Teknolojiye Gicigim Var! Yetisin Eski Hayatlar…

17
77

Evet, evet yanlis okumuyorsunuz, teknolojiye gicik oluyorum. Insani bir adim öteye tasimayan her teknoloji aletini esefle kiniyorum. Sobanin üstünde pisirilen kestaneyi, mikrodalga firinda isitilan ve yenen, dünyanin en güzel yemegine degisesim gelmiyor. Kurutulmus sebzelerden yapilan dolmanin lezzetini, dondurulmus hazir bir yiyecekte bulamiyorum. Anneannemin masallarindaki gerçekler, hangi televizyon kanalindaki gerçek öykülerde var? Etrafim tika basa radyasyon yayan ve birçogu da hiç bir ise yaramayan aletlerle dolu. Nefes almak istedigim havaya oksijenden ziyade, hemen hemen her bireyin sahip oldugu arabadan çikan egzoz gazlari hakim. Gicik oluyorum…

Evi elektrik süpürgesi süpürüyor. Bulasiklari bulasik makinesi yikiyor. Çamasirlari çamasir makinesi yikiyor. Ev hanimlari internetten saatlerce koltuklarinda oturarak bulduklari tarifleri, hazir ürünlerle süsleyerek sofralari, sürekli tikiniyor. Ev hanimlari sistikçe sisiyor. Sonrada spor salonlarina bir sürü para ödeyerek saglik ariyor. Obezite had safhada erkek, kadin, çocuk demeden her eve giriyor.

Internet insanlari bagimli hale getiriyor. Donuklastirip sosyal olmasini engelliyor. Tüm iletisim internet yoluyla saglanmaya baslandi. Lanet olsun uygarlik bu mu oluyor?  Bayramlasma, dogum günü kutlamalari, hatta evlilik davetiyeleri bile internet yolu ile geliyor artik. Gicik oluyorum…

Basimi kaldirip gökyüzünü görmek yerine, kocaman kocaman tas yiginlarinin arasinda kalmis olmaya gicigim. Akilli binalar diye insanlara satilan beton mezarliklara gicigim. Bu mezarlari olusturmak adina agaçlari katledenlere de en gicigim.

Katlanarak tasinabilen klavye çikmis. Kordonu olmayan fare varmis. Bu arada yabanci dile de gicigim. Çok matah bir seymis gibi hayatinin her alanina Ingilizce sokan, kendi dilinin inceliklerini bile bilmeyen ögrenmeye çalismayanlara da gicigim. Çiglik atip yardim isteyen dizüstü bilgisayar çikmis. Bunlarin hepsi ayni isi görmüyor mu? Özellikleri yenilendikçe cebinizden çikan para miktari fazlalasiyor sadece. Soyuyorlar sizi farkinda degil misiniz?

Teknoloji âsiklari müsaade ediyorum, siz de bana gicik olabilirsiniz bu fikirlerimden sonra. Lakin ayni isi gördügü halde, hiç ihtiyaç yokken teknolojik aletleri sürekli yenileyenlere gicigim var isteee…

Gicigim geçsin diye, bir yudum su içmek istiyorum. O da pet siselere hapsolmus artik. Gicik, gicikkk, gicik…

A.Ö

17 YORUMLAR

  1. hahahahaaaa dün aksam okumustum yine gülmüstüm çok güzel bir yazi olmus deliseyim. evet haklisin teknoloji insanlari bireysellestiriyor.

    eskileri düsündügümde bende senin gibi düsünüyorum ama inan elinde çamasir yikamak istemezsin.

    yemek yapmak için odun toplamayi sonra bahçede ates yakmayi ve yemegi o ateste pisirmek ve bulasigi yikamak için kuyudan su çekmeyi evdeki bir yaslinin ve bebegin kakali bezlerinide kuyudan su çekerek yikamayida istemezsin. o yasamda bahçende yemek yapmaya ugrasirken yilan sokmasindan zehirlenmekte eminim hiç çekici gelmiyecektir. türleri yokolmamis vahsi hayvanlari hiç saymiyorum bile.

    senin ninenden dinledigin hikaye dönemine kadar teknoloji sayesinde gelindi canim:=) bu hikaye olmus gerçekleri dinlerken bile ürpeririz bazen.

    radyasyon olayida bilim adamlari açiklamadiklari için öcü gibi görünüyor bizlere ama belki bir asir sonra uzayda yasayacak olan insanoglu elbetteki radyasyona alismak zorunda çünki radyasyon uzayda var hemde fazlasiyla .

