Usta, Bir Kuleden At Beni In Asagiya Tut Beni…

1
265

Gece yapilan tren yolculuklarinda kisisel olarak edindigim izlenim, seyahat boyunca asla uyuyamiyor olmam… Hele ki gidis-dönüs seyahatlerinde “giden mi uykusuz, dönen mi?” diye sorar dururum kendime. Bu sebepli uykusuzluklar, kronik yorgunluga ve kalici bir uyku sersemligine neden oluyor. 

Iste öyle zamanlardan birinde, trenle dönüs seyrindeyim. Günes doguyor. Ve yine uykusuzluk içinde bu gece yolculugu, gece uçusuna dönüsüyor. Hiçbir kulenin umursamadigi bir pilotum artik. “Kule, inis izni istiyorum.” Kule: “Aradiginiz kule servis disidir. Size en yakin kulede Rapunzel ikamet etmektedir.” 

Her kuleden inis izni istenmez. Kimisi vardir, iste böyle Rapunzel tarafindan yasanan kuleler ki bu kulelerden tirmanis izni isteyebilirsin. “Rapunzel, saçlarini uzat!” Rapunzel’e de güven olmaz tabii ki. Yalnizlik, depresyonu; depresyon da saç güçsüzlesmesini tetiklemis olabilir. O zaman da kendini yere yigilmis bulabilirsin. “Düsüs izni istiyorum” O hiç düsünülmeden verilir ama.

Ya Rapunzel intihar ettiyse… Yok, biz bu kuleye de bulasmayalim. Sahit yazarlar; bir de onunla ugrasmayalim uykusuz uykusuz. Zaten kulenin oradan yol geçecek, kule istimlâk olacakmis. Rapunzel’e de TOKI’den bir stüdyo daire vereceklermis. “Rapunzel, saçlarini uzat!” Rapunzel: “Otomatige basayim ben.” 

Rapunzel’in kulesi de istimlâk olacagina göre tirmanis iznimiz de yanacak o zaman. Metropollerin kuleleri var ama bulutlari delen. Onlar da hem suçlu, hem güçlü kategorisinde, havayla, günes isigiyla kavgali… Hava ve günes isigi, zor bela imzalatir giris belgelerini. Kimi zaman patron toplantida olur. Iste o zaman bekle ki aydinlanasin, bekle ki soluyasin. “Kule, yasama izni istiyorum.”  Kule: “Yasamak için itaat etmelisin.” Haydi canim!

Bu kadar kule arasinda bir de Kiz Kulesi vardir ki ondan hiçbir sey için izin istemem. Karsisinda çay içilir onun. Âsiklar ona bakar. O her güzel seye izin verir. Ona bakarken uykusuzlugunu da unutursun. Sen O’nun karsisinda çayini yudumlarken onun içindekiler de pahali saraplarini yudumlar. O kadar cilvesi de olsun ama. Bir de unutmadan… Galata Kulesi… Sehrimin güzel siluetinin önemli parçasi… Karsiya geçince sana da ugrarim. Senin gölgende de soluklanirim azicik. Pisa Kulesi egilmis ikinizin önünde, ben nasil sevmeyeyim sizi? 

Çok mu duygusallastim acaba? Biraz da metropol kulelerine nispet yapar gibi oldu, ama o da bu yazinin ana fikri olsun. 

“Arkadasim, sayikliyorsun. Uyan!”

“Azicik daha dinleyin canim siz de.”

Meger uyumusum da sayikliyormusum. 

1 YORUM

  1. kara mizansel dedikleri bu olsa gerek.. keyifli oldugu kadar düsündürücü, düsündürücü oldugu kadar akici… mesaj alinmistir…

    kaleminize saglik..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here