Yalnizlik Öyle Bir Sey ki…

9
146
yalnizlik öyle bir bela ki
bazen basina silah dayamis gibi
zorla tutar yaninda
çaresiz teslim olurum

yalnizlik öyle bir sey ki
kalabalik içinde çiglik atsam
kimse duymaz
dönüp bakmaz
bu ses nerden geliyor diye

yalnizlik öyle bir sey ki
bir köse basinda ölüp gitsem
kimse aramaz sormaz
“nerelerde görünmüyor ne zamandir”.

yalnizlik bazen bir masa basina
oturur beni
elime bir kalem tutusturur
bir kagit koyar önüme
ondan sonra kapi tokmagina da
siir yazarim
sokaktaki kediye de

artik yanimda olmayani
olamayan dostlarimi da

bir sevgiliye yazarim
hiç yasanmamis belki ama
hep körkütük asikmiscasina

sayfa sayfa yazsam bitmez
daha da vs. vs. vs….

9 YORUMLAR

  1. Sevgili hicran hiç olmayan askdan bahsedip, siirler yazmak ve hep olmasini istedigin çilginlikta yazdigin deli dolu sevdayi sabredersen bir gün yasiyorsun 🙂

    Tecrübeyle sabittir 🙂

  2. YALNIZLIK CINAYETTIR

    kendime kuytu bir ölüm ariyorum yalnizca kendime
    düslerime sokak kedilerinin gözleri giriyor, korkuyorum
    boynunu kendi bilegine dolayip asilan bir adam
    kanini sulandirilmamis alkole banan
    sokak saticilari epey bilir bunu yalnizlik cinayettir

    yalnizlik cinayettir bütün notalarda, bütün dillerde
    bütün hecelerde, "a" sesinde, re minörde, mors alfabesinde
    yalnizlik cinayettir kendi tükürügüyle
    islanan bedenlerde eski bir kokudur, yalnizca budur

    islak paspas kokusudur, gece morudur
    bilegi tahris olmus bir kadinin dinmeyen korkusudur
    ansizin yakalanmasidir bir kusun kapana
    trenin gecikmesidir istasyona yalnizlik cinayettir

    sevisirken kramp girmesidir, ölürken birdenbire
    siçramaktir baska bir zamana, kadeh tutarken
    elinin titremesidir, sesinin duyulmasidir susarken
    karnina saplanan biçagi sevmektir yalnizlik cinayettir

    cinnettir

    kendime kuytu bir ölüm ariyorum çok iyi biliyorsun bunu
    düslerime kalabalik bir cadde giriyor. korkuyorum
    saçlarini sirtindan sallandiran kadinlar kadar
    uzayip gitmesi kadar bir askin telasla
    yanlislikla, su katilmamis bir sevismenin ardindan
    ters yakilmasi kadar sigaranin, benim kadar
    yani ellerim kadar, bedenim kadar, düsüncelerim
    sirlarim, kaçislarim kadar saçmadir yalnizlik cinayettir

    cennettir

    kendime kuytu bir ölüm ariyorum çok görüyorsun bunu
    bütün delillerimi yaktim, beni ötelere götürecek
    yollardan zaten uzaktim
    her kadina yeni, bir zevk, her kadina
    yeni kurulmus tuzaktim bütün delillerimi yaktim
    sonrasi yok. sonrasi çok gizli bir fotografin arabi
    yüzümüz siyah ve anlamsiz, disimiz beyaz ve derin
    sanki bir diktatör aniti, kan akitan bir nehir
    islenmemis suçlarimiz sanki yalnizlik cinayettir

    cennettir
    cinnettir
    cinayettir.

    zaman doldu
    artik gidiyorum arkama bile bakmadan
    arkaya bakmak çok eski huyudur
    bazi çirkin adamlarin
    zaman doldu
    artik gizlemiyorum kendimi çok kadinla sevistim çogu buluttu
    basbayagi buluttu bildigimiz buluttu dagilip gidiyordu ben ço-
    galttikça
    bir aksam usulca girdim kanima
    kendim karar verdim hep kendim karar verdim
    yanlis da olsa sevdim pisman degilim, neden olayim?
    bir aksam; üç gün üç gece poker oynamistim
    ne güzel. üç gün üç gece yeterince
    içmistik demek ki onar sise, belki on bes
    yirmi belki de.
    abdullah, ah dostum, sevdigim, çali yüzlüm abdullah
    kaç kursun sikti üstüme
    yeterince içmistik. vuramadi
    vurdu, ben anlamadim belki de
    belki de yavas yavas devam ediyorum ölmeye.

    Altay ÖKTEM

  3. adam yazmista yazmis ha! bu tür siirleri okudukça (Altay ÖKTEM) insan, daha çok, çook daha çok okumasi, yazmasi gerektigini düsünüyor…" yazmista yazmis" deyince hemen aklima baska bir siir geliverdi bak!

    MASA DA MASAYMIS HA
    Adam yasama sevinci içinde
    Masaya anahtarlarini koydu
    Bakir kaseye çiçekleri koydu
    Sütünü yumurtasini koydu
    Pencereden gelen isigi koydu
    Bisiklet sesini çikrik sesini
    Ekmegin havanin yumusakligini koydu
    Adam masaya
    Aklinda olup bitenleri koydu
    Ne yapmak istiyordu hayatta
    Iste onu koydu
    Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
    Adam masaya onlari da koydu
    Üç kere üç dokuz ederdi
    Adam koydu masaya dokuzu
    Pencere yanindaydi gökyüzü yaninda
    Uzandi masaya sonsuzu koydu
    Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    Masaya biranin dökülüsünü koydu
    Uykusunu koydu uyanikligini koydu
    Toklugunu açligini koydu.
    Masa da masaymis ha
    Bana misin demedi bu kadar yüke
    Bir iki sallandi durdu
    Adam ha babam koyuyordu.

    Edip CANSEVER

  4. Her sabah, el yüz yikar gibi,
    dis firçalar gibi,
    makyaj yapar gibi,
    bir bardak kahvecigimi alir elime
    siirlerim kendimi:))
    Ahh, ne keyiftir bilseniz,
    bal küpüne düsmüs misali…

    delisey,

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here