Yasamsal Iktisat

12
318

” Abi param yok ki bir arabamiz olsa da su kizlar bize baksa…” veya ” ayy sekerim geçen vitrinde çok güzel bir çift ayakkabi gördüm ama fiyati daha da güzeldi…” bunun gibi konusmalari hepimiz hayatimizin bir evresinde mutlaka yapmisizdir. Hayatimizda verdigimiz kararlarin bir çogunun altinda iktisadi sebepler yatar ama bu yukarida saydigim kadar basit ve sadece gelirle alakali bir durum degil.

Iktisat, tanim geregi kit kaynaklarla sonsuz ihtiyaçlari karsilamak için ortaya çikmis bir bilimdir. O halde en basindan zaten ihtiyaçlarimizin sonsuz, imkanlarimizinsa sinirli oldugunu varsayarak ise baslamisizdir. Ilk iktisadi akimlardan biri fizyokrasidir. Fizyokrasi akimina göre, ekonomide de dogada oldugu gibi bir dogal düzen hakimdir. Örnegin ekolojik denge. Bir tarlada fareler böcekleri, yilanlar da fareleri yesin örnegin. Bu tarlada fare, böcek ve yilanlarin bir denge miktari vardir. Yani, yilanlar asiri çogalirsa fareleri hizla tüketecekleri için fare sayisi çok azalacak, yilanlar birbirleriyle rekabete girecek ve bu rekabeti kaybeden yilanlar ölecek kazananlar sag kalmayi basaracaktir. O halde, bu hayvalardan herhangi birinin sayisinin asiri çok veya az olmasi durumunda bir dengeye yönelim yasanacak ve denge miktarina dogru bir devinim söz konusu olacaktir. Iste hayat da aslinda biraz böyledir.
Örnegin üniversite giris sinavlarini düsünün. Ülkemizde her yil milyonlarca ögrenci lise egitimlerini tamamlayarak bu sinava giriyor ve sinirli sayidaki kontenjana yerlestirilmeye çalisiyor. Simdi bu örnek üzerinden iktisadin benim anladigim felsefesini bir örnekle anlatmaya çalisayim. Burada amacimiz nedir ? Mümkün oldugunca çok ögrenciyi üniversite ögrencisi yapmak. Kisitlarimiz neler ? bir numarali kisitimiz yetersiz kontenjan sayisi o halde sadece bir kisim ögrenci üniversite ögrencisi olmaya hak kazanabilecek. Iki numarali kisitimiz nedir ? Ögrencilerin tercih ettikleri birer okul ve bölüme yerlestirilmeleri. Demek ki, bu kisitlar altinda maksimum fayda saglayacak sekilde hareket etmemiz gerekiyor. O halde, fizyokrasi ve klasik iktisat (Adam Smith) düsüncesi altinda bir nevi pazarliklar sonucu bir dengeye ulasacagiz. Örnegin hiç düsündünüz mü neden Bogaziçi, ODTÜ, Bilkent, Hacettepe vs. gibi üniversitelerin puanlari çok yüksek ve bölümden bölüme bu kadar farkediyor ? Iste sebebi bu, ögrencilerin sinavlarda aldiklari puanlar bir nevi satin alma güçlerini ifade eden birer rakam. Satin alma güçleri ve tercihleri ile, üniversitelerin maksimum kontenjan sayilarinin bir pazarlik çerçevesinde bir araya gelmesi sonucunda ortaya bir denge puani çikiyor ve bu puani tutturanlar burada okumaya hak kazaniyor. Yani tipki dogadaki denge gibi, zaten dershanelerde siklikla verilen bir örnek vardir, bir ceylan, en hizli kosan aslandan daha hizli kosmadigi sürece ona yem olacaktir. Bu da aynen öyle iste bu yüzden gençlerimiz günlerce ders çalisarak bu rekabette avantajli duruma geçmeye çalisirlar. Bu örnekten de anlayabilecegimiz gibi iktisat aslinda cüzdanlarimidaki paradan çok daha fazla oranda hayatimiza girmis durumda.

