Yagmur – Yürümek

0
83

 

    Bugün dershaneden eve
yürüyerek gittim. Su aralar da hobilerim arasina girdi yürümek. Deniz
kenarindan yürüyorum, yan tarafimda kayalar var, dalgalar her zamanki gibi
kayalara çarparak ritmik sesler olusturuyor: önce bir sirilti, sonra sessizlik…
Havanin bu kadar sogudugunu daha
önceleri kesfedememistim. Karin yagmasini dört gözle beklerken, bir yandan da
buraya bu sene kar yagmaz diyen arkadaslarim beni hayal kirikligina
ugratiyordu. Bugün anladim, kesin yagacak. Havada kar kokusu var çünkü herkes
bilir o kokuyu. 
Uzun zamandir bu kadar üsümemistim. Herkes
soguk havalarda ellerinin üsüdügünü söyler. Oysa en çok üsüyen organim burnum. Birazcik
sogukta kipkirmizi olur ve içinde ne oldugu belirsiz sivi birikir. (sümük degil
🙂
Eve geldigimde evin içi firin gibiydi.
hemen üzerimi çikarttim, kalin esofmanlarimi giydim, yere uzandim.. Önceki evde
kisin disaridan gelip kalorifer petegine yapismak en büyük kis fantezimdi. Burada
ise petek yok, yerden isitmali saçma sapan bir sistem. Biraz sonra ise kendimi
yere usulca uzanmis, ellerimi ve yüzümü yumusak halinin üzerinde isitirken
buldum. Keyfimi bozmak hiç istemiyordum. Yatagima uzanip yastigimi aldim,
basimin altina koydum. oracikta 1,5 saat uyumusum..

Bazen ihtiyacim olan tek sey, o
kisa uyku iste… Tek derdim isinmak, gargamelin tek derdinin sirinler olmasi
gibi, peter pan’in tek derdinin uçmak olmasi gibi, küçük prens’in tek derdinin
gülünü korumak oldugu gibi… 

 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here