Vampirin Dogusu – Habil ve Kabilin Hikayesi

18
141
Bundan yüzyillar önce, yapraklardaki sakin rüzgar dokunusu ve kus civiltilariyla dolu dünyanin sessizligi bir isikla bozuldu; bu isik, baris rüzgarlarini dindirip dünyanin tüm benligini sömürecek olan olgunun, insanligin ilk huzmesiydi. Adem ve Havva adindaki firtina öncesi sessizligin ilk fisiltisi, sonralari evlenecek ve 3 tane de ogullari olacakti; Caine, Abel ve Seth. Ilk dogan Caine, bitkileri yetistirdi. Onlari suladi ve büyüttü, hayat verdi. Ikinci dogan Abel hayvanlara bakti. Onlari besledi ve büyüttü.
Bir gün babalari Adem, iki ogluna keskin bir ses tonuyla; “Caine ve Abel, yukaridaki için bir kurban getirin. Getirin ki yaraticiniza olan minnetiniz bilinsin.” dedi. Caine, yukaridaki için en tatli meyvelerini, en olgun bitkilerini getirdi. Abel ise en genç, en güçlü hayvanini kurban etti.

Iki kardes de kurbanlarini Ademin ocagina koydular ve atese verdiler. Duman onlari yavasça yukari dogru götürdü. Abelin kurbani tatli bir koku yayip kabul edilirken, Caineinki kabul edilmedi ve Caine sert bir sekilde azarlandi.

Ilk dogan (Caine) aglamaya basladi, gece gündüz yukaridakine dua etti.

Gel zaman git zaman, Adem kurban vaktinin yeniden geldigini söyledi. Abel yine en güçlü ve genç hayvanlarindan birini öldürdü. Caine ise eli bos geldi, çünkü kurbaninin istenmeyecegini biliyordu. “Caine, neden bir kurban getirmedin?” diye sordu Abel. Ilk dogan, gözleri yasli bir sekilde kardesinin kalbine mizrak saplayarak onu kurban etti; hayatta en çok sevdigi seyi.

Bu olayin ardindan yukaridaki onu cennetten atti, ve Nod denilen bir yere sürgün etti.

Caine karanlikta yalniz kalmisti. Açti, üsüyordu ve agliyordu… Karanligin içinden tatli bir ses geldi. Siyahlar içinde bir kadin Cainee dogru yaklasti:
“Hikayeni biliyorum, Nodlu Caine. Açsin, bende yemek var. Üsüyorsun, bende kiyafetler var. Üzgünsün, bende rahatlik var”. Sasirmis olan Caine: “Benim gibi lanetli birini niye rahatlatasin? Neden giydiresin? Neden besleyesin?” dedi, ve alacagi cevapla daha da sasiracakti:

“Ben senin babanin ilk karisiyim. Yukaridakine karsi geldim ve özgürlügü karanliklarda buldum. Ben Lilithim. Bir zamanlar ben de üsüyordum. Benim için sicaklik yoktu. Bir zamanlar ben de açtim, benim için yemek yoktu. Bir zamanlar ben de üzgündüm, benim için rahatlik yoktu.”

Lilith, Cainei agirladi ve onu besledi, rahatlatti. Caine onun evinde bir süre kaldi, ve bir gün ona sordu: “Sadece karanliktan, bu evi nasil yaptin? Nasil kiyafetler yarattin? Yiyeceklerini nasil yetistirdin?”

Lilith gülümsedi ve cevap verdi: “Ben uyandim. Bu sayede istedigim gücü yaratiyorum”. Gözleri parildayan Caine: “Beni de uyandir Lilith, benim de güce ihtiyacim var. Ben de kendi evimi, giysilerimi, yiyeceklerimi yaratmaliyim.”

“Uyanmanin sana ne yapacagini bilmiyorum. Sen baban tarafindan lanetlendin. Ölebilirsin, sonsuza kadar degisebilirsin.” Içini kemiren heyecanla Caine:

“Güç olmayan bir yasamin ne önemi var? Sen olmadan ben ölürüm, ama senin kölen olarak yasayamam.” Lilith Cainei seviyordu. Sonuçlarindan emin olmadigi için istemese de Cainee olan sevgisi, içinden gelen sesin önüne geçti ve onu uyandirdi. Bileginden gelen kani bir kaba koydu ve Cainee içirdi. Caine Abysse düstü, o kadar uzun süre düstü ki bu ona sonsuzluk gibi geldi. Gözlerini açtiginda karanlik bir yerdeydi.