Bunun yaninda, sosyal hayatta da iktisadi kurallarin izlerini görebiliriz. Firsat maliyeti adi verilen bir kavram vardir. Bunun en basit örnegi ise üniversite egitimidir. Üniversite egitiminin size maliyetini bir düsününüz ? Sizce maliyeti okulda yediginiz yemeklerin masrafi, kitap defter masrafi, ulasim masrafi ve okudugunuz okulun harç ücreti midir ? Elbette bunlar da kuskusuz birer giderdir ve üniversite maliyetinin birer degiskenidir. Oysa, üniversite egitimi bundan çok daha masraflidir. Üniversiteye ayiracaginiz vakit yerine örnegin bir sekreterlik isi yaparak biraz para kazanabilirdiniz, dolayisiyla bu sizin kaçirdiginiz bir firsattir ve firsat maliyeti adi altinda üniversite egitiminizin maliyetini artirir. Lise mezunu olarak alabileceginiz islerden herhangi biri de bu maliyete dahil edilebilir. O halde üniversite okumanin külfeti sandigimizin çok daha üzerindedir. Peki bu külfete neden katlaniyoruz ? Sebebi ise basit, daha kalifiye bir eleman olarak daha iyi bir is bulacagimiza inaniyoruz. Bunun yaninda sosyal statü olarak yükselecegimizi, cemiyette bir yerimiz olacagini ve tabi herkesin aklindan geçirdigi gibi daha yüksek maas ve daha iyi sigorta imkanlarina sahip olacagimizi düsünüyoruz. 

O halde, üniversite egitiminin bir maliyet-fayda analizi içinde tercih edildigini görebiliriz. En basindan baslayarak, özetlersek önce milyonlarla ifade edilen bir grupla rekabete girerek bir sekilde üniversiteye yerlestirildik, daha sonra tercihlerimiz dogrultusunda bir bölümde okumaya basladik, bu arada bazi maliyetlerimiz oldu ve gelecekte olmasini umut ettigimiz bir faydamiz. Demek ki iktisadi bir çerçevede karar vererek hayatimizin en önemli kararlarindan birini vermisiz. O halde iktisat, hayatimizin içine cüzdandan çok daha öte bir seviyede girmis demektir.

Son olarak, benim bizzat yasadigim bir konuya iktisadi bir bakis açisi getirerek bu yazimi sonlandirmak istiyorum. Üniversite yillarinda sikça görüstügüm ve sevdigim iki yakin arkadasim vardi. Bu arkadaslar ayni zamanda ev arkadasi olup neredeyse ilkokul yillarindan beri beraberlerdi. Bazi sohbetlerde birbirlerini o kadar uzun süredir tanidiklarini hiç ayrilamayacaklarina inandiklarini söylüyorlardi. Son sinifa geldigimizde bu iki arkadas artik çok da birbirlerini görmez olmuslardi. Hatta bazen haftalarca haberlesmediklerini söylüyorlardi. Daha sonra, arkadaslardan her ikisinin de birer kiz arkadas edindigini ögrendim.

Simdi bu bilgiler çerçevesinde iktisadi olarak söyle düsünmeye karar verdim. Marjinal maliyet ve marjinal hasilat adi verilen iki kavram iktisatta siklikla bahsedilen ve firma dengesini olusturan unsulari ifade eden kavramlardir. Marjinal hasilat kavrami, son birim mali üretip sattiginizda hasilatiniza ne kadar katki yapacaginizi ifade eder. Marjinal maliyet ise ayni sekilde son birim mali üretmek için ne kadar maliyete katlanacaginizi ifade eder. Bu iki sayi birbirine esit oldugunda, kar maksimumdur ve artik daha fala üretim yapmanin lüzumu yoktur. Iste buna göre bu iki arkadasin maliyetlerini, firsat maliyeti biçiminden, hasilatlarini da elde ettikleri fayda biçiminden düsünürsek söyle bir esitlik kurabiliriz. Ilkokuldan beri birlikte olan bu arkadaslar, örnegin belki kavgalarda birbirlerine arka çikarak, belki ödevlerinde yardimci olarak, belki ev kirasini paylasarak, belki de birbirlerini kafa dengi bularak diger arkadaslarina oranla birbirleriyle vakit geçirmenin daha yüksek ” fayda ” sagladigini düsündüler. Diger herhangi bir arkadaslari ile vakit geçirmenin firsat maliyeti ise, birbirleriyle daha az vakit geçirmekti o halde birbirleriyle bu kadar yakin arkadas olmalari bu dengeyi tutturmalarindan ileri geliyordu. Daha sonra muhtemelen asik olduklari bayan arkadaslari hayatlarina girince esitlik su hale döndü, birbirleriyle vakit geçirmenin firsat maliyeti, asik olduklari bayanlarla daha az vakit geçirmek. O halde artik birbirleri ile vakit geçirmek çok maliyetli hale geldiginden artik daha az vakit geçirmeyi daha dogru bularak yeni bir arkadaslik dengesine ulastilar.

