Yarin Olmayabilir Bize!

0
83

Ben küçük bir kizken annemin yarinlar için hayalleri vardi. Yagmurlu günlerde pencere kenarina oturur tatli bir tebessümle hayale dalardi. Sonra beni kucagina alir, yarin sen kocaman kiz olacaksin, çok güzel bir hayatin olacak diye gözyaslari içinde yari niyaz yari inanç kokan cümleler kurardi, anlamazdim.

Hiç aglamayacakti. Çatisindan su akmayan bir evi, her biri bir yanda da olsa mutlu çocuklari olacakti. Annesinin felçli beli düzelecek, saçlari asla beyazlamayacakti. Yarin nedir anne diye sordugumda “uyuyacagiz uyanacagiz yarin olacak “derdi. Çok uyuduk çok uyandik. Bir sürü yarinlar oldu. Bir sürü… Annemin hayalleri gerçek olmadi. Hiç biri… Ama sabirla bekler hala yagmurlu günlerde penceresi önünde. Saçlari beyazdir ve çatidan su damlayan yerlere legen koyar. Suyun her legene degisinde annem yarin için hayal kurar inatla.

Hani derler ya ön teker nereye, arka teker oraya diye. Yarinlarin birinde büyüdüm ben. Annemin yaninda yerimi aldim. Belki baska pencerede, ama yagmurlu günlerde ben de yarin için çok hayal kurdum. Benim yarin için diledigim, annem gibi olmamakti. Gerçek oldu hayalim. Anneme benzemedim. Onun hiçbir seyi yok ama hayalleri vardi. Benim her seyim var ama hayallerim yok. Bekledigim bir yarin bile yok. Nasilsa gelecek. Sürpriz olsun getirdikleri ki paketlerden düslerim çikmadigi an tek sermayem, ömrüm basima yikilmasin.

Düsünüyorum da, yarinlara ne çok yük yüklemisiz. Daha simdiden yarinin bütün kredilerini tüketmisiz.

Gelecekte emekli olacagiz. Dingin bir hayatin koynunda hayalsiz, sere serpe yatacagiz. O kadar rahat ve huzurlu olacagiz ki hayal edecek hayalimiz kalmayacak. Çocuklarimiz büyümüs, masraflarimiz, sikintilarimiz, öfkelerimiz küçülmüs olacak. Belki patron olacagiz. Okulumuzu bitirecegiz. Anne ya da baba olacagiz, gelin veya damat… Zengin olcagiz. Hepsi yarin, hepsi ertelenmis düs. Yarinlar bunca yükü kaldiramazsa halimiz ne olacak. Bir sey olmaz degil mi. Nasilsa “Allahin bes yüz günleri çuvala girmediyse” yarinlar da tükenmeyecek. Ta ki son gün son nefes gelene kadar.

Itecegiz hayati, ya da tespih gibi çekecegiz sabirla. Beklediklerimizin eteklerinde kaybettiklerimizden habersiz.

Ama en degerli hazinemiz, ömrümüz gidecek. Yillarla beraber çocuklugumuz gençligimiz, hatta çocuklarimiz gidecek elimizden. Annemiz babamiz hayatta olmayacak belki yarin. Bir banka kredisi gibi gelecekten yiyoruz hayati. Bugünden kestigimiz ümitleri yarininin semerine vuruyoruz. Ertelenen düsler, geç kalinan trenler, bozuk paralar, bozuk musluklar, kara bulutlar, kubbesi kesilmis gök, çiplak kalmis ve sayisiz tecavüze ugramis sema… Yarin kendi namina bunlari koymus cebine zaten. Yarin daha karanlik bir insanoglu hükmedecek hayata.

Yarin dislerimiz bile olmayacak. Hiç tükenmeyen düsler gibi tükenecek birer dislerimiz de.

Yüzümüzde, ruhumuzu tavaf eden çilelerin salyangoz izleri olacak. Bir zamanlar porselen bir tabak gibi parlayan yüzümüz de yazilip silinmis kareli defterlere dönecek.

Titreyecek ellerimiz, bir orkestra sefi gibi. Hayat son bir güçle seslenecek “maestro hadi yönet titrek ellerinle kalbinin arsiz korosunu. Hadi sunu sustur bunu çaldir. Hadi gücün yeterse… Ve söyler koro son sarkiyi…

“Su daglar kömürdendir
Geçen gün ömürdendir
Felegin bir kusu var
Tirnagi demirdendir”

Ne çok geç kalmislik, ne yaman çaresizliktir titreten su elleri.

Yarin bugünün ayni da olmayacak ümitlerin harman yeri de
Denize attigimiz pabucu oltamizda çektigimiz gün, hayatin kisir bir döngü oldugunu anlayacagiz. Gayretle firlatip sabirla bekledigimiz oltamizin teli kesilse de yilmayacak, yenisini takip tekrar atacak ve bekleyecegiz. Ama karsimiza çocukken ayagimiza soktuklari lastik ayakkabilar çikacak. Ayagimiza giyecegiz. Ve yeniden, yeniden yasayacagiz hayati. Kapi hep ayni yere açilacak, tünel hep ayni yerde bitecek.

Bir dolambaç gibi kendimizi arayacagiz yarinlarda, aslinda hayatta. Yorulacagiz, çok aglayacagiz çok… Terk edecekler bizi. Bazen sonsuza gidecek görmezden geldiklerimiz. Hirsizlar dadanacak ilhamlarimiza. Aslinda biz çalmisizdir oysa o ilhamlari yarinlardan. Çaldiklarimizi çaldirinca, bosu bosuna yatacagiz zaman zindaninda kim bilir kaç sene.

Yarin olunca da yarin için hayallerimiz olacak. O yüzden is isten geçmeden bugünü yasamaliyiz. Bugünlerin bir yerlerinde dünlerden kalmis bir hayalimiz vardir mutlaka. Onu bulalim. Bugün onu gerçeklestirelim. Çünkü yarinimiz olmayabilir de.

Aynur Engindeniz  Alintidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here