Uzaktan Ask – Ne Taze Bekler Sabahi…

5
88

“Ne hasta bekler sabahi,

 Ne taze ölüyü mezar.

 Ne de seytan, bir günahi,

 Seni bekledigim kadar…”

Nasil bir duygu bu? Mesela yolda yürüyorum, bir çiçege rastliyorum. Hemen aklima düsüyorsun. Kendimle konusmaya basliyorum.. Sanki yanimda, yani basimda benimle birlikte adimliyorsun sokaklari.. Eger burada bu kiyida yasayabiliyorsam,  orada oldugunu bilmek beni evrenle bütünlestirdigi içindir. Sana her seslendigimde o çölde uçagi bozulmus pilotun yani basinda bir ses gibi bitiveren Küçük Prens’im oldugunu hissettigim için mutlu oldugumu bilmelisin.

Çölde uçagim bozuldugunda tamir etmek için çabalarken yani basimda duydugum incecik ses bana diyor ki “sev beni, sana izin veriyorum.”

Sevilmeye izin vermek sevmenin baslangici degil mi?

O gezegende tek basina yasarken, her sabah çok sevdigin gülüne baktiginda, sönmüs volkanlarin küllerini temizlediginde, günesin batisini defalarca seyrettiginde sen hep benim yani basimdasin.

Her dolunayda basimi göge çevirdigimde senin de dolunaya baktigini bilmek, kadehini usulca dolunayin serefine kaldirdigini hissetmek ve incecikten tutturdugun isligin sesini duymak için kulak kesilmek mi uzaktan ask?

Mesela Antik çagdan kalmis bir tiyatronun basamaklarina oturup sahneden gelen müzigin ritmine kendimi kaptirirken, yanimda olmayan ama aslinda yanimdan da yakin hücrelerime sinmis senin nefesini duymak mi uzaktan ask?

Her baharda karanlik bahçede ates böceklerini beklemek mi uzaktan ask?

Denizin dibindeki kumlari avuçlarken elimden kayan kumlarin akisina kapilmak mi uzaktan ask?

Ya da bir uçurtmanin kuyruguna takilip yildizlara kaçmayi arzulamak mi?

Hanimeli kokan sokakta nefesimi tutarak yürümek mi uzaktan ask?

Tren istasyonuna dikine siralanmis eski zaman sokaklarinda dolanirken açik kapidan içeriye daliverdigimde kösede tahta sandalyesinde oturan saçlari agarmis kadinin anlattigi masal mi uzaktan ask?

Ya da portakal çiçeklerinin kokusunun basimdan yagmasi…

Igde çiçeklerinin rüzgârda savrulan kokusunu takip ederek, igde agacinin gizlendigi bahçeyi bulmak mi?

Eski bir Rum evinin süslemelerine takilan bakislarim bugulandiginda o evde oturamadan göç edip giden Rum’un ruhuna Fatiha okumak mi uzaktan ask.

O süslemeleri hangi hayallerin denizinde yüzerken boyadigini, sabaha kadar seninle konusmayi arzulamak ve sabahin seherinde dudagina bir buse kondurmayi arzulamak mi uzaktan ask?

Cevaplanmamis tüm bu sorularin cevabini aslinda bildigini bilmek ve cevabini senden duymayi sonuna kadar arzulamak…

Bence uzaktan ask bu…

 

5 YORUMLAR

  1. daha önce de Uzaktan ask adli bir yazi yayimlanmis. Yazilar çakistigi için de 404 hatasi vermis.

    Sevgili Nilanya, özel durumlarda bana telefon edebilirsiniz efem =)

  2. Teknik bir sorun böylece çözümlenmis oldu. Çok tesekkürler. Aslinda aramayi düsündüm de, uzun zamandir tek satir bile yazamayan birisi olarak utandim biraz. Basliga eklenen cümle "Ne Taze Bekler Sabahi…" bilmem ki nasil olmus. "Ne hasta bekler sabahi," bu dizeyi eklesek daha hos olabilir mi?

    Siirin tamamini ekleyecegim; ama benim favorim ilk dörtlük. Siir Necip Fazil Kisakürek'e ait.

    BEKLENEN

    Ne hasta bekler sabahi,

    Ne taze ölüyü mezar.

    Ne de seytan, bir günahi,

    Seni bekledigim kadar.

    Geçti istemem gelmeni,

    Yoklugunda buldum seni;

    Birak vehmimde gölgeni,

    Gelme, artik neye yarar?

    Necip Fazil KISAKÜREK

  3. Ahh sevgili Nilanya çok özür dilerim. sistemde kayitli olan diger ayni baslikli yazidan ayirmak için uydurdugum bir yöntem. Aslinda ben de "Ne Hasta Bekler Sabahi" diye ekledigimi snaarken "hasta" yerine "taze" yazmisim.

    Pff kaç parçaya bölündüm bir bilseniz… Lakin yazi google da indekslendigi için de artik degistiremem. Ne yazik ki böyle kalmak durumunda.

    Kusura bakmayiniz lütfen.

    Arama meselesine gelince, okumamis olayim yazdiklarinizi =)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here