Lütfen yanlis anlasilmasin elbette sevgi, dostluk gibi kavramlar materyalist bakis açisinda soyut olduklari için yer alamazlar. Ancak benim amacim, bütün iktisadi modellerde oldugu gibi bu modelde de bazi varsayimlar kulanarak hayati bir nebze yorumlamak. Bu bakis açisinin varsayimlari ise sunlardir. Maliyetler genelde firsat maliyeti biçiminde alinmistir zira diger masraflar zaten herkes tarafindan kolayca tespit edilebilen ve para cinsinden ölçülebilen masraflar olup satin alma gücüyle alakalidir. Fayda, hasilatin yerini dolduracak biçimde tanimlanmistir.Iste Adam Smithin görünmez el diye nitelendirdigi düzenleme sistemi buna benzer bir sekilde hareket ederek hayati dengeye getirmeye çalismaktadir

12 YORUMLAR

  1. hiç sorma!genelde vitrindeki seyler güzel ama pahali olur.ask da öyle aslinda!süslenir püslenir, aklimizi alir.sonra da, görürüz ki o elde edemeyecegimiz kadar pahalidir!

  2. sevgili kemal su yazindan anliyorum ki gelecekte meslekdas olacagiz =)

    kardesim benim, kaderdasim sana dami 4 sene karl max dediler, adam smith, kapitalizm, merkantalizm den dem vurdular. hayata ekonomix bakiyorsun tipki benide kapsayan bir çok gencimiz gibi…

    ahhh bu egitim sistemi mahvetti bizi =)))

    yazi su vize haftasinda nasil iyi geldi, tüylerimi diken diken etti bilemessin…

    psikolojim bozuldu benim ya o yüzden saaçmaliyorum bu ara =((

    yazi çok güzel olmus kalemine saglik…

  3. Çikar Dünyasi

    Hayatin penceresine acili bakiyorum

    Insanlara bakinca hayretlere düsüyorum

    En zor zamanda yok olmuslar,ceplerindeki paralarina sarilmislar

    Yeme,içme zevkinin tadina varmislar

    Ey yüce allahim bu insanlik mi?

    Cebinde parasi,kalbinde insanliktan eser kalmamis, sahte insanlar

    Vurmuslar menfaatin gözüne

    Siginacak dost göremedim

    Agliyacak kucak bulamadim

    Yardim beklerken hayal kirikligi

    Menfaate gelince dostun olmuslar

    Yazik yazik bu insanliga

    Bosa yasiyorlarmis bos kafalarinda

    Öteki tarafa gitmiyecekmiyiz

    Hesabi vermiyecekmiyiz

    Ev,araba para mi kurtaracak bizi

    Kime siginacagiz

    Giden gidiyor bir metre kefenle

    Geride kaldi para,mal,mülk

    Saymayin artik parayi

    Her kapiyi açmadi bakin giden insanlik…………

    Gülçin Sahin

    bu siir buraya pek yakisti dünya çikar dünyasi olmus..

  4. Insanlarin hayatta kalabilmek adina temel ihtiyaçlarini düsünürsek, yeme – içme, barinma ve üreme olarak bu üçlü set, ilk siralarda yer alir. Sosyallesme ve rutinden farkli bir zemine kayma istegi ise insani ister istemez iktisadi düsünmeye mecbur kiliyor kanimca..:) Lakin;

    Insan iliskilerinde iktisat, maksat ve hasilat düsüncesi, kurtçuk seklinde kivrim kivrim kivrilip elmalarimizin içinden çiktikça istahim kaçiyor açikçasi:)

  5. Arkadaslar merhaba,

    sevgili zetthdark,

    begenmene sevindim ama benim sahsi kanaatim hayatin önemli ölçüde iktisadi kurallarla isledigi yönünde. Neticede herseyden önce kabul etsek de etmesek de bir maliyet-fayda iliskisi kuruyoruz. Ben de iktisat mezunuyum evet sen de mi öyle ?

    Sunu belirteyim, benim burada yaptigim sadece bir ekonomik modelin aslinda sandigimizdan daha fazla oranda gerçek hayata yansiyabilecegi. Anlam veremedigimiz bir çok seyin aslinda hiç de tahmin edemeycegimiz bir sekilde iktisadi bir sebebi olabiliyor. Benim düsüncem bu yönde.

