Yazar Adnan Köseoglu Ile Röportaj – Gazete Bayrak

0
144

Merhaba sevgili Renklidergi.com okuyuculari;

Gazeteci – Yazar Adnan Köse’nin çikarmis oldugu 7. kitabi Bayraktepe’den Görünenler kisa sürede bayagi ragbet gördü. Ve bizde sayin Köse ile samimi bir havada sohbet yapma firsatini bulduk.

Sevgili Adnan Köse Beyefendiyi biraz yakindan tanimak için kendisine bir takim sorular sordum. Ve kendilerinden çok önemli bilgiler edindim.Sizleri sikmamak ve daha fazla bekletmemek için hemen sohbetimiz içindeki soru – cevap diyaloglarimizi sizlere sunmak isterim.

– Merhaba Sayin Köse. Öncelikle yeni Gazeteniz ve yeni kitabiniz hayirli ugurlu olsun.

– Tesekkür ederim sevgili Sezer.

 Sayin KÖSE, biliyorum ki bu aralar kendinize bile vakit ayiramiyorsunuz malum yeni kitabinizi çikardiniz ayrica gazetenin baskisi, gazeteye haber eklediginizden dolayi hiç bos vaktiniz yok bu yüzden hemen konuya girmek istiyorum.

Efendim  siz yedi kitabi olan, uluslar arasi bir gazetenin Türkiye Bas temsilciligini yürüten ve ilçemizde ‘’Gazete Bayrak’’ gazetesini çikaran birisiniz.

Adnan KÖSE kimdir?
Sevgili Çaliskanog, öncelikle böyle bir röportaji düsündügünüz için tesekkür ederim. Adnan Köse’nin kim oldugunu sadece siz degil Hendek’teki vatandaslarimiz da merak ediyor.

Adnan KÖSE kitaplarimda kullandigim mahlas ismimdir. Gerçek adim Nedrettin Adnan KÜÇÜKKÖSE’dir.Bürokrat bir babanin bes çocugunun en küçügüyüm. 03.03.1959 yilinda Lüleburgaz’da dogdum. Ilk, orta ve Lise tahsilimi Lüleburgaz’da tamamladim. Kepirtepe Egitim Enstitüsünden 1979 yilinda mezun oldum. Hiç ögretmenlik yapmadim. Is hayatina Gazete Sahibi olarak atildim. 1983 yilinda demokrasiye geçis dönemimde ANAP’in kurulusunda yer aldim.

1983-1999 yillari arasi, 17 yil aktif siyaset ve gazeteciligi birlikte yürüttüm.

1999 yilinda aktif siyaset ve gazeteciligi birakarak Adapazari’na yerlestim. Ve kitap yazmaya basladim. Genel de Türkçe, egitim, psikoloji, maneviyat, önceligimdir.

Gazetecilik meslegime Almanya’da yayin yapan Türkhaber Gazetesi ile geri döndüm. 2 aydir da Hendek Ilçemizde ‘’ Gazete Bayrak ‘’ gazetesini çikarmaya basladim.

Iyi ki Hendek’e gelip bu gazeteyi burada çikardiniz. Size tekrar Hendek’e kattiginiz ve katacak oldugunuz kültürel faaliyetler açisindan tesekkür ederim. Sevgili Hocam hemen 2. sorumu sormak istiyorum, neden Istanbul, Ankara, Izmir degil de Hendek?

Hendek’te sizi cezbeden nedir?

– Güzel bir soru. Hendek ilçemizle tanismam 1981 yili oldu. Bosandigim esim Hendek kökenli idi, beni bu ilçemize akrabalari ile tanistirmak için getirmislerdi. O zaman Hendek büyük bir köy görünümünde idi. Ikinci gelisim 1984 yili idi, esim hanimefendinin anneannesi vefat etmisti ve Hendek mezarligina defnetmistik. O zaman Hendek mezarligina hayran kalmistim. Lüleburgaz’da da yeni bir mezarlik yeri tahsis edilmisti o günün Belediye Baskani Dr. Ahmet Sezal ÖZBEK’e giderek bu ilçemize gelmesini ve mezarligi mutlaka görmesini istemis Lüleburgaz mezarliginin da bu sekilde olmasini arzu etmistim. Üçüncü gelisim bu sefer de cenaze içindi ve Hendek mezarligi ile basbasaydim, kayinpederim Faik Bey vefat etmis vasiyeti üzerine Hendek mezarligina defnetmistik.

1981 – 1993 bu on iki yil içinde Hendek’ten bende kalan tek iz. Hendek mezarligi idi.  

2000 yilinda Adapazari’na yerlestikten sonra bu ilçemize gelmeye basladim. Hele kitaplarim çikmaya basladiktan sonra daha sik geliyordum. Adapazari’nda dört kitap yazmistim ve senelerin yorgunlugu üzerimde idi. Sadece senede bir kitap yaziyordum, daha sonra devreye Türkhaber Gazetesi girdi ve hafta da bir gün köse yazisi yazmaya basladim. Karasu da deniz olmasi beni cezbetmisti. Sahilde yasamaya basladim.

