olsun… Istemek de güzel.

  4. Baktim yorumlanmis.Kesin dedim serkan yorumladi.. Dün dalis yaptigimiz koydaki dalis teknelerinin yanina kadar yüzdüm.Balikadamlari seyrettim.Paletlerimi maskemi taktim,daldim dibe.Sonra balikadamlarin regulatörlerinden çikan hava kabarciklariyla oynadim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here