    gelismek + teknoloji büyü gibidir sana arti birseyler verirken sende olan eski, artik kullanim ihtiyaci kalmamis eskiyi götürür yani hem yeniyi hem eskiyi bir arada tutamazsin. evrensel kanun bu. birinden vazgeçmek zorundasin.

    tabii gelismenin eksi lerini çok güzel belirtmissin eh buda insanoglunun tercihi bizler simarik ve doyumsuz çocuklar gibiyiz. her yeni olan bende olsun isteriz iste buda henüz gerçek bireyler olamayisimizin göstergesi. çünki birey olmak tek basina olmak demek degil tam tersine ne istedigini bilen,

    çevresinde olan yanlislara aman benden olmasin diye etrafina yalakalik yapmayan, maddi gücü olsa dahi sadece ihtiyaci için teknolojiden yararlanan, neyi isteyip, istemedigini bilen istemedigi bir seyi sirinlik olsun diye kabul etmeyip gerçek dogrulari savunma cesaretini gösteren, karsisindakini kendi gibi görebilen demektir BIREY olmak. ve ancak ruhsal saglikli bireyler, saglikli toplumlari olusturabilir.

    iste gelisebilmek için tüm bunlari asmak zorundayiz herseyi insanlar yapip sonrada öcü diyorlar bu finansal bir oyun yapmamiz gereken tek sey aklimizi kullanip zarar görmeden kaçmayi bilmek baska çaremizde yok.
    isik yolunu aydinlatsin can. tabii seninde bildigin gibi fener isigi degil :=).

  2. hayir sakin vazgeçme gicik oldugumuz konulari yazalimki karsiliginda dogru ne olabiliri irdeliyebilelim. ve sen gerçek dogrularin yazilmasinda çok iyi çanak tutan yazilar yazarsin o yüzden devam . :=) .

  3. Cep telefonlarinin yeni çiktigi zamanlar,

    iki eleman cuma namazinda birisi telefonu o gün

    almis,namazin ortasinda acemi abinin

    telefonu basliyor zitdirii zitdiriii…

    Bütün millet küfür ederken abinin çabalarini gören

    arkadasi aynen söyle diyor:

    "kul euzu birabbin nas -yes'e baaas-melikin nas -yes'e

    basss- ilahin nas yese bas ulan yese bass"

    :)))

  4. kusaklarin teknoloji ile iliskisine dair bir yazi buldum paylasmak istedim…

    Kusaklari anlamak için biraz geriye gidelim izninizle. Çok vaktim olmadigi için Google’dan araklayip, özetliyorum kusura bakmayin.

    Baby Boomer Kusagi (1946-1964)

    Ikinci dünya savasindan sonraki nüfus patlamasi yillarinda dogan bebeklere deniyor. Bu bebeklerin çaginda yasam kalitesi epey yükseldi.Nüfus patlamasi pek çok sektörü harekete geçirdi. Bebeklik çaglarindan itibaren reklam sektörünün hedef kitlesi oldular. Idealist olanlar insan haklari hareketlerine katildilar.68 kusagi olarak kendilerini özel bir yerde konumladilar. TV, fast-food onlarin döneminde (fast-food ülkemize daha geç ulasti) hayatimiza girdi. 2000’li yillarda yaslari 50’yi geçen, ceplerinde para olan bu kusak, ortalama ömrün de uzamasiyla, iyi yaslanmak hatta mümkünse yaslanmamak için anti-aging, güzellik-bakim sektörlerini patlattilar. Teknolojiye kimi yakin kimi uzak olsa da pek benimseyemediler. Islerine sadik olduklari için çok is degistirmediler.

    X Kusagi (1965-1979)

    Dünyanin petrol krizini, Türkiye’nin ise sag-sol çatismalarini yasadigi yillar. Simdilerde en yaslisi 44, en genci 30 yasinda. Dünyaya gözlerini, merdaneli çamasir makinesi, transistorlu radyo, bantli teyp ve pikapla açtilar. Daha iyi kariyer imkanlari ararlar, çogu teknolojiyi zorunluluktan kullanmaya basladilar. A-politik hale getirilseler de toplumsal sorunlara duyarli ve kanaatkarlar. Kadinlar is gücüne katilmaya basladi. Daha (iyi yasamak için, daha) az çocuk sahibi oldular. Bireycilik biraz daha öne çikmaya basladi.