Karasu’da da egitim ve kültür adina bir seyler yaptigima inaniyorum. Bu arada Hendek’te ki gelismeler beni hayrete düsürüyordu. Karasu Kaymakami Dr.Ilker GÜNDÜZÖZ’ün Içisleri Bakanligi, Mahalli Idareler Genel Müdürlügü Daire Baskanligina tayin olduktan sonra, Karasu’dan ayrilmaya karar verdim ve bir tesadüf sonucu Hendek’te bir gazete boslugu oldugunu gördüm, bilgi birikimimi aktarmak üzere bu ilçemize yerlesip Gazete Bayrak’i çikarmaya basladim.
Sayin ÇALISKANOG, siz gençsiniz ben elli yasima geldim ve bu yastan sonra insan sessizlik ve huzur ariyor. Ben aradigim bu sessizligi ve huzuru Hendek’te buldum. Büyüksehir de yasamak zor.

Aslinda haklisiniz Sayin Köse, büyük sehirlerde gürültü ve patirdi insanlari huzursuz edebiliyor.Bu açidan Hendek gerçekten de isabetli bir tercih olmus sizin açinizdan.

Efendim  malum Gazete Bayrak henüz 9.sayisini çikarmis bulunmakta ve okuyucularimizi Gazete Bayrak hakkinda biraz daha bilgilendirmek istiyorum.

– Gazete Bayrak’in içerigi hakkinda bizlere neler söyleyeceksiniz?

– Gazete Bayrak öncelikle egitim ve kültür amaçlidir. Tabi bunun yaninda siyaset ve ülke gündemi de yer alirken, ülkemizin disaridan nasil göründügünü daha iyi anlayabilmek adina uluslar arasi basindan köse yazilarida yer almaktadir.

Ilçemizin çok degerli Müftüsü Sayin Sükrü BALKAN, Dr. Sayin Cahit BILGIN, Sayin Ilknur TOROSLU köse yazilari ile, siz de siirlerinizle halkimiza büyük hizmet vermektesiniz. Zaten ‘Gazete Bayrak’ ‘in künyesinde yazili olan sahibi ve yazi isleri müdürü Nedrettin Adnan KÜÇÜKKÖSE ismi bir semboldür. Bu gazete sizlerindir. Ben koordinatörlük görevini üstlenmis durumdayim. Daha önce Lüleburgaz’da çikardigim gazetede de ayni durusu sergiledim. Asla ‘’ben‘’ demedim, hep ‘’biz‘’ dedim. Bir basari gelecekse bu hepimizin basarisi olacaktir.

– Peki  sayin üstadim  kitap yazmaya nasil basladiniz?

– Ben zengin bir is adami idim. 1999 yilinda ki krizde çok büyük zarar ettim. Lüleburgaz’dan Adapazari’na tasindik ve 1.5 yil hiçbir is yapmadim. Kendime uygun bir is bulamayinca anilarimi yazmaya karar verdim. 1983-1999 17 yil siyaset ve medya patronlugunu birlikte yürüttüm ve büyük mücadeleler verdim. Takdir edersiniz ki bilgi ve belge birikimim kuvvetli idi. Iyi bir egitim de almistim.

Anilarimi yazmaya basladim. Istanbul’a gittim, bana ‘’hocam anilariniz bir defa’ya mahsus, siz kendinize bir yol seçin ve o yolda ilerleyin.’ dediler. Siyasete doymustum, siyaset yazmamaya karali idim ve egitim agirlikli olarak yazmaya karar verdim. Bir Kardelen Ugruna isimli kitabimla edebiyat dünyasina ‘’ Merhaba‘’ dedim.

– Sayin KÖSE, yedinci kitabiniz yeni çikti, nasil bir duygu içindesiniz ve bu yedi kitabin içerigi hakkinda bilgi verir misiniz?

– Bir yazarin kitabi çocugu gibidir. Elinize aldiginiz bu kitap öyle asamalardan geçiyor ki, adeta bir dogum sancisi yasiyor gibi oluyor insan. Ama kitap matbaadan gelip elinize aldiginiz zaman yasadiginiz mutlulugu anlatmaya tarifler yetmez. Bu gün elli kitabi olan bir yazar da her yeni kitabi çiktigin da bu duyguyu yasar. Sanirim sizde bu duyguyu yasamistiniz hem de yirmi yasinda. Gelelim sorunuzun ikinci bölümüne;

