Susuyorum

7
175

Hep yüzünü aradim

Kentin sokaklarinda,

Türküler söyledim

Kulaklarin isitmedigi.

Varsin bilmesin dedim

Deli gibi yanan yüregimi…

Gözlerimde islak

Bir sonbahar

Mevsiminden kalan

Yalnizlik…

 

Yara bere içinde

Çürük bir hayat.

Yollar aramiza neden girdi?

Neden bu kadar dönüssüz bir yola kirdin dümeni?

 

Bir sigaranin ucunda yaniyorum simdi,

Zararim kendime.

Dumansiz, külleri bile olmayan…

Çek içine son nefesi alip ölmek üzere.

Yüksek sesle susuyorum çünkü;

 

“Sadece Susarak Özlüyorum…”

 

7 YORUMLAR

  1. Dedigim gibi siir bir delilikse ben o delilikle barisik yasamaya dünden raziyim.Iyi ki buradasiniz ve siirlerinizi iyi ki bizlerle paylasiyorsunuz.

  2. Sustum…

    Konus deseler de…

    Söz gümüsünü biriktiririm artik yamali keselerde…

    Özüm her ne kadar kavrulsa da, Leyla menseli vesveselerde…

    Veya…

    Kisitlamis hülyalarim, açi ortayini yitirse de lüzumsuz hendeselerde…

    Söz dedim ya…

    Hani aglamakli baktiginda kelam kesilen mevzu…

    Iste o artik bundan böyle, sözü geçmez köselerde…

    Sustum…

    Hakikatte susmak dil çeligini örseler de…

    Neyse…

    Sustum…

  3. sen okyanus mavisine uzaklardan içerleyen
    gözleri islak bulut parçasi
    ben suskunlugunu dizlerine yatirip
    masallar anlatan bir mevsim agrisi
    simdi gögsümde ince bir sizi
    susuyorum…

    "sadece susarak özlüyorum" Ahmet Aslan ile hatirlansa da sevgili Fadil Öztürkün siiridir ve o siiri onu dogururken ölen annesine yazmis derler….
    bu arada o siiride paylasayim sizlerle…

    sözcüklerim varmiyor uzakligina,
    suskundur takvimlerde adim üstelik,
    bir bir düsüyor bütün öpmelerim,
    agir yenilgiler alarak.
    kalbimse sildi bütün defterlerde,
    adresini, yoklugunu kiyamet bilerek.

    *

    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanimadan, ne garip …
    sense uzaklara çivili,
    bir deniz gibisin resimlerde

    *

    dokunsan Dersim olur göçerim mecburen,
    yalnizligin on milyon olur,istanbul
    duydum çok sonra,
    adin önemli degil;
    acin ayni tadi veriyor zaten.

    *

    islik çalan zamanlardan gelmistim,
    bilirim bulutlari eskitmenin güzelligini,
    zaman, o zaman degil simdi,
    günes yine dogar bu kente,
    ama gözlerin… gözlerin…

    *

    simdi adi yok hiçbir sevgilinin,
    sicak dokunusunda dagilan,
    binlerce öpücügün…

    *

    iste, buna biçak çekiyorum,
    bir kadin, askini savunan
    bir çocuk, gülüsü gibi ince,
    bir havalanis…yok
    Belki de çekip vurmak,
    bütün uykulari göz kapaklarindan…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here