Yagmur…

1
158
Bu günde geride kalaca, diger günler gibi yasanacak ve sonra yasanmis sayilacaklarin yasanmayan kismini olusturan bir gün belkide… 

Ayak sesimi duyuyorum, birde basimin üstünde her an aglamayi bekleyen kara bulutlar; o kadar parlak olup birden nasil kararabiliyorlar? Ayak sesimi hala duyuyorum, kuru bir takirtidan ibaret . Simdiye kadar kaç adim atti acaba? Kaç yagmurla bir olup agladi? Kaç kar tanesiyle dans etti? Kaç günesle umuda yolculuk etti? Birazdan kaçinci hüznünü yasayacak? 
Basimi kaldiriyorum göge, aglamak üzere bulutlar, o kadar birikmiski sikintisi tasmak üzere. Ve o ilk damla, o kadar güzel süzülüyorki inerken; sanki gein misali asil bir eda sergilercesine…. 
Yasanacak olan hüzün günlerce susuzluktan suya hasret topraga bir umut belkide. Aglayan gökyüzü suya hasret toprakla bütünlesirken, yagmurun hüznünü ve topragin sevincini paylasiyor ayaklarim. Diz gelmis vaziyette oturuyorum yere; bu inanilmaz güzel manzarayi seyretmek istiyorum, ayak sesim olmadan. Ekllerimi açiyorum göge, yavas yavas inen damlalara merhaba diyorum.. 
– Ey Yüce Rabbim o kadar büyüksün ki; gögü aglatirken, yeryüzünü güldürebiliyorsun. Büyümeye hasret bir fidana umut, kuruyan bir nehre can veriyorsun.. 
Buram buram mis gibi toprak kokusu aliyorum, göge açtigim ellerimi topraga indiriyorum. Yagmur o kadar güzel ki, toprak suya doymak üzere, islanmak harika, toprakla bir olmak harika… 
Yagmur hüzün demekti, belki bir aglama hissi, belki bir sevinç nidasiydi. Ama herseyiyle güzeldi. Siril siklam olmak, toprakla, dogayla, öz le birlesmekti. Sagimda, solumda, önümde, arkamda insan yapimi hiç bir sey yoktu. Hepsi dogal, hepsi Rabdandi ve huzurluydu.. Yüzüme düsen her damla, etrafa saçilan buram buram koku; buydu huzurkederiyle sevinciyle buydu öz… 
Kalkmak istemiyorum topragin üzerinden. Baldirlarima kadar çamurlanan pantolonumu temizlemek istemiyorum, tekrardan dünya derdine dalip zamani tüketmek istemiyorum..Ortalikta bos bos bir oyana bir buyana kosturan, bir amacin pesini güdermis gibigörünen, halbuki zamanlarinin bosuna gittiginin farkinda olmayaninsan grubunun içinde olmak istemiyorum. Aglamak istiyorum herseye, yasadigim tüm hüzünlü anilarima; gülmek istiyorum, mutlu oldugum dakikalarima. Gerçegini istiyorum, yalan ortamdan uzakta toprakla yagmurla….Gerçekten sevildigimi bilmek istiyorum, sevdiklerim kadariyla; oyunsuz yalansiz düzensiz; sadece içtenlik, sadece dogallik, sadece dürüstlük…-ben- olmak istiyorum yagmurla, dogayla… 

Yasamak buydu, hayat buydu; gerisi boskosturmaca, gereksiz mücadele. Hayatta kalma oyunlariydi; birirleri bir düzen kurmus, çogu nefisten ibaret. Oyunun kurallarini bozan, disina çikmaya çalisan yörüngesinden çikmis bir uydu gibi kaybolmaya mecbur tutulan bir düzen. Nasil bu düzenden kaybolmadan çikilabilirdi? Hayatta kalabilmek için savasacaksin derler; hayatta degil, hayatin disinda bir yörüngede kaybolmamak için savasmak aslinda. Bu hayatdegildi çünkü? Bosuna kosturmacalar, çikar saglamaya ugrasmalar, korunmak bahanesinde güçsüzleri ezip geçmeler, 
yalandan dolandan, ten den ibaret olup ruhu disa atanlar, hava pesinde yapilan aptalliklar… bunlarmiydi yasam? 
Yagmur, toprak, buram buram doga; sessizlik, kosturmacadan uzak, insanligimi hatirlatan duygularla beraber olmak, birseylere anlam biçmeden yasamak…buydu hayat, buydu yasam.. 
Yasanmis ama yasanmamis kisminda kalan bir günün içinde kalacakti sadece bu günde. Yasanmis ve yasanacaklar kisminda olmali bu gün.Yasanmamis kismi istemiyorum, yasanmamis saymak istemiyorum. Hep yasanmali bu gün. Uydurma bir yörünge içine girilmemeli, hatirlanmali insanlik ve öz….. 

1 YORUM

  1. gerçekten de bu yaziyi kaleme döken ellerinize ve bütün hissettikleri ile yazmanizi saglaayan yüreginize saglik..kesinlikle çok güzel olmus.maglesef bu yasantida yasamaktayiz..o saydigiginiz çirkinliklerinde içinde yer aliyoruz.maglesef ki…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here