Üçüncü Bin Yil Sonrasinda Nesil-Gelecegimiz

8
92

daha iyi dünyaÜçüncü bin yilda daha iyi bir dünya yaratmak gelecegin baskin temasi olacak, sirket yurttasligi ve çalisanlarin yapilmaya deger bir sey yaptiklarini hissetmeleri büyük bir önem kazanacaktir. Birçok insan artik, hayatta satis yapmaktan fazla bir seyler oldugunu hissetmeye baslayacaktir. Hayat, yönetmekten de daha fazla bir seydir. Çalismaktan da…

Aslina bakilirsa hayat kendisinden de fazla bir seydir.Öldügümüzde arkamizda ne birakacagiz? Çocuklarimiz bizi nasil hatirlayacaklar?

Bu sorular hayatimiza yön vermekte daha da büyük önem kazanacaktir.

 

Büyük bir finans kurulusunun New York’ta düzenledigi bir seminerde yine önde gelen bir finans kurulusunun üst düzey bir yöneticisi ” Suan da berbat bir durumdayim. Evde matematikten çakmak üzere olan ondört yasindaki oglumun yaninda olmaliyim.” Diyerek seminer arasinda ogluyla yaptigi tartismayi anlatir:

– Matematik bilmezsen hiçbir sey olmazsin.

– Ne lüzum var.

– Basarili olamazsin.

– Umurumda bile degil.

– Benim ki gibi iyi bir isin olmaz.

– Bos ver isi baba. Annemi ve beni ne hale getirdigine bir baksana… Ben istemiyorum öyle bir is. Senin ki gibi bir is sahibi olmaktansa sokaklari süpürmeyi tercih ederim.

Baba dehsete düsmüstü. Sadece oglunun okula karsi olan tutumundan dolayi degil; onun babasinin erken saatte kalkip ise gittigi, eve geç saatlerde geldigi ya da is seyahatlerine çiktigi zamanlarda ne kadar incindigini ve bu duyguyu içinde nasil biriktirdigini görmekten dolayi da saskina dönmüstü. Bu , “daha fazla”nin “daha iyi” sayildigi, ilerlemenin “para” paranin da “mutluluk” anlamina geldigi üçüncü bin yildan kalma degerlere karsi tepki gösteren, üçüncü bin yil sonrasi neslinin sesiydi.

Güçlükler içinde aciyi barindir ama bazen servette istirap verir. Güven içinde yasamak, varligin temelinde yer alan, degismeyen bir seyler olmasi insanlarin belli basli gereksinimlerinden biridir. Insanlarin büyük bir bölümü, yasamlarinin çesitli alanlarinda meydana gelen büyük ve sürekli degisikliklerle basa çikamamakta ve gündelik hayatla bogusurken gerektiginden fazla kaynak tüketmektedirler. Degisim; ister ev, ister is degistirmek ya da çocuk sahibi olmak, evlenmek, bosanmak olsun, gerginligin belli basli nedenlerindendir.

benim dünyamBu baglamda parçalanmis, düzensizlesen ve hizli hareket eden bir dünya da uzun süreli iliskiler daha fazla önem kazanacak, gelismis ülkelerde ki insanlarin fark yaratmak için yeni yöntemler kesfetmelerine ve kendilerine birer amaç edinmelerine paralel olarak, bu ülkelerde gönüllü hizmet verenlerin sayisi daha da artacaktir. ABD vatandaslarinin %61 i daha simdiden yilda ortalama 200 saat daha az bir ücret karsili gönüllü olarak çalismaktadir.Çalistiklari saatler ortalama ücrete vurulsa yaptiklari bagisin maddi degeri GSMH’nin % 4,5 i federal bütçenin %12 si olur. Bu çalismalara bir de gayri resmi olarak yürütülen örnegin hasta komsu için alisveris yapmak gibi gönüllü davranislar da eklense oranlar daha da artacaktir. Bu konu diger Avrupa ve kita ülkeleri için de aynidir.

Bu ruhun en fakir Afrika köyünden en zengin Isviçre kasabasina kadar yayildigini düsünsenize sonuç ne olurdu.

