Üçüncü Sayfa Haberleri

2
75

1. Kisim

Yorulmustu her seyden, hayattan, insanlardan, yalanlardan ve hatta nefes almaktan… Bu yüzden uzun zamandir omuzlari çöküktü, yüzündeki nese silineli yillar olmustu. Yalnizligi dost edinmisti. Yaz aylarinda kalabaliktan kaçmak için küçük bir kulübeye çekilir ve bütün yaz basini dinlerdi.

Onun bu hale gelmesinde etkili olan sey, yillardir sabretmeye çalisip yüreginde hapsettiklerinin bu son yasananlarla patlak vermesiydi. O daima güvenmisti insanlara., her seye çabucak kanmisti. Sinsice yaklasmisti ona, en saf hallerini takinarak, masumluk maskesini geçirerek yüzüne onun kanina islemisti.

Her hafta yazdigi yazilariyla bir gazete sayesinde taninmisti. Tanindikça çevresi genisledi.. Fakat onun çevresi genisledikçe kendini daha büyük bir boslukta buluyordu. Lakin onun ilhami zaten bu bosluktu. Bu boslugu seviyordu ama bazen kalemi yetmiyordu ona… Tek ihtiyaç duydugu bir dost omuzu oldu zamanla. Içinde büyüyen yalnizlik yazilarina ayri bir renk katiyordu. En güzel yazilarini sehrin en kalabalik parkinda yaziyordu. Bu parkin kalabaligi ona yalnizligini animsatiyordu ve bu yalnizlik da onun kalemi ile arasindaki bagi olusturuyordu.

Bir sabah yine kalkmis, siyah takimini üzerine çekmis, yavasça agarmakta olan saçlarini tararken aynada kahverengi gözlerindeki yalnizligin izlerini seyretmisti uzun bir müddet… Sonra eline yeni aldigi uyumlu defter ve kalemi aldi. Ikisi de siyahti tipki kendisi gibi kalemi ve kagidi da siyaha bürünmüstü. Hatta yazacaklari bile siyaha bürünecekti. Daha fazla oyalanmadan parka dogru ilerledi.

Parka vardiginda her zaman oturdugu bankin dolu oldugunu gördü. Yapabilecegi bir sey yoktu. Herhangi bir banka geçti ve kapagini açti defterinin. Ardindan içini dökmeye basladi kâgida. Ne kadar yazsa da rahatlayamiyordu. Yine kalemden çok kanli canli bir dost omuzuna ihtiyaç duyuyordu. Iste tam o anda hemen hemen onun yaslarinda, orta boylu, siyah saçli bir kadinin ona dogru gelmekte oldugunu fark etti. Kadin kirmizi, sade bir kazak ve diz kapaginin hemen altina kadar boyu uzanan siyah bir etek giyiyor fakat giydigi uzun çizmeler bacaklarini gizliyordu. Kadin gittikçe yaklasiyordu. Yaklastikça yüzündeki tebessüm daha da belirginlesiyordu. Ve artik tam karsisindaydi. Öncelikle izin istedi ve yanina oturdu. O tekrar yazmaya baslayinca kadin dayanamayip sordu;

– Siz bizim gazetede üçüncü sayfada bir kösesi olan ve üçüncü sayfa haberlerinin yanina yazmakta israrci olan adam degil misiniz?

-Evet, ben üçüncü sayfa haberlerinin yaninda yazmakta israr eden o adamim…

Bu sekilde baslayan sohbet giderek koyulasti. Adam yillardir hasret kaldigi o dost omuzuna kavustugunu hissetti bir an… Bir an içinde ki yalnizligi yükünden arindigini, bir elin onu o bosluktan çekip aldigini hissetti kadin onun yalnizligina arkadas olmus olsa da onu yalnizliktan bosluktan çekip alan el ona en büyük ihaneti etmis, onu yazidan koparmisti. Yazmaya devam ediyordu etmesine ama kaleme eskisi gibi tutkuyla sarilmiyordu. Zamanla etrafindakilerin azaldigini hissetti. Artik o kalabalikta yoktu. Bu yüzden o kalabaligin getirdigi yalnizliktan da yoksundu artik. Yaninda yalnizca hayatini alt üst eden o kadin vardi. Tek dostu olmustu. Ask degildi onlarinkisi yalnizca dert ortagiydilar fakat kadin ona yazilari sayesinde baglanmisti. Ona yaklasmasinin tek sebebi yazilariydi. Adam için kadin kaleminin dostlugundan da öteydi çünkü kadin gerçekti, bir benlige sahipti.

Zamanla yaziyla tüm bagini kesti fakat bu durumdan haberdar degildi kadin. Her gün ayni parkta ilk günkü bankta bulusup saatlerce konusuyorlardi. Ta ki kadin adamin yaziyla olan tüm bagini kopardigini ögrenene kadar. Ögrendikten sonra bulusmalara gitmiyor, telefonlara cevap vermiyordu. Ara sira bunalip da açtigi telefonlara yazarsan ile baslayan sart cümleleri kuruyordu daima. Fakat adam ne kadar istese de yapamazdi çünkü yalnizlikti onun ilhami ama ona bir arkadas bulursa yalnizlik denen bir sey kalmazdi. Bir süre sonra o da vazgeçti her seyden, artik yazmiyordu. Buna ragmen yazdigi gazeteden her gün bir tane aliyor ve yazilarinin yerini dolduran üçüncü sayfa haberlerini okuyordu. Okuduktan sonra onlari kesip biriktirmeye basladi.