    Yorumlardan anladigim birçogunuz beni materyalist düsünen biri sanmis. Aslinda nasip olur da bir gün tanisirsak öyle olmadigimi göreceginizi düsünüyorum 🙂

    Fakat, iktisat benim düsüncemde, elbette aldigim egitimin de etkisiyle, çok önemli bir yere sahip. Yoksa elbette duygusal ve ruhsal ihtiyaçlarimiz yadsinamaz ama her iktisadi modelde oldugu gibi bu modelde de bazi seyleri görmezden gelmek bazi seyleri varsaymak zorundayiz. Ben bu yaziyi birazda sevgili zetthdark'in kadin-erkek esitligiyle alakali yazisinin altina yazdigim yorumlarin temelini anlatmak için de yazdim. Benim de bu aralar çok sinavim oldugundan yazilari yazmam biraz vakit alacak ama temel düsüncelerimi aktardiktan sonra bu konuyu o yorumlarimdaki fikirlerime baglamayi düsünüyorum.

    Hepiniz kendinize iyi bakin 🙂

  6. ben daha mezun olmadim ins bu sene olacagim…

    iktisati hayata uygulaman çok farkli geldi bana, birazda kendimle eslestirdim sonuçta gerçekten çok iyi.

    benimde sinavlarim var su ara inanilmaz yogun geçiyor günler ( üstelik çok sikici) bende yazamiyorum bu ara, yazilarini gerçekten merak ediyorum…. beklemedeyim….=)

  7. ben daha mezun olmadim ins bu sene olacagim…

    iktisati hayata uygulaman çok farkli geldi bana, birazda kendimle eslestirdim sonuçta gerçekten çok iyi.

    benimde sinavlarim var su ara inanilmaz yogun geçiyor günler ( üstelik çok sikici) bende yazamiyorum bu ara, yazilarini gerçekten merak ediyorum…. beklemedeyim….=)

  8. 🙂 ve yazdiklarima ilaveten, yasamsal iktisadi kalkinmayi bir köseye itip, çevreden edinilen etkilisimlerden siyrilip, katkisiz saf insan yapisini gözden geçirip, özden gelenlerle yasama devam etmeli insan evladi… Ne kadar basarili olacagini bilmem imkansiz elbette! Bu sadece aklimdan degil, içimden de geçenler:)

    Hayatlar hep bir depdebeyle (karmasik, gereksiz bir sasali olmaya egilim v.s)geçiyor, patirtinin çatirtinin arasinda adini hatirlamakta zorlanan insan topluluklari olusuyor, zihinde hep yüksek bir maddi güce erisme çabasi, vicdani süzgeci kim bilir nereye sokusturmus süzgeçsiz hirs parçaciklari ile içiyor yasami fln fln…

    Bi algisini açabilse! Ah bunu bir becerebilse…

  9. Sevgili delisey,

    Dediklerinizi anliyor ve katiliyorum ancak, iktisat kelimesi lütfen bu kadar soguk gelmesin. Iktisat, ekonomi kelimeleri anlamlarini ancak hayatin ta içinde bulabilirler ve bu yaziyla da vurgulamak istedigim aslinda temelinde cüzdan, banka hesabi vs. gibi sayisal ve maddi degerlerden çok daha fazla oranda hayatimiza girmis oldugudur. Aslinda en saf duygular olarak nitelendirdigimiz annelik duygusu veya ask bile bir anlamda içinde menfaatçilik barindirmiyor mu ? Hosuma gitse de gitmese de bu biraz böyle.

    Kisisel düsüncem, bir laboratuvar ortaminda kontrollü deneylerle hayat üzerine çesitli deneyler yapamayacagimiz için hayatin mevcut dengesinin gidisatini biraz da homo economicus kavramiyla açiklayabiliriz diye düsünüyorum.

    Elbette birebir açiklamaz ama en azindan bir fikir verir diye düsünüyorum.

    Yoksa dedikleriniz keske olabilse…

  10. Yok yok yazi çok iyi geldi, insanin var olusundan bu yana ekonomi ve iktisad kelime anlami bilinmese de varligini sürdüsmüstür elbette:) soguk gelen kelime degil, insan evladinin yapisinda barinan menfaat duygusu…

    Hosuma gitmiyor, (homo economicus ) zira her zamn her seyi hesaplamak dogru degil:))

  11. Yok yok yazi çok iyi geldi, konuda bir sikinti yok, insanin var olusundan bu yana ekonomi ve iktisat kelime anlami bilinmese de varligini sürdüsmüstür elbette:) soguk gelen "iktisat" kelimesi degil, insan evladinin yapisinda barinan menfaat duygusu…

    Hosuma gitmiyor, (homo economicus ) zira her zaman her seyi hesaplamak dogru degil:)) Insani duygulari kapsayan konularda özellikle.

    Konu hakkinda düsündüklerimden olusan bir dünyayi ben de merak ediyorum ayrica:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here