Karanligin içinde Caine parlak bir isik gördü. Gecede parlayan ates, Michael, Kutsal Atesin koruyucusu ona gelmisti, ve söyle dedi. “Adem ve Havvanin oglu, suçun büyük ama babamin bagislayiciligi daha büyük. O seni affetti.”

Kizgin ve kirgin Caine cevap verdi: “Yukaridakinin acimasiyla degil ancak kendi vicdanimla gurur içinde yasayabilirim.” Reddetmisti. Ve Michael ona ilk lanetini verdi:

“Bu diyarlarda gezdigin sürece, sen ve senin çocuklarin atesten korkacak. Atesim sizin derinizi yakacak ve sizi mahvedecek.”

O gecenin sabahinda, ufuktan Raphael, günesin koruyucusu göründü. Cainee söyle dedi: “Ademin oglu, Havvanin oglu, kardesin Abel cennetten senin günahlarini affetti. Tanrinin bagislamasini kabul etmeyecek misin?”

Caine cevap verdi: “Abelin bagislamasi bir sey ifade etmez. Ancak ben kendimi affedebilirsem gerçekten affolmus sayilirim”, ve reddetti. Onun için degisen pek olmamisti, bir sey disinda; Raphael ona ikinci lanetini vermisti:

“Bu diyarda gezdigin sürece sen ve çocuklarin gün dogusundan korkacak. Günesin isinlari sizi ates gibi yakacak. Simdi git ve karanlik bir yere saklan, saklan ki günesin gazabini hissetme!” Içini hirs bürüyen Caine kaçti, kaçti… ve karanlik bir magaraya saklanarak derin bir uykuya daldi. Uyandiginda ölüm melegi Uriel onu kanatlarinin arasinda tutuyordu. Cainee dogru egilerek kulagina fisildadi: “Ademin oglu, Havvanin oglu, Tanri senin bütün günahlarini bagisladi, kabul et ve bütün lanetlerinden kurtul..”

Büyük bir firsat gibi görünen bu teklife kirginligi dinmeyen Caine cevap verdi: “Tanrinin bagislamasiyla degil, kendi bagislamamla yasayacagim. Ben benim. Yaptiklarimi yaptim. Bu asla degismeyecek”.

Ve Tanrinin kendisi, Urielin agzindan Cainee son ve en büyük lanetini verdi:
“Sen ve senin çocuklarin, bu diyarda gezdigi sürece karanliga tutunacaklar. Sadece kan içecekler. Sadece kül yiyecekler. Bir ölü gibi yasayacaklar, fakat ölmeyecekler. Son günlere kadar dokundugunuz her sey yok olacak!”
Bu lanetle Caine aci bir çiglik atti, gözlerinden kan geliyordu. Kani bir kabin içine doldurdu ve içti.Kafasini kaldirdiginda Gabriel karsisinda duruyordu. Firtina sonrasi sessizliginin verdigi yankiyla: “Ademin oglu, Havvanin oglu; babamin bagislayiciligi sandigindan çok daha büyük. Simdi bile affedilmeye bir yol açildi. Bu yola “Golconda” diyeceksin. Çocuklarina ondan bahset, çünkü sadece bu yolla yeniden isikta yürüyebileceksiniz.”

alintidir…

18 YORUMLAR

  1. burasi Mezopotamya . Savas bu topraklarin kaderi . Bu topraklarda kan hic durmayacak cunku ilk kan da bu topraklarda akti . Hemde ilk kardes kani .

  2. Sevgili Bulut, Hz. Adem ve Havvanin ya da çocuuklarinin mezopotamyada oldugu geçiyor mu insanoglunun nesklinin yer aldigi bölümde?