Hepimiz günün içinde barindirdigi sikintilara yeni sikintilar eklemekle mesgulüz, oysaki günün derdi kendisine yetmektedir. Bir düsünün bakalim günün telasi içinde bu curcunadan kafanizi kaldirip o çocugun gözleri ile ne zaman bakabildiniz hayata? Kendinizi kandirmayin. Toplum ve kültürler o kadar çabuk degismekte ki otobüste yer vermemek için uyuyor numarasi yapan ya da kafasini disariya odaklayan insanlar görmek artik çok kolay. “ Görgü kurali” diye ögretilenler artik tozlu sayfalarda kalmaya basladi. Ve insanlar ruhlarini ve vicdanlarini hafiflete bilmek için gönüllüge siginmaya yöneldi. Hasta birine bakmak, yardimci olmak vicdani bir görevdi eskiden, kültürümüzde vardi. Ya simdi gönüllü kuruluslarin ya da hasta bakicilik yapan ticari isletmelerin isi…

Öyle ya da böyle ister “eski görgü kurallarinin” geregi olarak isterse gönüllülük kavraminin içinde bu duygulara sahip çikmak üçüncü bin yil sonrasi nesil olan bizlerin “mecburiyetidir”.

* Istatistiki veriler Kasim 2007 Patrick Dixon ‘ en etkin 500 trend’

8 YORUMLAR

  1. hayat öyle bir hal almistir ki;
    para mutluga es deger görülür olmus,sevgi kavrami anlam degistirmis,hayatta ki öncelikler de ayni sekilde.
    görgü kurali denen kavramlar, eski istanbul zamanlarina hapsolmustur.
    Umarim tozlu raflardaki kitaplarda bulunan o duygulara geri dönüs çk geçmeden olur.

    • Hakikaten yorumuna katilmamak elde degil sevgili salvato. Ama o tozlu raflarda ki kitaplarin içinde ki duygularin artik geri dönüsü bu zamanda mümkün olmayacaktir. Biraz gerçekçi bakmak lazim. Sahsen böyle düsünüyorum.

  2. Bravo salvato  yazini çok begendim. mavitooth biraz karamsar ama sakin karamsar olmayin çünki degisim basladi sizler ve düsünceleriniz ileriyi görebilen beyinleriniz iste degisimin ta kendisi çünki degisim bireyin kendisinde baslar.

    Toplum denen güruh un küflenmis kavramlarindan siyrilip öne çikan beyinlersiniz. bir gün bakacaksiniz  yillar önce tek basiniza saman (toplum) yiginininin arasindan boy vermis tek bir bugday filizi iken arkanizda bir sürü baska filizler göreceksiniz.  ve içinizde su hazzi duyacaksiniz bunlar saman yigininin içinde debelenirken ben samanin bir parçasi olmaktan çoktan vazgeçmistim diyeceksiniz. lütfen degisin gençler lütfen degisin.

    çünki ancak (KENDINI GELISTIREBILEN  BIREYLER SAGLIKLI TOPLUMLARI OLUSTURURLAR). 

    Degisim çaginda "ögrenenler"           

    dünyayi ele geçirecekler.her seyi bilenler ise
    artik var olmayan bir dünyaya ait bilgileriyle
    basbasa kalacaklar…

    kaynak:(NLP . KITABI)
                         YAZARI:ERIC HOFFER.

  3. Üçüncü bin yilin çocuklari, kristal bedenli ve degisimi genetik olarak zaten yasamis ve altin çagin sevgi ve insani duygulariyla donanmis hassas yetiskinleri olacaklar.

    Biz bize ögretilenler ölçüsünde yüklenen degerler nisbetinde var olan dogru ve yanlislarlabüyüdük 95 lerden beri yasanan kozmik degisim ve enerjilerin de etkisi ile sevginin ve isigin, isikçilarin katkilariyla daha güzel ve yasanasi, paranin deger olmadigi, savasin olmadigi,gülünç çikar kavgalarinin yasanmadigi,büyük ordulara büyük paralarin harcanmadigi günlere gelinecek… yeni nesil gerçek degerlerin farkindaligini bizden çok daha önce yasiyor. Genetik bir aktarim da söz konusu elbette. Felaket senaryolari yazmiyor yeni nesil. Düsünceye, sevgiye sevginin gücüne inaniyor. Kizim ve ögretmeni sihir ve mevcut diziler üzerine konusurlarken ögretmeni bu dizilerin yanlisligi ve izlenmemesi gerektigini söylemis ve ögretmeni  beni arayip, yanitini paylasti. Kocaman yas ve tecrübelerimize ragmen 9 yasinda bir çocuktan ögrenecek çok seyimiz oldugunu anladim bir kez daha.