  • Bir Kardelen Ugruna: Bu kitabimda bir kiz çocuguna duydugum özlemi yazdim. Bir Kardelen Ugruna üç bölümden olusmaktadir. A) Platonik ask, B) Gerçek Ask, C) Mantikli Evlilik. Üç ask hikayesinin yasanma sebebi bir kiz çocuguna duyulan özlem.
  • Sermin Ay Parçasi: Adapazari’na yerlesince kadini ezilmis buldum, adeta ikinci sinif vatandas muamelesi görmüs, bu kitap da Sermin karakteri ile Kadin’i onere ettim.
  • Buse’nin Mektubu: Bu kitabimda, roman içinde 26 psikolojik mektupla genç kizlarimizi hayata ve evlilige hazirladim.
  • Adi Aysegül O Bir Avukat: Lüleburgaz- Adapazari ve Batman üçgeninde geçmektedir. 6 yasinda bir kiz çocugunu kurgu içinde Avukat yetistirdigim, Batman’daki genç kizlarimizin intihar nedenlerini arastirdigim, Deprem döneminde Sakarya Valisi M.Cahit KIRAÇ’in yaptiklarini anlattigim bir motivasyon kitabim.
  • Chat Çilginlari: Sohbet odalarinda iki yil arastirma yaptigim, sohbet odalarinin toplum üzerine etkilerini arastirdigim, bu konuda Basbakan Sayin Recep Tayyip ERDOGAN’a rapor sundugum, Sakarya Valisi Sayin Nuri OKUTAN’in bir gece de okuyup Devlet adina tesekkür ettigi kitabim.
  • Türkhaber’le gazetecilikte 2. dönemim ve Bayraktepe’den Görünenler: Türkhaber Gazetesinde Yazdigim yazilarimi kitap haline getirdigim kitaplarim.

– Sayin Hocam, roman ve makaleleriniz tamam da, siir yazmaya ne zaman basladiniz?

– Lise yillarinda siir yaziyordum. 26 yil hiç siir yazmamistim. Siir yazmaya 2000 yilinda bunalimli günlerimde yazmaya basladim. Topu topu 30 siirim var. En son yazdigim siir 2004 yilinda ‘’ Kardan Kadin‘’. O günden bu güne siir yazmadim.

– Sayin KÖSE, bazi siirlerinizi okudum ve buram buram ask kokuyor,özellikle Kardan Kadin adli siriinizi çok begendim. Sizce siir yazmak mi zor? Roman yazmak mi?

Her alanda çalismalariniz mevcut o yüzden böyle bir soruyu ancak sizin gibi degisik alanlarda çalismalari olan yazarlara sorabilirim.

– Övgünüz için tesekkür ederim. Aslinda her ikisinin de kendine göre zorlugu vardir. Mesela elinizde kitaplarim var. Sermin Ay Parçasi isimli kitabim 440 sayfa, ben Sermin’i 45 günde yazdim. Buse’nin Mektubu 300 sayfa 13 günde yazdim. Ayni anda düsünüp ayni anda yazdim bu iki kitabi. Adi Aysegül O Bir Avukat isimli kitabim için 7 ay stajer avukatlarla birlikte seminerlere katildim. Batman’daki intihar olaylarini arastirdim ve bir buçuk yilimi aldi.

Siir yazmak bence daha zor. Yogun bir duygu yasamaniz lazim. Ben 2004 yilindan beri bir duygu yogunlugu yasamadim ki siir yazayim. Siirlerimi de bir duygu yogunlugu yasadigim bunalimli günlerimde yazdim. O yüzden artik siir yazamiyorum.

– Sayin hocam, Hendek ilçemize yerleseli 3 ay oldu, önce Gazete Bayrak arkasindan Bayraktepe’den Görünenler, simdi sirada ne var?

– Düsündügüm bazi projeler var tabii ki. Ilk önce Türkhaber Gazetesi sahibi Tevfik Beyi bekliyorum. Bayraktepe’ye bir kültür adami olarak büyük önem veriyorum. Bayraktepe için neler yapabiliriz onun düsünceleri mevcut, ve yeni bir romana basladim. Insallah Haziran ayina kadar bitirmek istiyorum.

– Internet üzerinde kurdugumuz Hantek Edebiyat Dergisi için düsünceleriniz nelerdir sayin hocam?

– Derginizi takip ediyor ve sizi kutluyorum ama bu dergiyi en kisa zamanda yazili hale getirmenizi bekliyorum. Ve bu konuda benden bir talebiniz olursa seve seve size destek olacagim.

Desteginiz bile bizi yüreklendiriyor üstadim,

(Bu arada çaylarimizi ve kahvelerimizi ardi ardina yudumluyorduk ve saate baktigimda epeyce sohbet ettigimizin farkina vardim.)

Efendim  sohbetimize doyum olmuyor fakat siz de mesgulsünüz, sizi fazla rahatsiz etmek istemem son olarak, biz gençlere ne tavsiye de bulunacaksiniz?

Bu isin genç’i ihtiyari olmaz. Siz bir kere baslamissiniz ve basarmissiniz. Ilk kitabinizi da çikarmissiniz.

BASLAMAK BASARMANIN YARISIDIR.

Durmak yok, yazmaya devam.

Tesekkürler hocam. En kisa zamanda yeniden görüsmek dilegiyle.

(Sevgili Adnan Köse Beyefendilere tesekkürlerimizi ettikten sonra bir hatira fotografi çekilerek huzurlarindan ayrildik. Bu yogun trafikte bizlere vakti ayirdigi için kendilerine çok tesekkür ediyorum.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here