  3. Serkan Bey kulaktan dolma sozler ve Habil ve Kabil in hikayesine bir yaklasimdi benimki yaziyla da pek alakasi yok.
    Butun peygamberlerin bu bolgeye gonderilmis oldugu soylemi de var ama daha fazla bir bilgim yok bu konuda.
    Bugun baktigimizda yakin gecmise Korfez Savaslari Irak – Iran catismasi , once Afganistan sonra Irak savaslari , yillardir sure gelen Israil – Filistin catismasi ve bugun Gazzede yapilan katliamlar …
    Herseyden ote canli canli tanik oldugum Irak taki Sunni – Sii dusmanligi . Ortak paydalari Irak , ortak dinleri Islamiyet ve Islamiyetin en birinci yaptirimi belki butun muslumanlar kardestir der . Bence fazlasiyla dogrular nitelikte bu sozleri gorduklerim bildiklerim .
    Butun dunya seyirci kaliyor kimsenin elinden birsey gelmiyor Israil isterse olduruyor isterse ateskes uyguluyor Amerika geliyor dunyanin obur ucundan kanla demokrasi getiriyor .
    Tabi ki kader bu demek olmaz ama gercekler de ortada

  4. Sevgili Bulut, sadece Serkan de lütfen 🙂

    Sorum dsorgulamak için degil, ögrenmek içindi. Çünkü bilimsel kaynaklara baktiginizda bizim oralari (Orta Asyayi) isaret ediyor bilim adamlari insanlarin yeryüzüne yayaildigi nokta olarak.

    Hani bilmedigim, ögrenmedigim bir konu mudur diye bilgi açligi içerisinde yönelttigim bir soru idi kendisi naçizane.
    Yanlis anlasildiysa affola…

  5. Seth konuda hiç geçmiyor. Ona ne oldu? Bu arada Trinity Blood serisinde de 3 ana vampir vardir ki bunlardan iyi olan ve kan içmeyi reddedenin adi Abeldir. =)
    Öte yandan en güçlü olandir.

  6. Vaktiyle, kardes olan Kabil ve Habil isminde iki Adem oglu, Allahü Teâlâ için birer kurban, ona manevî yakinlik saglayacak birer nesne arz etmislerdi. Kabil kati tabiatli, Habil ise takva sahibi bir kimse idi. Herhangi bîr delil ile Habilin kurbaninin kabul olundugu Kabilin kurbaninin ise kabul olunmadigi anlasildi. Kurbani kabul edilmeyen Kabil, Habilin kurbaninin kabul edilmesinden dolayi ona hased ederek:

    — Ahdim olsun seni öldürecegim, dedi. Habil de dedi ki:

    — Allahü Teâlâ ancak takva sahiplerinden kabul buyurur. Binaenaleyh Allahdan kork, niyyetini düzelt. Eger sen beni öldürmek için elini uzatirsan, ben seni öldürmek için elimi uzatmam. Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allahdan her halde korkarim. Ben bu suretle sunu isterim ki, beni günaha sokmayasin da hem benim günahim, hem de kendi günahinla dönüp gidesin, bu iki günahi yüklenerek can verip Hakkin huzuruna Varasin da Cehennem ehlinden olasin. Zira zalimlerin cezasi budur.

    Bu takva, bu salim fikir, bu hayir ve nasihat, bu kardeslik hissi üzerine, kurbani kabul edilmeyen zalim Kabilin nefsi, kendisine kardesi Habili öldürmeyi arzu ettirdi. Yani vaz geçirmek söyle dursun öyle bir cinayet güya bur tâat sevkiyle endisesiz yapilabilecek, mâniden uzak, arzusuna uyulur bir sey gibi gösterdi, kolaylik hatta gayret verdi. Bu suretle nefsi, Kabile bu cinayeti bir yem gibi önüne gerilmis pek hos bir sey gibi gösterip ve bu isyani icrasi lâzim bir tâat gibi kabul ettirince de Kabil kardesini öldürdü. Ancak, bu cinayeti ile kendisine bir fayda saglama ihtimali olmadigindan baska, dininde de, dünyasinda da hüsrana ugradi, zarar ve ziyan içinde kaldi, öldürdügü kardesinin cesedini ne yapacagini sasirdi, çaresizlikler içerisinde kivrandi. Sonra Allahü Teâlâ, yerde desinen bir karga gönderdi. Bu gönderis ve desinis ona kardesinin cesedini nasil örtüp gizleyecegini göstermek içindi. Katil, karganin bu hareketinden ilham alarak:

    — «Eyvahlar olsun, vay bana, ben su karga kadar olup da kardesimin iasesini gömüp gizlemekten aciz oldum ha!..»