    Kizim aynen sunu söylemis:

    Ögretmenim siz bu dizilerden dogru mesaji alamiyorsunuz. En büyük sihir sevgidir. Çocugunuzun eli acidiginda öpeyim geçsin diyorsunuz ama galiba siz buna inanmiyorsunuz. Geçiyor ögretmenim,hemen geçiyor… 

    Bizlere bardaklarin hep bos taraflari gösterildi.Çocuklarimiz dolu tarafina bakiyor ve felaket konusmuyor, hesaplamiyor,renklerden siyahi tanimiyorlar yani… Ve galiba dogru olani da onlar yapiyor. üçüncü bin yilin altin çagin çiçek çocuklari olacak yeni nesil.. Böyle düsünüyorum ve düsünmek fiilinin  kökü düstür. Her sey önce düsle baslar, zihne  gelir düsün olur,dillenir düsünce olur… ve eylem gelir ardindan.Düslerimizin saglam olmasiyla baslamali yani… En büyük güç sevgidir. Kan dökmez,acitmaz,aç birakmaz,küçümsemez… Yeni nesil dünyasini sevgi üzerine kuracak ve her sey güzel olacak

    • YILDIZ YAGMALI YÜREKLERE:  Ne güzel bir nik bulmussun

       yazinda söyledigin gibi evet.

      (kristal bedenli ve degisimi genetik olarak zaten yasamis ve altin çagin sevgi ve insani duygulariyla donanmis hassas yetiskinleri olacaklar. ) ama zaten simdiden indigolar,ve gelecegin temellerini atacak olan kristal çocuklar bir çogu tipki sihirin gerçek sevgi oldugunu ayirt edebilen senin kizin gibi bizler bardaklarin bos tarafi gösterilerek büyütülenler olabiliriz ama unutmamamiz gereken su bizler o çocuklarin anne veya babalari olarak onlara ebeveyn olarak bu yasamda görevlendirildikse onlara aktarabilecegimiz çok sey olmali degilmi :=) . çünki görev hakedene verilir. bizde geçmis yasamlarimizdan hücrelerimize kaydini yaptigimiz bilgileri animsayarak (tabii bunun için bol okumak ve düsünmek) onlarin gelisimine katkida bulunmaliyiz. tipki büyüklerimiz gibi biz böyle yetistirildik diye sizlanmamak için.

      bu siirimi nikinle ve düsüncenin düs oldugunu söyledigin için yaziyorum ve bana göre (DÜSÜNCE EN BÜYÜK DUA dir)

       DÜS ve YILDIZ 
      Gökyüzündeki yildizlari serptim
                                    yüreginin üstüne
      Yildizlar düstür,düslerle uyursun diye
      Gün sabah oldugunda
                  O düslerin isiltisi vurur gözbebeklerine
      Kirpiklerinde yakamozlar gizlenir
      Dinle
      Çaglayanlar yüreginden seslenir
      Gökkusagi renkleridir bedenini saran isik
      O isiklarla bezenmis varliginin yapisin
      Hani kimlere açtin yüreginin kapisin
      O yürekki kimler gelir,kimler geçer yol gibi
      Ancak sevgili ve dost kalir
                         O yürekte han gibi
      Ben o handa dostluklarin üstüne
                         yildizlari serperim
      Sevgiler ve dostluklar
      Düslerle büyüsün dilerim…

                              D.T.

      Dilerim tüm yasamin düslerinin güzelliginde sevdiklerinle geçer arkadasim… 

      • Ben inanamiyorum okuduklarima burada isik olan biri var bütünümün parçasi olan biri ben olan biri… Ve siir ne hos yagdi yüreklere… Ve evet yagabiliyormus yildizlar… Ve evet öncüleri vardir her devrimin ve evrimin biz indigolar ya da indigo çocuklarimiz kristallere hazirlamak için buradayiz mekani en güzelinden… Dogru yer, dogru zaman, dogru söz ve dogru is….ama ben baska bir boyutta siire takildim inanin… Benim niyetim, sizin siirinizde hayat bulmus oysa ben yazacaktim bunu ama zaten ben varim o dizeler de madem biriz.

    • aunen öyle sevgili gülce.

      Ben BÜTÜNden bir parça isem
      Ben HERSEY,im
      Ben HERSEY oldugumda ise
      Ben bir (BÜTÜN),üm…

      sizler gibi beyni piril,piril ,yürekleri aydinlik,tuhunun arinmisliginin farkinda genç dostlari gördükçe bana güç veriyorsunuz. 50 yillik yasamin yükü birden hafifliyor omuzlarimdan gençlesip tekrar umutla sariliyorum yasama TESEKKÜR EDERIM SIZLERE BEYINLERINIZE ,YÜREKLERINIZE BEN OLAN BÜTÜNün tüm parçalarina sizlerle deneyimledigim var olan tüm mevcudata tesekkürler BÜTÜNÜMÜN parçasi tesekkürler… 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here