    Y Kusagi (1980-1999)

    En yaslisi 29, en genci 10 yasinda. Teknoloji hayatlarinda pek çok seyin simgesi. Narsist, bireyci ve girisimciler. Eglenceyi, kazanmayi çok seviyorlar. Otoriteye saldirgan davraniyorlar, tatminsizler, istekleri çok. Beklentileri yüksek ama bedelini ödemek istemiyorlar. Hizli tüketiyorlar. Es zamanli olarak birkaç isi birden yapabilirler. Kariyer yasamlari boyunca 10 kereden fazla is degistirecekleri öngörülüyor. Kitlesel olani degil, kisiye özel olani seviyorlar. Türkiye nüfusunun yüzde 25’i bu kusaktan. Iyi yönetildiginde ve gaz verildiginde, Y Kusagi çalisanlar çok zengin bir yetenek kaynagi olurlar. Akran onayina önem veriyorlar. Sira arkadasinin, mesai arkadasinin, internetteki oyun arkadasinin önermedigi ve onaylamadigi bir ürün ile Y’nin bulusmasi çok zor. Standart olani sevmez, kendine özel olani ve üstelik "hemen-simdi" isterler. Girisimcilik en önemli özellikleri, özgüvenleri biraz abartilidir. Is hayatina atilirken CEO yahut patron olmayi hesaplarlar. Bu arada, daha okurken isini kuranlara da rastlamak mümkün.

    Z Kusagi (2000-2021)

    "Internet kusagi" da denen bu ufakliklarin en büyügü daha 9 yasinda. Bunlar tam teknoloji çagi çocuklari. Tasinabilen, hep yanlarinda olan küçük aygitlari, bilgisayar, MP3 çalar, i-Pod’lari, cep telefonlari, DVD oynaticilari ayrilmaz parçalari. Uzakta olsalar bile ufak cihazlariyla her an sözel, hatta görsel iletisim kurarak, birbirlerine baglanabiliyorlar. Onlar, önceki kusaklardan farkli olarak, ’network’ gençleri; çesitli aglarin üyeleri oluyorlar. Uzaktan da iliski kurabildikleri için, fiziksel olarak tek baslarina, yalniz yasiyorlar ve yasayacaklar. Ayni anda birden fazla konuyla ilgilenebilme becerileri gelisiyor. Insanlik tarihinin, el, göz, kulak vb gibi motor beceri senkronizasyonu en yüksek nesli. Ancak bu avantajlar, dikkat ve konsantrasyon zorluklariyla dezavantaja da dönüsebiliyor. Olanak fazlaligi, eglenceyi erteleme güçlügü, yasamalarina neden oluyor. Bu da onlarin basariya giderken önlerine çikan en önemli engel haline geliyor. Geleneksel egitim yöntemleri, bu yeni kusaga uygun görünmüyor. Yaraticiliga izin veren aktivitelerden hoslaniyorlar. Edilgenligi kabul etmiyorlar. Uzun dönemli hafizalari, ezberden çok oyun, hikayelestirme ve hayallerle etkin hale gelebiliyor. Sonuç odaklilar. Sorgusuz yasayacaklar çünkü, is yasamina atildiklarinda karar vermelerini gerektiren her sey sistemler tarafindan yapiliyor, yapay zeka tarafinda karar veriliyor olacak. Çok diplomali, uzman ve bulusçu olacaklar. Yasamlarinda otorite kavraminin önemi kalmayacak. Tatminsiz, kararsiz ve dogustan tüketiciler.

    Teknoloji o kadar hizla ilerledi ki Z Kusagi için gereken alt yapiyi hazirlayamadigimizi düsünüyorum. Bu çocuklar için sinif, okul ve ögretmen kavramlarinin köklü bir degisimden geçmesi gerekiyor. Kitaptan okumak, cd izlemek onlara yetmeyecek. Ayni anda pek çok kanaldan bilgi akisina ve bunlari yorumlamaya alisik olduklari için egitimin de bu yönde düzenlenmesi gerekiyor. Bu kusak muhtemelen home-office çalisan bir kusak olacak.

  5. o zaman benden de honki ponki=)) aa öle bir sarki vardi ben küçükken sölerdim du bakiim nasildi ?

    "Demedim demedim bir sey demedim

    Derdimi kimseye söylemedim

    Eredim teredim hersey meredim

    Keltimi serlere çelteledim

    Çok gerilince sinirlerim

    Tutamam çenimi söylenirim

    Kulagi vardir sssst heryerin

    Zarari küpüne sirkenin

    Honki ponki toni nok

    Çalona bimbo bori rok

    Musi musi hubobo kozi zok

    Çiki çiki sayne tiki tak tok

    Hiçbir anlami yok bu sözlerin

    Sadece rahatlamak için söyledim

    Sende mi ögrendin aferin

    Haydi gel beraber söyleyelim"

    eneee ne biçim de buldum :))) iyimis bu bayaa sölesek mi hep berabar napsak?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here