    Dedi ve bunun üzerine nadimler güruhundan oldu, pismanliklar içerisinde kaldi.

    Bu kissadaki Kabil ve Habil ismindeki iki kardesin Adem aleyhisselâmin kendisinin iki oglu oldugu, ekseri müfessirlerin görüsü olmakla beraber israil ogullarindan iki Adem oglu olduklarini söyleyenler de vardir. Ancak dikkat edilmesi lâzim gelen husus, sahislarin tâyini degil, vakanin hakikatidir. Çünkü Kabil ve Habil kissasi namiyla acaip ve garip bir çok seyler söylenmistir. Binaenaleyh hata olmak ihtimalinden kurtulamayacak olan türlü türlü rivayetlerden ve tafsilâttan sakinarak Kurân-i Kerîmdeki beyanin esas alinmasina dikkat çekilmistir. Nitekim mealen söyle buyurulmustur:

    —«Allahü Teâlâ iki Adem oglu ile bir mesel darb etti, bunun hayrini tutun, serrini birakin.»

    (Mâide Sûresi)

    Bu daha dogru olur diye düsündüm @Giafieno

  7. Sevgili @funda , sevgili @Giafieno vampirlerin hikayesini anlatmis. Yani sehir efsanesinden veyahut da felsefik bir palavradan bir efsaneden bahsetmis. Yani yazilanlarin hakikatine degil de edebi özelliklerine dikkat etmek gerekir bence. Ayrica Ilahi bir kitabin ayetlerini hiç bir insan sözüyle mukayese etmezdim yerinde olsaydim. Her neyse…

    Vampirlerin var olduguna inanan var mi aramizda?

  8. eslestirme yapmasi hosuma gitmedi habil ve kabilin hikayesi vampirin dogusu çok nahos geldi bana…ayrica ilahi kitabimizla insan sözlerini asla mukayese etmedim meraklanmayiniz efem…:))

  9. Ben de mukayese ettiginize inanmadim sevgili @funda, ama "Bu daha dogru olur diye düsündüm @Giafieno" seklindeki ifadeniz bei biraz tereddüte düsürdü. Ben olsam "Tek dogru budur bence" derdim =)

  10. Sevgili funda, ve teomaster yazdigim yazi vampirin dogusu adinda bir "senaryo, bir efsanedir" Kuran ve diger kutsal kitaplarda anlatilan olayin degisik hayalgüçleriyle yogrularak sekillendirilmesiyle yazilmistir. Tabi ki kutsal bir metnin degistirilmesi yada çarpitilmasi söz konusu degildir. Sadece "esinlenilmistir" yoksa gerçek kesinlikle bu degildir:) FRP ve roll play uygulamalarinda bu hikaye çokça kullanildi. Bir anime film uygulamasi bile yapildi. Yani aslinda bu yazi fantastik kurgunun çokça bilinen bir öyküsüdür. Bu açidan gerçek hayatta yasadigimiz inancimizi hiç ise karistirmasak ve inanç disindan bakarsak daha iyi olabilir…

  11. Sevgili @Giafieno, bakiniz yukaridaki yorumlarimdan birinde ne demisim;

    "Sevgili @funda , sevgili @Giafieno vampirlerin hikayesini anlatmis. Yani sehir efsanesinden veyahut da felsefik bir palavradan bir efsaneden bahsetmis. Yani yazilanlarin hakikatine degil de edebi özelliklerine dikkat etmek gerekir bence. Ayrica Ilahi bir kitabin ayetlerini hiç bir insan sözüyle mukayese etmezdim yerinde olsaydim. Her neyse…

    Vampirlerin var olduguna inanan var mi aramizda?"

    Yani seni dogru anladik merak etme 😉

  12. Yok anladim zaten yazinin anlasildigini, belki ilginizi çeker diye yazinin anlatmak istedigini yani "fantastik kurguyu" biraz ön plana çikariyim dedim:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here