Artik bu sehrin kalabaligi ona düsmandi. Bundan dolayi yillardir biriktirmekte oldugu parasiyla kendine sehrin en ücra kösesinde küçük bir kulübe buldu. Eski, bakimsiz, ahsap bir kulübeydi. Içinin bos olmasini özellikle istemisti. Içerisinde kimsenin geçmisini yansitan hiçbir sey olsun istemiyordu. Etrafi yemyesil olsa da bu durum adam için hiç bir sey ifade etmiyordu. Çünkü bir kere sogumustu o, bu dünyadan ve hayata renk katan her seyden… Günesten, çiçeklerden ve kalabaliktan… Evini temizledi, simdi sira içini doldurmakta idi. Öncelikle kocaman bir ayna aldi; nasil yaslandigini, çöktügünü yavasça seyredebilmek için. Sonra bir yatak, tahta bir masayla tahta bir sandalye… Simdilik bunlar onun için yeterliydi. Duvarlara ise biriktirdigi, onun yazilarinin yerini alan üçüncü sayfa haberlerini asti. Her gün onlarin yanina bir yenisi ekleniyordu. Kimisi cinayet, kimisi ihanet, kimisi ise intikam haberiydi. Bunlarin hepsi insanlarin içlerinde sakli canavari disa vuruyordu. Kulübesinin hazirliklari bittikten sonra parktaki diger bir dert ortagi olan gazete satan amcaya ugradi, onunla dertlesti ve ardindan da kulübesine çekildi…

2.Kisim

Yillarca yazin gelisiyle kulübesine kaçti. Kis aylarinda ise sehirdeydi genellikle ancak birkaç yildir kislari bile inmiyordu sehre. Kendini kulübesine hapsedip, insanlardan koptu. Senelerce kalabaliktan soyutladi kendini. Kendi benligine kavusmustu fakat o da bir insandi ve insanlara ihtiyaç duyuyordu. Yine onlara karsi bir özlem belirmeye baslamisti yüreginde. Saatlerce aynadaki suretini seyrediyordu. Gözlerinin altinda olusmaya baslayan mor halkalari inceliyordu. Yillarin yorgunlugunun en büyük kaniti olan kirisiklarina bakiyordu ve en önemlisi bir sekilde ona ulasan gazetelerden kendi yazilarinin yerini alan üçüncü sayfa haberlerini kesip, duvara yapistirmaya devam ediyordu. Bos kaldikça da kitap okuyordu.

            Bir sabah yine kalkti, tamamen beyazlamis olan saçlarini büyük aynasinin karsisinda taradi. Sonra gardirobunu açti. Siyah takiminin arkasinda saklanmakta olan kahverengi takimini giydi ve oradan kaçarken almis oldugu gazeteyi aldi eline. Artik dayanamiyordu. Yillardir kaçtigi kalabaligi bugün bambaska bir tutku ile arzuluyordu. O kalabaliga hasret kalmisti, günesi unutmustu. Sehrin kalabalik yerine, onun için en özel yerine gidiyordu ve elinde gazetesi.

Siradan bir banka geçti ve insanlari seyretmeye basladi. Birçok tanidik sima vardi. Kimisiyle göz göze geliyor olsa da hiçbiri onu tanimiyordu. Gazete satan yasli adam yine ayni güzergâhta ilerliyordu. Onunla da göz göze gelmislerdi. Fakat o dahi tanimamisti… Oysaki az dinlememisti dertlerini, ayni sekilde az gülmemislerdi birlikte. Son kaçisindan önce de buraya gelmis, bu yasli amcayla dertlesmislerdi ve son olarak da su an elinde olan gazeteyi almisti.

Bir ümit yasli adamin pesinden kosup, ona seslenmisti. Yasli adamsa gazete alacagini zannederek, bir gazete uzatti ona. Hala hatirlanmadiginin farkindaydi fakat yine de pot kirmadi. Yüregi burkulmustu, gazeteyi aldi ve eskisini çöpe etti. Sonra yasli adam gözden kaybolana dek onu seyretti. Bu insanlarin ona el oldugunu, onun silmeye kiyamadiklari onu birkaç yilda unutuvermislerdi. O parktaki gürültünün, nesenin, kahkaha seslerinin ona ne kadar yabanci, ne kadar uzakta oldugunu bir kez daha anladi. Yine kulübesine kaçiyordu. Kulübenin yolunu çoktan tutmustu.

Yine omuzlari çökük, yüzünde hayattan yoruldugunu yansitan bir bikkinlik ile ve elinde bugüne ait gazetesiyle… Tek fark artik silmeye kiyamadigi kimse kalmamisti zihninde ve kalbinde… Unutulmanin burukluguyla yoluna devam etti…

Kulübeye vardiginda gazetenin üçüncü sayfasini açti ve okumaya basladi yazilarinin yerini alan üçüncü sayfa haberlerini;

15 Yasinda Intihara Tesebbüs Etti

Sivas’in Kangal ilçesinde bunalima girdigi belirtilen 15 yasinda bir çocuk, pompali tüfekle intihara tesebbüs etti.

Edinilen bilgiye göre Kangal ilçesinde psikolojik sorunlari oldugu ögrenilen lise birinci sinif ögrencisi M.F.K. (15), evde yalniz kaldigi sirada av tüfegi ile çene altindan ates ederek intihara tesebbüs etti. Olay yerine gelen ambulansla Cumhuriyet Üniversitesi Tip Fakültesi Arastirma ve Uygulama Hastanesine getirilen M.F.Knin hayati tehlikesinin bulundugu bildirildi. Olayla ilgili sorusturma baslatildi.

Ve ardindan onu da duvarda ait oldugu yere yapistirdi…

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here